banner17

17. Yüzyılda Kadızadeliler ve Sivasiler

Ali Fuat Bilkan'ın ''Fakihler ve Sofuların Kavgası'' kitabında Kadızadeliler ile ilgili doyurucu detaylı bilgiler verilip tartışmaların temeli çizilirken Sivasiler kısmı eksik kalmış. Yazar Sivasiler ile ilgili olarak daha çok bu grubun temsilcilerinin hayat hikâyelerini okurla paylaşmış ve Mısri’yi(!) ön plana çıkarmış. Sedat Palut yazdı.

17. Yüzyılda Kadızadeliler ve Sivasiler

Tarih kitapları XVII. yüzyıldaki Osmanlı Devleti için “Arayış Yılları” diye başlık atar. Zira bu dönemde Osmanlı Devleti eski gücünde değildir. Batıdaki seferler başarısızlıkla sonuçlanır. İstanbul’da Yeniçeriler ayaklanmış, Anadolu’da ise Celali isyanları çıkmıştır. Büyük şehirlere göç başlamıştır. Ekonomik durumu gittikçe kötüye giden devlet bir çıkış aramaktadır. Ayrıca sosyal hayat değişmekte, devlet de bu değişimi takip etmekte zorlanmaktadır.

Peki, bu dönemde, yeri geldiğinde padişahı bile kontrol altına alan ulema ve ehl-i tasavvuf neler yapmaktadır? Devlet ve padişah üzerindeki kontrolü ne kadardır? XVII. yüzyılda ulema sınıfını, aldığı kararları ve tartışmaları anlatan bir kitap yakın zamanda piyasaya çıktı: Fakihler ve Sofuların Kavgası. Kitabın alt başlığı ise “17. Yüzyılda Kadızadeliler ve SivasilerAli Fuat Bilkan’ın yazdığı kitap İletişim Yayınları arasından çıktı.

Salavat getirmeye dahi karşı çıktılar

Yazar kitabına 17. yüzyıl özetiyle başlıyor. Devlet kademelerinde liyakatın artık ön plana çıkmadığını, padişahların çok daha fazla sadrazam değiştirdiğini, haremin tahta geçme durumlarında olaya çok müdahil olduğunu, İstanbul’a yapılan göçlerin ardından padişahın takibiyle Anadolu’ya geri dönüşlerin sağlanmaya çalışıldığını, ayanların ortaya çıkışını okuyucuya yeterli miktarda aktarıyor. Yazar, bu yüzyıl için Halil İnalcık’ın “cihad ideolojisi terk edildi” dediğini okurlarına hatırlatıyor.

IV. Murat, Sultan İbrahim ve IV. Mehmet devirlerinde ortaya çıkmış olan Kadızadeliler hareketi, adını IV. Murat döneminin vaizlerinden Kadızade Mehmet Efendi’den almıştır. Kadızadelilerin en güçlü ve faal olduğu dönem 1620 ile 1680 yılları arasındadır.” (S.61) Yazara göre bu hareketin hedefinde Osmanlı Devleti’nde o dönemde faal olan tüm tarikatlar vardır. Bunların içinde o dönem için en organize olan ve toplumsal karşılığı bulunan Mevleviler ve Halvetiler geliyordu. Kadızadedilerin o dönemde işini kolaylaştıran unsurların başında devletin bu dönemdeki savaşları kaybetmesi geliyor. İbn-i Teymiyye’yi kendilerine rehber edinen Kadızadelilerin hitap ettiği kesimi genellikle iyi eğitim görmemiş ve İstanbul’a sonradan gelen taşralılar oluşturmuştur. Yazar, Kadızadelilerin sadece sema yapmak, ney üflemek gibi Mevleviliğe ait ritüellere değil, makamla Kur’an okumaya, salavat getirmeye, sahabeden bahsederken hazret demeye, Yezid’e lanet okumaya, hatta şiirler okumaya bile karşı çıktığını belirtiyor. Yazar, Kadızadelilerin karşı çıktığı unsurları üç başlık altında toplamış.

1.Sufi düşüncesi ve tasavvufi uygulamalardan kaynaklanan meseleler (Musiki, devran, raks, zikir…)

2.Sosyal ve siyasi hayatla ilgili konular. (Kahve, tütün, rüşvet…)

3.Dini inanç ve uygulamalardan kaynaklanan tartışmalar. (Hz. Peygamberin ebeveyni hakkında tartışmalar, Kur’an’ın makamla okunması, bazı nafileler…) (S.65)

Yazar, Kadızadelilerin İslam’ı eski sadeliğine ve hakikatine ulaştırmayı hedeflediklerini paylaşıyor. (Kadızadeliler, peygamberin ailesinin, amcasının Müslüman olmadığını iddia ediyor!) Yazar, Kadızadelilerin özellikle IV. Murat döneminde kahvehanelerin yıktırılması, tütünün yasaklanması konusunda padişahı etkilediklerini yazıyor. Padişahı etkileri altına alan Kadızadeliler, IV. Mehmet döneminde padişahın tarikatlara menfi bir tavır takınmasına, Beşiktaş’taki bazı Mevlevi ve derviş tekkelerinin kapatılmasına, Demirkapı’daki Halveti Dergâhı’nın yıktırılmasına, Keskin Dede Tekkesi’nin talan edilmesine sebep olmuşlardır. Bunun dışında yazar, Kadızadelilerin İstanbul’daki limanları, gümrükleri kontrol altına aldığını, bazı yerleri haraca kestiğini anlatıyor.

Sivasiler kısmı epey eksik

Yazara göre Sivasilerin en bilineni ise Niyazi Mısri’dir. Yalnız farklı kaynaklara göre Niyazi Mısri Sivasi değildir. Sivasilerin piri Hz. Şemseddin Sivasi. Sonraki en etkili isim halefi ve yeğeni Abdülehad Nuri Sivasi. Bu iki hazretin kitapları var. Hz. Mısri de tarikat sahibidir. 

Yazara göre Mısri, özellikle Kadızadelilerin etkisinde kaldığını düşündüğü IV. Mehmet’e hakaretlerde bulunmuştur. Yazarın cümlesiyle, “Mısri, Osmanlı sultanını ‘ıslah olmaktan çıkmış’ ve ‘cılk olmuş yumurta’ olarak itham ederek Tatar Hanlarının Osmanlı tahtına varis olmaları gerektiğini savunmuştur.” (S.111) Fakat yazar bunu belirtirken Mısri’nin Tatar Hanedanı ile ilişkilerine değinmemiş. Ayrıca Mısri’nin Kadızadelilere karşı olduğu için Sivasi olarak addedilmesi Mısri için doğru bir ifade değildir. Yazarın bölümdeki başlığı “Son Sivasi: Niyazi-i Mısri.”

İki grup arasındaki kavgaların başında camilerin minarelerinin yıkılması gelmektedir. Kadızadeliler, minarelerin yıkılması gerektiğini savunurken, yazar burada amacın, daha çok halka vaaz veren ve vaizlerin önemli bir kısmının Sivasilerden olduğu düşünülerek onlarla halk ile arasında bağlantıyı koparmak olduğuna değiniyor. Kitabın geri kalan kısmında yazar, her iki tarafın bid’at, tütün, kahve ve kahvehaneler, sema, zikir, İbn’ül Arabi, kabir ziyareti, musafaha, rüşvet, başla selam vermek, deniz mahsulleri gibi daha birçok konudaki fikir ayrılıklarını okurla paylaşmış.

Kitabın eleştireceğim birkaç noktası var. Kitapta Kadızadeliler ile ilgili doyurucu detaylı bilgiler verilip tartışmaların temeli çizilirken Sivasiler kısmı eksik kalmış. Yazar Sivasiler ile ilgili olarak daha çok bu grubun temsilcilerinin hayat hikâyelerini okurla paylaşmış ve Mısri’yi(!) ön plana çıkarmış.

Kitap, 17. yüzyıl Osmanlı Devleti’nde ulema içinde farklı seslerin kavgalarını, iktidar içinde yer alma çabalarını ve değişen sosyal hayata müdahale etmelerini merak eden okurlar için önemli bir kitap olmakla birlikte meseleyi farklı boyutlarda ele alan diğer kitaplarla karşılaştırarak okunmalı, diye düşünüyorum.

Ali Fuat Bilkan, Fakihler ve Sofuların Kavgası, İletişim Yayınları

 

Sedat Palut

sedat.palut @ gmail.com

Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2017, 14:37
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20