"Bağırmayan Çocuklar" kitap özeti

Hatice Kübra Tongar'ın Hayy Yayınları'ndan çıkan “Bağırmayan Çocuklar” kitabı, sizlere çocukların isteklerini duymanın ve anlamanın; onların dünyalarını tanımanın yollarını sunacaktır. Hap Kitap uygulamasından tamamına ulaşabileceğiniz metnin özeti ve ses kayıtlarına dair bilgilendirme içeriğini istifadelerinize sunuyoruz.

"Bağırmayan Çocuklar" kitap özeti

Birçoğumuz çocukluğunu azar işiterek, dayak yiyerek geçirdik ve tüm bunlar olurken çocuk psikolojisi denen kavramdan habersizdi ebeveynlerimiz. Bize ve isteklerimize karşı kayıtsızdılar.

Ancak günümüz dünyasında her şey gibi ebeveynler de değiştiler, artık çocukların dünyalarını tanımaya, onların psikolojilerini çözmeye gayret gösteriyorlar.

Bağırmayan Çocuklar kitabından hareketle bu metin sizlere çocukların isteklerini duymanın ve anlamanın onların dünyalarını tanımanın yollarını sunacaktır.

Bu kitaptan su sonuçları çıkarabiliriz:

Ebeveynliğe günümüzde farklı anlamlar yüklendi. Ebeveynler artık çocuklarını psikolojik ve sosyal açıdan hayata hazırlayan, onları dinleyen, onların isteklerini göz önünde bulunduran kişilerdir.  Bugünün ebeveynleri, bir zamanların çocuklarıydı ve kendilerindeki duygusal ve psikolojik eksiklerin neye sebep olduğunun farkındalar, bu sebepten de çocuklarını geleneksel yöntemler yerine çağdaş yöntemlerle yetiştirmeye çalışıyorlar.

Çocuklarımızı yetiştirme konusunda en önemli şeyleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Onlara, ne olursa olsun yanlarında olduğumuzu ve güvende olduklarını hissettirmeliyiz.

Bağırarak, kızarak ve baskı kurarak değil de onları anladığımızı belli ederek ve sakin kalarak çocuklarımıza açıklama yapmalıyız.

İş birliği içerisinde kalarak, kararlarımızı onlarla birlikte almalıyız.

"Bağırmayan Çocuklar" kitap özetinden bölümler:

Her Çocuk Kriz Çıkarır

Hepimiz çocuk olduk ve hepimiz krizler çıkardık, şimdiki çocuklar da kriz çıkaracak çünkü çocuk olmanın doğası budur. Önemli olan o kriz anlarını yönetmek ve o anlık krizi ortadan kaldırmanın yanında kriz sonrasında çocuğa bir şeyler öğretebilmektir. Krizleri çabuk çözümler elde etmek için baskılar ve çocukları tehdit edip korkutarak çözmeye çalışırsak çocuk, bu krizden hiçbir şey öğrenmemiş ve baskı görmüş olacaktır. Oysa krizleri işbirliği ile çözebiliriz. Bunun kolay olduğu söylenemez ancak bu anlarda sakin kalmak ve kendini teselli etmek çok önemlidir. Kendinizi şunları düşünerek telkin edebilirsiniz: “Bu çocuk ilerde doktor, avukat veya öğretmen olacak en önemlisi de o da bir ebeveyn olacak ve onu ben yetiştiriyorum.”

Peki, bu krizler neden çıkıyor?

En başta çocuklar duygularını yönetebilecek yaşta değildir ve içlerindeki olumsuz duygularla başa çıkabilecek becerileri henüz yoktur. Veya çocuğumuzun duygusal ihtiyaçları karşılanmıyordur. Çocuk ihtiyaç duyduğu ilgiye ve sevgiye ulaşamadığında farklı iletişim becerileri geliştirmeye çalışır. Örneğin, çocuk her yaramazlık yaptığında annesi onunla ilgileniyorsa bunu fark eden çocuk ilgi görebilmek için yaramazlık yapmayı çözüm olarak geliştirir. Çocuğumuzla her ânı yan yana geçirmek ya da ona kırılgan bir nesne gibi davranıp, “Aman kırılmasın, incinmesin” demek de bunun çözümü değildir. Orta yolu bulmamız gerekir.

Bu Krizlerle Nasıl Baş Edebiliriz?

1900’lü yılların sonlarında İtalyan bilim adamları yaptıkları araştırmalar neticesinde ayna nöronlarını keşfetmişlerdir. Ayna nöronların keşfi, modelleyerek öğrenme davranışını ortaya çıkarmıştır. Karnımız acıkmadığı hâlde karşımızda birisi iştahla yemek yerken “Neden açlık hissederiz veya neden yanımızda birisi sinirlenince geriliriz?” bunlar ayna nöronlarla açıklanabilen olaylardır. Karşımızdaki insanın açlığı veya sinirlenmesi ayna nöronlarımız sayesinde bizim beynimize yansır, bu sayede o insan gibi hissetmeye başlarız.

Yapılan araştırmalar bebeklerin karşısında dil çıkardığınızda bir süre sonra onların da bu hareketi yaptıklarını göstermiştir. Yani çocuklar modelleme yoluyla bizim hareketlerimizi öğrenirler. Bu nedenle bağırmasını istemediğimiz çocuklarımızın yanında bağırmamalıyız ki onları model olarak eğitebilelim. Yapılan araştırmalar duyguların da davranışlar gibi ayna nöronları yoluyla karşı tarafa geçtiğini göstermiştir. Yani çocuklarımız bizim duygularımızı hissedebiliyorlar. Bundan dolayı da bir gerginlik olduğunda çocuklar bunu hissederek gerilirler veya üzülürler.

Ayna nöronları her insanda mevcuttur ancak bu nöronların aktive edilebilmesi için karşınızdaki insanla bir bağ kurmanız, kendinizi onun yanında güvende hissetmeniz çok önemlidir. Çocuğumuzla kurduğumuz bağ, bu noktada büyük öneme sahiptir. Çocuklarımızın ayna nöronlarını aktive edebilmemiz için neşeli bir anne olmamız, çocuklarımızla güçlü bir bağ kurmamız ve onlara güven ortamı oluşturmamız çok önemlidir.

Bu Krizlerle Nasıl Baş Edebiliriz?

1900’lü yılların sonlarında İtalyan bilim adamları yaptıkları araştırmalar neticesinde ayna nöronlarını keşfetmişlerdir. Ayna nöronların keşfi, modelleyerek öğrenme davranışını ortaya çıkarmıştır. Karnımız acıkmadığı hâlde karşımızda birisi iştahla yemek yerken “Neden açlık hissederiz veya neden yanımızda birisi sinirlenince geriliriz?” bunlar ayna nöronlarla açıklanabilen olaylardır. Karşımızdaki insanın açlığı veya sinirlenmesi ayna nöronlarımız sayesinde bizim beynimize yansır, bu sayede o insan gibi hissetmeye başlarız.

Yapılan araştırmalar bebeklerin karşısında dil çıkardığınızda bir süre sonra onların da bu hareketi yaptıklarını göstermiştir. Yani çocuklar modelleme yoluyla bizim hareketlerimizi öğrenirler. Bu nedenle bağırmasını istemediğimiz çocuklarımızın yanında bağırmamalıyız ki onları model olarak eğitebilelim. Yapılan araştırmalar duyguların da davranışlar gibi ayna nöronları yoluyla karşı tarafa geçtiğini göstermiştir. Yani çocuklarımız bizim duygularımızı hissedebiliyorlar. Bundan dolayı da bir gerginlik olduğunda çocuklar bunu hissederek gerilirler veya üzülürler.

Ayna nöronları her insanda mevcuttur ancak bu nöronların aktive edilebilmesi için karşınızdaki insanla bir bağ kurmanız, kendinizi onun yanında güvende hissetmeniz çok önemlidir. Çocuğumuzla kurduğumuz bağ, bu noktada büyük öneme sahiptir. Çocuklarımızın ayna nöronlarını aktive edebilmemiz için neşeli bir anne olmamız, çocuklarımızla güçlü bir bağ kurmamız ve onlara güven ortamı oluşturmamız çok önemlidir.

Devamını okumak ve dinlemek için: 

Yayın Tarihi: 16 Mart 2022 Çarşamba 14:04 Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2022, 15:53
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26