Kitap okutan kitaplar

Bir okuyucu için en lezzetli sayfalar onu başka okumalara yönlendiren kitaplarda bulunur. Bazen bir roman, bazen bir deneme bizi başka kitaplara, başka yazarlara yönlendirir. Bir işaret fişeği gibi, sonraki günlerimizde okuyacağımız kitabı ve kitapları seçmemize yardımcı olur. Hedefi açık eder. Çünkü samimi bir okur 'boş'a okumaktan korkar. Bir silsile hâlinde akıp gitmek ister sayfalar, kitaplar ve yazarlar arasında...

İşte "okumak üzerine" yazılan kitaplar böyledir. Muazzam bir lezzet verir okuyanına. Hiç nefes almadan başka kapılara doğru uğurlar onu. Hatta "yine gel" de der. Hani o takıldığın zamanlar var ya, 'bir şeyler' okuyamadığın, okuduklarından tat alamadığın, kitaplarla arana dünyanın girdiği zamanlar. İşte tam bu zamanlarda "yine beni okuyabilirsin" der. Böylece seni çıkmazdan kurtarabilir, yeni yollara çıkmak ve yeni kapılara uğramak için yakıt olabilir.

Okumak üzerine okumalar yapmak için elbette birçok kitap var. Ancak bir liste hazırlasaydım ne çıkardı ortaya diye düşündüğümde hemen aklıma gelenleri peş peşe yazdım. Sonra altlarına o kitaplardan sevdiğim, çizdiğim cümleleri de ekledim. Böylece kendince bir liste oluştu sanki diye düşündüm. Buyursunlar...

Bilge Karasu, Ne Kitapsız Ne Kedisiz (Metis)

"Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm. Açıklanabilir bir şey söylemiyorum belki, ama 'rastlantılar'ın çoğu, açıklayamadığımız için rastlantı görünmez mi?"

İsmet Özel, Faydasız Yazılar (Tiyo)

"Siz öyle yaşayacak, öyle davranış göstereceksiniz ki, hangi meseleyi yüklendiğinizi ayrıca belirtmenize gerek kalmayacak. Bazı şeyleri göze almışsanız bunları niçin göze aldığınızı sizin yapmakta olduğunuz şeyler anlatacak."

Nevzat Kösoğlu, Kitap Şuuru (Ötüken)

"Kalem yazacağım diye kâğıda yaslandı mı, sırtına dağlar yüklenir. Kalemin şerefi de, çilesi de bu yüktür. Yükünü sırtından atan kalem şerefsizdir. Onun sorumluluğu, büyük iman gerçekleri ile sınırlıdır."

İlber Ortaylı, Bir Ömür Nasıl Yaşanır? (Kronik)

"Lütfen sakinleştirici okumalar yapmaya başlayın. Benim yaşlarım buna en uygun çağdır. Bir dönem, bizim gibi insanlar çok roman okumadı. Doğrusu ben de yirmili yaşların sonundan itibaren edebî metinleri okumayı azalttım. Çünkü meslek icabı başka şeyler okuyup yazıyordum. Şimdi edebiyata, özellikle klasiklere geri dönüyorum. Hikâye, roman okumak insanı çok dinlendiriyor; çok da hafızasını açıyor. Sakın unutmayın, en önemli şey hafızadır."

George Orwell, Kitaplar ve Sigaralar (Sel)

"Sahafta çalışırken -sahafta çalışmıyorsanız bu mekanı kafanızda çekici yaşlı beyefendilerin uçsuz bucaksız deri ciltli kitap sayfalarının arasında gezindiği bir tür cennet olarak canlandırmanız ne kadar da kolay- beni en çok etkileyen şey gerçek kitapseverlerin az bulunurluğu olmuştu. Dükkanımızın olağanüstü ilginç bir kitap stoku vardı, ancak müşterilerimizin yüzde onunun bile iyi kitabı kötü kitaptan ayırt edebildiğinden şüpheliyim. İlk baskı züppeleri, edebiyat sevdalılarından daha fazlaydı ama ucuz ders kitapları için pazarlık yapan doğulu öğrenciler onlardan da çoktu; yine de en çok yeğenleri için doğum günü hediyesi arayan kafası karışık kadınlar geliyordu."

Daniel Pennac, Roman Gibi (Metis)

"Okuma vakti mesele ediliyorsa, ortada okuma arzusu yok demektir; çünkü aslına bakılırsa, kimsenin hiçbir zaman okumaya vakti yoktur. Ne küçüklerin ne gençlerin ne de büyüklerin. Hayat, okumaya vurulan sürekli bir köstektir."

Carlos Maria Dominguez, Kağıt Ev (Jaguar)

"Belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.

Damon Young, Okuma Sanatı (Maya)

"Edebi gücün keşfi söz konusu olduğunda herkese uyan bir kalıp yoktur. Dönemin tuhaflıkları, aile ve psikolojiyle ilişkili pek çok etken okumaya etki eder."

Arthur Schopenhauer, Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine (Şule)

"Kitaplar bir zihnin, en saf özü, en mükemmel suretidir ve bu yüzden her zaman karşılıklı konuşmadan, hatta en büyük kafanın sohbetinden bile çok daha büyük bir değere sahiptir."

Terry Eagleton, Edebiyat Nasıl Okunur? (İletişim)

"Bir sanat eserinden zevk almakla ona hayranlık duymak aynı şey değildir. Hayran olmadığınız kitaplardan keyif alabilir ve keyif aldığınız kitaplara hayran olmayabilirsiniz."

Alberto Manguel, Okumalar Okuması (YKY)

"Okumak yalnızca el altında bir metin olmasıyla gerçekleştirilmez. Okurlarının kelimeler labirentine girmesini, kendi yollarını kesip açmasını ve sayfanın kenar boşluklarının ötesinde kendi haritalarını çizmesini talep eder."

Rita Falski, Edebiyat Ne İşe Yarar? (Metis)

"Bu yoldan ilerlemenin bedeli okumamızın nedeni ve nasılına dair, kesin formüllerden ve önceden tasarlanmış ya da programatik sonuçlardan sakınan, kendimizi bildiğimize inandırdığımız şeylere yeni bir gözle bakmamıza kapı aralayan daha yüksek bir kavrayışa ulaşma umududur."

Hasan Ali Toptaş, Harfler ve Notalar (Everest)

"Hiç kuşkusuz, zamanı ne kadar hesaplı kullanırsam kullanayım, birçok kitap kalacak öylece; asla okunamayacak. İşin kötüsü, okumam gerektiği halde okuyamadığım kitapların adlarını ve yazarlarını bile öğrenemeyeceğim."

Nurdan Gürbilek, Benden Önce Bir Başkası (Metis)

"Ölmüş kuşakların geleneği, diyordu Marx, 'yaşayanların üzerine bir kâbus gibi çöker.' Yalnız tarihte değil, edebiyatta da böyle. Bu kâbusu Türkçede en iyi anlatan, çünkü bir kâbus gibi yaşayan yazarlardan biri Tanpınar'dı. Günlüğünde, kendinden önce yazılmış kitapları 'kendine çevrilmiş bir silâh' olarak algılamaktan bir türlü vazgeçemediğini yazar."

Enis Batur, Kitap Evi (Sel)

"Bizim gibiler, çok genç yaştan başlayarak kendilerini yazının tılsımına inandıranlar, kitaplardan oluşan bir dayanak noktası yaratmıştık kendimize, ondan bir biçimde yoksun kalsak sonsuz bir boşluğa yuvarlanacak, uzayda kaybolan astronotlara dönüşecektik. Nasıl geçerdi günler, aylar, yıllar, kitapsız? İpin ucunu kaçırmaz, hastalanmaz, yanmaz mıydık?"

Dubravka Ugresiç, Okumadığınız İçin Teşekkürler (Ayrıntı)

"Bir okur olarak kendi yazarımın özlemini çekiyorum. Vaatkâr tanıtım yazılarına şöyle bir göz gezdiriyorum ama içlerinden çok azı bir okur olarak zevklerime hitap ediyor. Kitabevleri de vitrinleri ışıklandırılmış süpermarketlere benziyor artık. Ürünleri kaliteliymiş gibi görünüyor ama lezzetleri hayal kırıklığına uğratıyor. Tıpkı meyve ve sebzelerin mutasyona uğrayıp, dış görünümleri pahasına tatlarının yavan olması gibi... Aynı şekilde, hem iyi hem de kötü kitaplar zamanla ana akım edebiyat içinde mutasyona uğramış durumda. Bir yazar olarak kendi okurumun özlemini çekiyorum."

Adam Phillips, Hep Vaat Hep Vaat (Ayrıntı)

"Derler ki iyi bir şair olmak insanı iyi bir psikolog, derin iç görüye sahip biri yapar, ama görünüşe göre iyi bir psikolog olmak insanı iyi bir şair yapmaya yetmemektedir. Gerçekten de kişinin psikanaliz konusundaki çekinceleri deyim yerindeyse şiirsel bir yaklaşımdan, psikanalizin yazıldığı ve söylendiği dilden hoşlanmamış olmasından kaynaklanabilir. Bu da demektir ki, psikanaliz temsil edildiği dilden ne daha azı ne de daha fazlasıdır. Nihayetinde insan, şiire olduğu gibi, psikanalize de daha iyi sözler için gider."