Kim bunlar?

Hayatta hasbelkader sorumlu oldukları hususlarda tembellik edenler, iktidarları ve sorumlulukları olmadıkları mevzulara müdahil olmak isterler. Bu bir alışkanlık hatta hayat tarzı haline gelebilir zamanla. Önü alınamaz, laf anlatılamaz bir duruma dönünce iş; o zaman pirincin taşı ayıklanamaz hale gelir, sapla saman karışıverir. 

“Bilmiyorum” demek bazen zor gelir evet insana ancak biliyor gibi yapmak da her an patlayacak bir balon olmaya razı olmak demektir. Zevahiri kurtarmak için kırk takla atabilirsiniz lakin kırk birinci taklada tepenizin üstüne dikilebilirsiniz.

Sürekli ayıplayan, durmadan yazıklanan; içine doğdukları vasatta kendisine bir hisse temin edememiş, kendinden sorunlu kimselerden bahsediyorum sizlere, tanıdık gelmedi mi? Bu kimseler     dışa dönük olduğundan, her gürültüyü kendi aleyhine sandığından ne rikkatleri gelişmeye imkân bulmuş ne de kendi ayıbını görme erdemine erişmişlerdir. Bilmezler ki insanları izlemek, onları yargılamak insanı en çok yoran şeydir hayatta. Kendine doğru bir yol açmak yerine bir yolunu bulup başkaları hakkında hükümler vermekle ömür sermayesini tüketen bu kimseleri bir tatmine eriştirmek ne mümkün?

Bu kimseler ki kendinden başka her şeye gözü kulağı açıktır. Kârın zararın hesabını kendince iyi tutarlar; açık vermeden, yaş tahtalara basmadan, postu deldirmeden gemiyi yürütme derdindedirler. Esas olan geminin yürümesidir. Dostlar alışverişte görsün, düşmanlar ise çatlayıp ölsün diyedir her şey. İstediklerine ulaşmak için istediğini aracı kılmak isterler. Yüzleri yüz değil eşek derisi olduğundan utanmazın tekidirler. Kendileri diyorum ama bu biraz benim yakıştırmam. Kendinde olmayanlardan bahsediyorum.

Kendinde olmayanın kendinden vereceği ne olabilir ki? Vermekten çok almaya gider elleri. Tuttuklarını dalıyla birlikte koparırlar. Acıtırlar, kanatırlar. Son damlasına kadar sıkarlar suyunu; sıktıkça elleri yapışır etine dünyanın. Gözünü bürüyen hırs göstermez ona gökyüzünü, koklayamaz bir gülün sermest eden kokusunu. Kaz gelmeyen yere tavuğunu esirgemezler ama tebessümü çok görürler alışverişleri olmayana. Kendini harcıyor desen kelimeleri harcarsın da yine bulamazsın kendisini.

Megalomani çukurunda, narsisim kuyusunda, kırık aynalar koridorunda dönüp duran kimseden bahsediyorum size. Dert hep elde olsun bende olmasın; her şeyin iyisi bende olsun elde olmasın diye çırpınıp dururlar. Diğerkâmlık, fedakârlık mahallelerinden hiç geçmez, insanları tek kalemde silmeyi, var yerinden incitmeyi meslek edinmişlerdir.

Elinden tutacak olsan ar eder, hadi yoluna kardeşim desen bühtan ederler. Kalbinin karasını karaçalı ile en temiz insanlara saçmaktan imtina etmezler. Kendini sakınmak zordur tehlikelerinden. Beraber yürümek, aynı çanağa kaşık sallamak, yol arkadaşlığı etmek, alışverişte bulunmak; ezadan, cefadan ve pişmanlıktan başka bir netice vermez. Ağlatır da güldürmez, kahreder de şâd etmezler.

Sözlerinden ağu, gözlerinden kemlik akar. Hased ateşine verirler âlemi de kendilerini selamette sanırlar. Dünya yansa ne bir kalbur samanları yanar ne de umurlarında bir şey kalır. Bir çöpüm gitmesin derler ama her şeye sahip olmayı kendilerine hak görürler. Hiçbir işin ucundan tutmazlar ama şikâyet onların mesleği olmuştur. İş yapana dirlik vermezler, fitneden geri durmazlar, ne desen uslanmaz, bir türlü memnun olmazlar. Nimeti bilmezler, zahmeti sevmezler, hikmetten ise hiç nasipleri yoktur. Varsa da akıllarını, fikirlerini şerre yorarlar. Hayır kapısında yoktur hiç gözleri.

Her şeyi hesaba katarlar ama kendilerini muhasebe etmek hiç hesaplarına gelmez. Keserleri hep kendilerine yontar, odunumun parası der dururlar. Sabırları yoktur, inatları çoktur. Ne söylesen boşa gider, ne dinlesen kalbe ziyan olur.  

Bu kadar hiddetli cümlelerin muhatabı da kim kardeşim, kimler üzdü seni böyle de bu kadar söylenip durdun diye sormayın sakın. Ne kızıma ne de gelinime söylediğim bir şey yok. Ne dedimse kendime sayayım ben, siz de ne okudu iseniz kendinize sayın da anlaşalım. Oh be!

YORUM EKLE
YORUMLAR
turgut akça
turgut akça - 2 hafta Önce

anlaştık o halde

Erhan
Erhan - 2 hafta Önce

Tüm bu özellikleri veya bir kısmı,en nihayet biri bile yok olduğunda işte o zaman salihlerden oluruz