Kendini bilmek yolunda: “Aylak Kelimeler”

                                                    

“Ol’maklık yolcusuydu. İnsanın en korkutucu bulduğu şeydi. Dünyada her şeyden çok ondan sakınırdı. Bir insan kalabalığı arasında boğuldu gitti. Adı fani, tadı baki kaldı.” Aylak Kelimeler kitabı, yazar Nilgün Dağ hakkında bu cümleler ile başlıyor.

Bu eser, bir yönüyle kelime demetlerinden oluşan bir kavramlar kitabı; bir yönüyle de yazarın kavramlar hakkında düşünürken kaleme aldığı bir derlemedir.

Yazar Nilgün Dağ; Aylak Kelimeler kitabında niyetinin, kelimelerin ve kavramların dünyasına çoklu bir yelpazeden bakışı mümkün kılmak ve “okuma” alışkanlığının sınırlarını genişletebilmek olduğunu belirtiyor.

Okuma, çoğunlukla basılı materyallerin okunması olarak düşünülüp anlaşılsa da sınırları bakımından bundan çok daha geniş bir içeriğe sahiptir.

İnsan bazen gönlü, bazense yüzü; bazen niyeti, bazen zihni; muhakkak kendini, her dâim insanı okur. Neyin, kimin, nasıl okunacağı, her ferdin hayal dünyasının boyutları ve sınırları ekseninde cevap bulabilecek bir meseledir.

Kendime ait kelimelerim var…

İçi bence bir kavrayışla dolmuş, bana özgü bir kıvam kazanmış, hakkını almış yüzlere kelime…

Aslına eriştiğim, derinliğine indiğim, şuura dönüştürdüğüm; idrakimi genişletmiş, muhakemenin ufkunu açmış; kimi mecaz, kimi hicaz içli nice kelime…

Kendini sadece bana duyuran, aradığımda sadece kendimde bulduğum ve bir sohbet gibi tecrübe ettiğim, manası kendinden ve benden büyük kelimeler…

Ardımda; aklıma, gönlüme, hayatıma nakşedemeden yanda bırakılmış talihsiz kelimeler…

Yazar; “Kavramları bir de bu gözle okumanız, tefekkür etmeniz ve hayatınıza katarak canlandırmanız dileğiyle” diyor. İşte tam da bu niyetle seçtiğim 5 kelimeyi sizinle paylaşmak isterim.

Selam

Sözün başıdır. En güzel kelamdır. İnsanın dilini açan nur, içini sarıp sarmalayan şavktır. Muhataba ikramdır. Güler yüzle taçlanmış bir selam en kıymetli armağandır…

Aşk

Kalemin yazdığı, kelamın söylediği en efsunlu kelimedir. Harfe ve sese sığmayan şeydir. Beş duyunun takım oyunundan ortaya çıkan altıncı duyudur.

Vicdan

İnsanın içindeki ahlakın ve adaletin gözüdür. Onu hakka ve hakikate yönelten deruni bir sestir. Hâkim bir his, emin bir mürşittir. Aklın müracaat merciidir. İnsanı hâl diliyle konuşturan melekûti mekanizmadır.

Ağlamak

Bebeklerin anadilidir. Ovidius’a göre “öfkeyi silendir”. Bazen bir iletişim aracı bazense başvurulan bir teselli yoludur. Kimi zaman insanın derdini ve yükünü hafifleten, onu teskin eden bir dosttur. Ara sıra ise pişmanlığın eşlik ettiği rahmet damlalarıdır.

Alışkanlık

İradi, bilinçli ve amaçlı eylemlerdir. Sürekli pratiği yapılan etkinlikler olması dolayısıyla mekanikleşmiş bir istikrar mekanizmasıdır. İnsan bu kavrama muhtaçtır.

Mânâ üstüne mânâ koymanız için açık bir davette bulunan; Nilgün Dağ’ın kaleme aldığı, Yayın Evi Yayınları’ndan çıkan Aylak Kelimeler kitabını okumanızı tavsiye ederim.

YORUM EKLE

banner19

banner26