Kendi kelimelerimizle vurulduk

ABD eliyle oluşturulmuş truva atı terör örgütlerinin kurgulanmış imajları ile dünyayı salladığı, özellikle Asya'yı ve Ortadoğu’yu kasıp kavurduğu günlerde bazı İslam ülkeleri iletişim ile ilgili kamu kurumlarına talimatlar göndererek cihat kelimesinin kullanılmasını yasakladılar.

Talimatlarda gerekçelere yer verilmemiş olsa da dönemin ve bölgenin dinamiklerini iyi bilenler için gerekçe malum ve âyândır. Kutsal topraklar evlatlarını şeytana kaptırdığı gibi kutsal kelimelerini de çaldırmıştır. Kur'an'dan silinmesi ve yok edilmesi mümkün olmayan bu kavram kamu dilinden kaldırılmaya çalışılmıştır. Çünkü İslamcı süsü verilen örgütler cihat kavramını ve Kelime-i Tevhid'i sancak yerine kullanıp gençleri vatanlarından ve ailelerinden rahatlıkla koparabiliyordu. Allah’tan çok Amerika’dan korkan hanedanlar faturanın kendilerine kesilmesinden çekiniyorlardı.

Elindeki medya gücüyle örgütle ve bölgeyle ilgili sürekli kurgular üreten ABD kullanışlı bir fırsat yakalamıştı. Kendi stüdyolarında oluşturup büyüttükleri terörist örgütleri ve işledikleri cinayetleri dünyaya servis ederken kullandıkları kavram cihadist idi.

Artık batı dünyasında cihat kavramı teröristten öte azılı terörist anlamında kullanılmaya başlamıştı. Bu damgalamadan ve tanımlamadan kurtulmak isteyen Müslüman topluluklara hümanist batının bir jesti vardı. Onlar için de dil laboratuvarlarında terkip edilmiş hazır kavramlar hediye edilmek üzere bekletiliyordu: Ilımlı İslam/ılımlı Müslüman.

Dünyaya açılabilmek için batının şimşeklerini üzerine çekmek istemeyen ülkeler ve guruplar ipek bir gömleği giyercesine bu kavramı bürünüp bir sığınağa girercesine sığınıverdiler bu tanımlamaya. Unuttukları bir gerçek vardı. İslam kendisine ekleme ve çıkarma kabul etmeyecek kadar mübeyyin ve mahfuz kitabî bir dindi. Eklemlenmiş ya da eksiltilmiş din İslam olmaktan ve ilâhî olmaktan çıkardı.

Ilıman İslam tanımlamasını kabul etmeyenlere de bir isim bulmaları gerekiyordu: Ilımanın zıddı olsun. Soğuk mu olsun? Sıcak mı olsun? İkisi de olmaz. Radikal bir şey olsun. Radikal İslam olsun. Güzel oldu. İtici oldu. Radikal Müslüman. Öcü yani. Fundamentalist Müslüman.

İşin ilginç olan yanı ise Amerika’yı büyük şeytan olarak görüp “Kahrolsun Amerika” sloganları atanlar zamanla gönüllü olarak sahiplendiler bu batı işi tanımlamayı. Sanki kulağa hoş geliyordu: Ben radikal Müslümanım. Yani bildiğiniz Müslümanlardan değilim… Batı amacına ulaşmıştı. Oysa inananların Müslüman kelimesinin yanına başka bir kelime eklemeye ihtiyaçları yoktu. Allah bizi Müslüman olarak isimlendirmişti (Hac, 78). O isme yapılacak herhangi bir ekleme Müslümanları bölüp parçalamaktan başka bir işe yaramazdı.

Kelimelerin silah ve kalkan olarak kullanıldığını Kur'an'dan ve insanlık tarihinden biliyoruz. İnsanı diğer varlıklardan üstün kılan kelimeydi (eşyayı isimlendirme yeteneği). “Ve Adem'e bütün isimleri öğretti…”[1]

Şeytanın üstünlük taslaması da kelimeler üzerine inşa edilmiş fâsit bir mantıktı. İblîs, "Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi.[2]

Şeytanın Âdem ve Havva’yı kandırması kelimeler ile olmuştu: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ölümsüz olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti, dedi.”[3]

Aldatılan insanın yeniden Rabbine yönelmesi kelimeler ile olmuştu: “O ikisi şöyle dediler: Ey Rabbimiz! Biz nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen muhakkak hüsrana düşenlerden oluruz!”[4]

Kelimeler… Ah kelimeler…

Kandırılırken onlarla kandırıldık. Sığınırken onlarla sığındık. Kelimelerle yükseldik, kelimelerle alçaldık.

Yazının girişinde cihat kelimesinin yasaklanmasına dair verdiğim örnek Arabofobi akımına kapılanları sevindirmesin hemen. Daha düne kadar apaçık hukuk anlamına gelen şeriat kavramına ülkemizde neler çektirildiğini ve bu kavramla kaç kurumun, kaç kişinin, kaç ailenin darmadağın edildiğini unutmadık.

Biz hep kendi kelimelerimizle vurulduk kendi içimizden çıkanlar/çıkartılanlar eliyle.

Hatırlayın hizmet kelimesini işgal edenlerin hizmet üretmek yerine himmet toplayıp topladıklarıyla, oynadıkları kelime oyunlarıyla kimlere hizmet ettiklerini. Onlar yüzünden camidekilere bile cemaat, abimize abi, ablamıza abla demeye çekinir hale geldiğimizi…

Derdim terör örgütlerini anlatmak değil. Bizden çalınan, içi boşaltılan, anlamından ve bağlamından saptırılan, tahrif ve tahrip edilen kelimelerle bize karşı işlenen cinayetler.

Batı ne derse desin, battığımız yerden çıkışımız yine kendi kavramlarımız ile olacaktır. Allah'ın izniyle, Allah'ın adıyla, Allah'ın kelimeleriyle, Allah'ın kitabıyla…

“Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!”[5]

 

[1] Bakara, 31

[2] Sâd, 76

[3] Araf, 20

[4] Araf, 23

[5] Hac, 78

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ertuğrul ŞENGÜL
Ertuğrul ŞENGÜL - 3 yıl Önce

Günümüzde diriliş için en önemli medar,, mihenk taşı burasıdır. Firasetinizi takdir ve tebrik ediyorum.