Karabağ Hanlığı’nın Ruslar tarafından işgal edilmesi

1747 yılında Safevi hükümdarı Nadir Şah’ın öldürülmesiyle Kafkasya ve Azerbaycan sahasında merkezî otorite zayıflar. Bu boşlukta çeşitli Türk hanlıkları ortaya çıkarak varlıklarını Osmanlı ile Safeviler arasında sürdürmeye çalışır. Azerbaycan Türkleri’nin bağımsızlık dönemi bu hanlıkların ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Güney Kafkasya ve Azerbaycan’da kurulan başlıca bağımsız Türk hanlıkları şunlardır: Karabağ Hanlığı, Bakü Hanlığı, Gence Hanlığı, Erivan Hanlığı, Nahcivan Hanlığı, Şeki Hanlığı, Şirvan Hanlığı, Talış Hanlığı ve Kuba Hanlığı.

Bu hanlıkların yönetimleri, tıpkı birer devlet sistemi gibiydi. Kendi paralarını basarken, iç ve dış işlerinde bağımsızdılar. Yasama, yargı ve idarî yetkileri de mevcuttu. Bölgede Rusların işgale başlamasıyla bu hanlıklar, birer birer bağımsızlıklarını kaybederek Rusların hâkimiyetine girmek zorunda kaldılar.

1801 yılında Tiflis Krallığı’nın Ruslar tarafından işgal edilmesi, bölgedeki değişikliğin tetikleyicisidir. Tiflis’in etrafındaki hanlıklar da Rusların hedefindedir. Rusların ilk hâkimiyetine aldığı hanlık, Gence Hanlığı’dır. Rus orduları, 3 Ocak 1804 günü Gence’yi işgal etmiştir. Devamında diğer hanlıklar da sırayla savaş ve hile yoluyla Rusların egemenliğine geçmiştir. Böylelikle Kafkasya’ya hâkim olan Rusya; Anadolu, İran’ın egemenliğindeki Güney Azerbaycan ve de Hazar’a iyice yaklaşmıştır. Uzun yıllar söz sahibi olacağı Kafkasya’da Rusya’nın hâkimiyeti eline alışının başlangıcı işte böyledir!

Öte yandan Rusya, 1905 yılına kadar bölge Müslümanlarının her türlü siyasî, sosyal, kültürel ve ekonomik haklarını kısıtlarken Ermeniler ile Gürcülere ise hiçbir baskı uygulamaz.

1735 yılında Gence Anlaşması ile Karabağ bölgesi İran’a bağlanmış, buradaki nüfuzlu Evanşir Aşireti de Nadir Şah tarafından Horasan’a sürülmüştür. Nadir Şah’ın ölmesiyle aşiretin lideri Penah Ali Bey, Horasan’dan tekrar Karabağ’a gelir. Aşiretini de beraberinde getiren Penah Ali Bey, merkezi Şuşa olan Karabağ Hanlığı’nı 1748’de kurar. Bu yıllarda Karabağ Hanlığı’nın nüfusu 90 bin civarındadır. 600 yerleşim yerinden sadece 150’sinde Ermeniler çoğunluktadır. Hanlık, 17 bölgeden teşkil etmekteydi. Bunlar; Sisyan, Haçin, Demirci, Aslanlı, Küpara, Berküşad, Bahabyurt, Kebirli, Talış, Cevanşir, Çilebirt, Hırdaradizah, Otuziki, Yirmidört, Karaçorlu, Verend, Dizah ve Açantürk bölgeleridir. 12 bölgenin tamamı Azerbaycan Türklerinden müteşekkildir. Bunların çok azında Ermeni köyleri mevcuttur. Dizah, Verend, Cilebird, Haçin ve Talış bölgelerinde ise Azerbaycanlılar ve Ermeniler bir arada yaşamaktaydılar.

Hanlığın sınırları güneydoğuda Kür-Aras Nehri, batıda Keşbek, Salvartı ve Erikli Dağları ile Gökçegöl, doğuda ise Kür nehridir.

Azerbaycan vilâyetinin büyük bölümünü kendisine bağlı hâle getiren Penah Han, 1756 yılında Şiraz’da vefat eder, Ağdam’da toprağa verilir. Hanın ölümüyle yerine gelen İbrahim Han’ın hükümdarlığı 1806 yılına kadar Osmanlı ile İran’dan bağımsız hâlde sürer. Bölgede 1783-1795 yılları arasında, hanlıkların ve İran’ın baskılarıyla baş gösteren huzursuzluğu fırsat bilen Rusya, Karabağ’da Albanları ve Ermenileri ayaklandırsa da bu isyan İbrahim Han tarafından 1789 yılında bastırılır.

Azerbaycan ve Güney Kafkasya’da “böl-yönet” siyaseti izleyen Çarlık Rusya’sı, buralardaki halkları da birbirlerine karşı kışkırtır. Rusya, Azerbaycan’ı ele geçirmek için Ermenileri de kullanmıştır. 1795-1797 yılları arasında bölgede İran Şahlığı kurmak isteyen Ağa Muhammed Şah, Karabağ’ı işgal ederken korkunç katliamlar yapar. İbrahim Han, Dağıstan bölgesine sığınmak zorunda kalır. Ağa Muhammed Şah, kendi askerlerince öldürülünce diğer İranlı askerleri de Karabağ’dan çekilir. Karabağ Hanlığı’na dönen İbrahim Han ise bir süre Ruslarla mücadele eder.

1804 yılında Gence’yi işgal eden Rus Kafkas Ordusu, Karabağ Hanı İbrahim Han’a Çar’a bağlılık göstermesi adına çağrı yapar. Önce bu çağrıyı dikkate almayan İbrahim Han, Rusya’ya karşı mücadelesine devam etse de bunun fazla uzun süremeyeceği kanaatine vararak 14 Mayıs 1805 tarihinde, Kürekçay’ın kıyısında Ruslar ile anlaşma imzalar. Anlaşmayla Karabağ Hanlığı, Çarlık Rusya’sı hâkimiyetine girmiş olur. Bu anlaşma ağır yaptırımları da beraberinde getirir. Buna göre İbrahim Han, Ruslar’a yıllık 8 bin altın ödeyecek, Karabağ’da bulunan Rus askerlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayacak ve torununu da rehin olarak Rusya’ya verecektir. Öte yandan Hanlık, içişlerinde, yargıda ve gelirlerin kullanımında serbest olacaktır.

Kürekçay Anlaşması ile Ermeniler başta olmak üzere Hristiyanlar iskân edilmeye başlanır. 1805 yılından itibaren, çeşitli tarihlerde gerçekleşen Osmanlı-Rus ve İran-Rus Savaşları sırasında Anadolu, İran ve Rus topraklarına kaçan Ermenilerin çoğu Karabağ Hanlığı’nda iskân edilir.

Karabağ Hanlığı, tamamen Rusya’nın hâkimiyetine giriyor

Karabağ’ın alınmasını ve önemini Generel Tsitsianov şöyle açıklar:

“Karabağ, Azerbaycan’a, dolayısıyla İran’a açılan kapıdır. Burada Rusya’nın varlığı, bunları korku içinde tutacaktır.”

Karabağ’ı almak için hazırlıklara başlayan İran’a karşı Tsitsianov tarafından bölgedeki Ermeniler’e çağrıda bulunularak destek istenir. Ruslar’ın çağrısı yanıtsız kalmaz. Şuşa’da bulunan Rus askerî birlikleri, bölgedeki Ermeniler’den destek görür. Böylelikle 1805’in Haziran ayında İran saldırılarının önü kesilir. Yaptığından pişman olsa da 1806 yılında Çarlık Rusya’sına başkaldıran İbrahim Han, bütün ailesiyle birlikte Ruslar tarafından katledilir. Zira İbrahim Han, İranlılar ile temasa geçerek onları yardıma çağırmıştı. Bundan haberdar olan ve de İbrahim Han’ın sarayında görevli Cafer Ağa, gelişmeleri Ruslara bildirmişti. İbrahim Han’ın yerine Mehdi Kulu Han geçerken Karabağ da artık Rus kontrolündedir.

12 Ekim 1813 tarihinde Rusya ile İran’ı temsil eden Kaçarlar arasında imzalanan Gülistan Anlaşması ile Karabağ Hanlığı, Ruslar’ın hâkimiyetine girmiş olur. Rusya’ya ait olduğu İran tarafından resmî olarak onaylanır.

Karabağ Hanlığı, 1822 yılında eyalete dönüştürülür ve Ruslar tarafından yönetilmeye başlanır. Bu anlaşmayla Kuzey Azerbaycan ilk defa Rus topraklarına bırakılırken, Güney Azerbaycan ise İran sınırları içerisinde kalmış olur. Dolayısıyla Karabağ’ın hâkimiyeti de Rusya’dadır. 1816 yılında Kafkasya’ya yönetici ve başkomutan olarak gelen Ermolov döneminde, Karabağ başta olmak üzere diğer bölgelerde Ermenilerin siyasî bir etkinliği ya da üstünlüğü yoktur. Sadece ticaretle uğraşıp eskiden olduğu gibi Rus askerlerinin ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan Ermenilerin en büyük arzusu, Rus ordusunun içerisinde üniformalı olarak görev almaktan başka bir şey değildi. Zira çok uzun yıllar önce de Rus askerî birliklerine kimi zaman milis olarak katılmaktaydılar.

Gülistan Anlaşması’yla Karabağ ve civarına Ermeniler ile az da olsa Alman kökenli vatandaşlarının da göç ettirilmesini hızlandıran Rusya, bölgede Hristiyanlaştırma faaliyetlerine de başlar. Bunu da daha çok Ermeniler’in katkısı ile yapar. Bölgede Hristiyanlaştırma sürecinde Ermeniler büyük rol üstlenirler.

General Ermolov’un, yöneticisi olduğu Kafkasya’nın güneyinde yaptığı incelemeler sonucunda, Rusya’nın bölgedeki hâkimiyetinin sağlamlığı için Müslüman hanlıkların yönetimine son verilmesi kararlaştırılır. 29 Ağustos 1819 günü Şeki Hanlığı’na böylece son verilir. Hanlığa Rus bölge idarî sistemi getirilir.

Ruslar, sıradaki Şirvan Hanlığı’nın da kaldırılması için plan yapmaktadır. Bunu fark eden Şirvan Hanı Mustafa Han ise hâkimiyetinin sonlandırılmasına engel olamaz. 30 Ağustos 1820’de Şirvan Hanlığı da kaldırılır. Şeki’de olduğu gibi Rus idarî sistemi buraya da getirilir.

Sistem değiştirme sırası Karabağ Hanlığı’na gelmiştir. Ruslar buraya doğrudan bizzat müdahale etmez. Zira Hanlık içerisinde zaten bir çekişme vardır. Mehdi Kul Han ile Cafer Ağa arasındaki sürtüşme Rusların lehine döndüğünden, Hanlıkta otorite boşluğu meydan gelir. Mehdi Kul Han, İran’a gitmekten başka bir yol bulamaz. 1822’nin Kasım ayında Karabağ Hanlığı da ortadan kaldırılırken, yönetim doğrudan Çarlığa bağlanır ve Rus idare sistemi hayata geçirilmiş olur.

1830 yılına gelindiğinde, Osmanlı Devleti ile İran’ın Güney Kafkasya’daki etkisi son bulmuştur. Bu yıldan sonra Rusya, bölgedeki idarî değişiklikleri hızlandırmaya başlar. 1840 yılında yapılan idarî reformla Karabağ’ın adı “Şuşa” olarak değiştirilirken, başkenti Şemahi olan Hazar bölgesi de buraya dâhil edilir.

1846’da Şemahi Vilâyeti oluşturulduğunda, Karabağ bu vilâyetin içinde kalır. 1859 yılında da Şemahi Vilaâyeti lağvedilerek Bakü Vilâyeti’ne bağlanır.

Bölgenin kadim dokusuyla oynamaya devam eden Rusya, 1867’de Gence’de Elisavetpol Vilâyeti’ni kurar. Karabağ bölgesi, bu yeni kurulan Elisavetpol Vilâyeti’ne dâhil edilir. Bu arada Karabağ, 4 ayrı şehir idaresine bölünür. Bunlar; Şuşa, Zangezur, Cevanşir ve Cebrail şehir idareleridir.

Kaynakça: Mehmet Poyraz, Kafkasya’nın Kudüs’ü Karabağ, SR Yayınevi, Ankara, Kasım 2020.

YORUM EKLE

banner26