Kamil Aydoğan’ın Hüzün Saati

“Kitabın ismine bir şiirinin de başlığı olan Hüzün Saati dedik. Onun şiirinin ana temalarının da başında geliyor hüzün.”

Kamil Aydoğan’ın bütün şiirlerinin bir araya geldiği Hüzün Saati kitabının sunuş yazısında böyle diyor Ali Karaçalı. Sadece bunları demiyor elbette Karaçalı. Dostluğun, kardeşliğin, paylaşmanın, hüznün, sevincin ilmek ilmek dokunduğu bir giriş yapıyor kitaba. Bu satırları kitabın editörü olarak kurmuş olsa da o, bir dostu takdim etmenin tüm inceliklerini görebiliyoruz bu sunuda.

Hece Yayınları arasında çıkan Hüzün Saati, Aydoğan’ın daha önceki kitaplarındaki şiirlerinden ve kitaplarına girmemiş şiirlerinden oluşuyor. Bu çalışmanın ortaya çıkmasında büyük pay Ali Karaçalı’ya ait. Bunun yanında Aydoğan’ın kızı Ayşe Hicret Karakaya’nın da büyük desteği olduğunu öğreniyoruz.

“Kitabın hazırlanması aşamasında en büyük emek ve katkı, hiç kuşkusuz Kamil Aydoğan’ın sevgili kızlarından Ayşe Hicret Karakaya’ya ait. Birçok şiirin arşivlerden taranıp derlenmesinde, yayımlanmamış günlükleri arasından bulunup çıkarılmasında ve yazılmasında büyük çaba gösterdi. Kendisine teşekkür ederim.”

Dört bölümde bütün şiirler

Kitap dört bölümden oluşuyor. Yük, Hayatın Şiire Sığmayan Yüzü, Kitaplarına Girmemiş Şiirler, Yayımlanmamış Şiirleri.

Romanını ve günlüğünü okuduğum için hayata bakışına aşina olduğum bir isim Kamil Aydoğan. Hayatı anlamlandırarak yaşamak, iz bırakmak, etkisinin gücünü arttırtmak gibi birçok kıymeti hayatının merkezine alarak yaşamış bir gönül insanıydı o. Ne yazdıysa ne söylediyse yürekten söylediği muhakkak çünkü okuyanların gönlüne dokunan cümlelerin sahibiydi Aydoğan.

Şiirlerinde de aynı içtenlik karşılıyor bizi. Sözü yormadan, öze dokunan bir üslupla kaleme alınmış şiirler bunlar. Mesajı açık Aydoğan’ın. Derdi olan bir şairin iç geçirmeleri tüm şiirler. Vakti belli; hüzün saati.

Öğretmen olmasının, ülkenin zor zamanlarını tüm gerçekliği ile görmesinin bir etkisiyle kaleme alınan şiirlerde görüyoruz ki yol gösterici olmayı bir görev sayıyor şair. Hissesini dizelerinden yakalıyoruz.

“köhne bir geleceği sorgular yüzüm
yalnızlık kalbimin ateşi
yalnızlık kalbimin göçmen kuşu
bırakmışız ışıksız kalmış şehir” (s.21)

“siz güzel çocuklarsınız
bir tutam gül kaldı
sizin olsun
sabah çayından sonra
söyleştikleriniz” (38)

Kısa dizelerle, söyleyişi güçlü şiirler var kitapta.  Şair, hedefine odaklandığı için derin bir darbe gibi şiirin her bölümünde sarsıcı etkisi olan imgelerle sözünü tamamlıyor. Şiiri okuduğunuzda eksik bir yan kalmıyor içinizde. Durum böyle olunca özdeyiş tarzında dizeler çıkıyor karşımıza. Az söz; güçlü anlam.

“bir de eski evler vardı
kalbimizin bir yanı
doldu boşaldı” (71)

“kendini tanıyınca,
her şeyi tanırsın” (94)

Kitaba ismini veren Hüzün Saati şiiri destansı bir havada kaleme alınmış bir şiir. Geçmiş zamanların türküsü gibi öylesine duru öylesine sahici. Bir annenin sesiyle dokunuyoruz dizelere. Annelerin zaten hüzne yaslı bir yanı vardır hep ve içimizi onaran duaları…

“hepsi yalan olmuş bir geçmişin sırtındayım
hüzünler yarınlara yoldaş
annem böyle ederdi merhameti
annem güneyden açan çiçeklere ‘masal’ derdi” (95)

Kitaba girmemiş şiirler / Yayımlanmamış şiirler

Kitabın en güzel yanlarından biri de Kamil Aydoğan’ın bugüne kadar kitaba girmemiş ve hiçbir yerde yayımlanmamış şiirlerini de okuyucular ile buluşturmuş olması.  Dergilerde, günlüklerde, internet sitesinde, notlarının arasında yer alan bu şiirlerle birlikte Kamil Aydoğan şiirlerinin tümüyle buluşmuş oluyoruz.

Aşina olduğumuz ses tüm şiirlerde kendini gösteriyor. Dağlara, yeşile, memleketine sevdalı bir yüreğin hüzünlü bir nağmesi olan bu şiirler, onun hayata tutunan yanını gösteriyor bize. Hasta yatağındayken de şiirden kopmayan, içini şiire döken bir şairdi Aydoğan. İçindeki şiirin sesini susturmadan yaşayan ve “Ben de herkes gibi, / Çocukluğumu sayıklayacağım yaşlanınca, / Yaşlanabilirsem eğer.”diyen bir samimiyetle…

Kahramanmaraş’ın tüm bereketini yaşantısında, yazdıklarında bir araya getirerek yaşayan ve aramızdan ayrılan Kamil Aydoğan güzel zamanlarda güzel dostlar biriktirmiş bir yüreğe sahipti. Bir masal kahramanı gibi yaşamış koca yürekli adamlarla aynı çağda yaşamak da bizim için bir bahtiyarlık sebebi.

Rahmet dileklerimle, son söz Aydoğan’dan;

“Üzgünüm anlamaz bende biteni
Gecenin içinde yenik düşeni
Son kez durdurmazsa çekip gideni
Bitmeyen yolları yorar ayrılık.” (170)

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar AKGÜL
Yaşar AKGÜL - 4 ay Önce

Rahmet olsun...Nur içinde yatsın..Teşekkürler kardeşim..Selamlar olsun..

banner26