Kadim medeniyetimizin izinde: İmam hatip okulları

İmam hatip okulları kadim medeniyetimizin izindeki kutlu yolculuklarını ilim, irfan, şuur, sadakat, marifet, hikmet bilinci içinde samimiyet, gayret, vefa ve başarı dolu adımlarla devam ettiriyorlar. Yolları aydınlık, bahtları açık olsun.

Anadolu kiliminin birbirinden hoş desenleriyiz biz. Türkiye bizim gururumuz, umudumuz... Milletimizin her bir ferdi, her bir evladı hiçbir ayrım gözetmeksizin aynı değerdedir, aynı derecede kıymetlidir. Bu mübarek topraklar üzerinde inşa edilen kardeşliği ve muhabbeti gelecek nesillere el ele, gönül gönüle hep birlikte taşıyacağız inşallah. İnsanlarımızı gruplara ayıranlar, sınıflara bölenler art niyetlidirler. Onlardan uzak durmak, hatta kaçmak gerek. Zira biz birlikte güzeliz. Ezelden ebede, daima...

İmam hatip mezunu değilim, ilahiyat da bitirmedim. Nasip diyelim. Lakin yıllardır bu camianın içindeyim. Büyük bir onur, büyük bir gurur duyuyorum bundan. Tabiî ki diğer okullar da bizim okullarımız, o okullar da okuyanlar da bizim çocuklarımız. Tercih meselesi sadece ve herkese saygı duymak gerek. Kimsenin kimseyi ötekileştirmeye hakkı yok zira.

İmam hatipler Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul türlerinden bir tanesidir. Program çeşitliliği de oldukça fazladır. Anadolu İmam Hatip Lisesi Genel Program, Fen Bilimleri- Sosyal Bilimler, Hafızlık, Spor, Yabancı Diller, Gelenekli ve Çağdaş Sanatlar, Teknoloji, Musikî... Her yönden diğer liselerden fazlası var eksiği yok diyebilirim.

Uygulanan program çeşitliliği sayesinde son dönemde imam hatipleri tercih eden öğrencilerin sayısı ve bu okullardan mezun olanların başarılı üniversitelerin tıp, dişçilik, eczacılık, mühendislik, hukuk, uluslararası ilişkiler, öğretmenlik gibi önemli bölümlerine yerleşme oranı daha da arttı.

İmam hatiplere gidip de pişman olanı hiç görmedim, lakin bir sebepten dolayı devam edemeyenlerin pişmanlığını çok duydum. İmam hatiplerin kapısından içeriye adımını atanlar, sıralarında bir süre de olsa oturanlar önce veya sonra ama mutlaka iyi birer vatan evladı olurlar. İmam hatip ortaokullarına koşan yavrularımızın neşeli cıvıltıları, imam hatip liselerindeki gençlerimizin millî ve manevî değerlere olan sevdaları tarifsizdir ve hiç bitmez. İmam hatipler her hâliyle vefanın ve samimiyetin vazgeçilmez adresidir bir yerde.

İmam hatiplerden sadece imam mı çıkıyor? Değil tabiî ki de. Böyle bir yanlış algı var. İmam hatip mezunları dilediği bölümlere gidebiliyor artık. Her şeyin en güzelinde imam hatiplilerin adları var. Sayıları da gün geçtikçe artıyor. Şükürler olsun.

Mesuliyet, merhamet, ahlak, ehliyet, liyakat, adalet, sorumluluk, sevgi, saygı… İmam hatipli kışlada komutanın en güvendiği askerdir. Emniyette en iyi polis imam hatiplidir. Adliyede en doğru kararı imam hatipli hâkim verir. Ticarette en dürüst imam hatipli işletme sahibidir. En sağlam binaları imam hatipli mimar yapar. En güzel projeleri imam hatipli mühendis çizer. İmam hatipli avukat hak bildiği yoldan asla şaşmaz. Şifaya vesile olan en iyi doktor imam hatiplidir. Öğrenciler en çok imam hatipli öğretmene saygı duyar. Esnaf, işçi, memur, çiftçi, şoför, zanaatkâr, sanatçı, öğrenci... Makam, mevki, mekân hiç fark etmez. İyi ve hayırlı işlerde hep önden giderler.

Yanlışa düşen ve işini düzgün yapmayan mensuplarını imam hatipliler pirincin içindeki taş misali hemen tespit eder ve fırlatıp atarlar. Böyleleri imam hatip camiasında asla barınamazlar.

Hangi vazifede olursa olsun imam hatipli işini ve görevini en iyi şekilde yapan, sorumluluğunu en güzel bir surette yerine getirendir. İmam hatipli Allah'tan(cc) başka kimseden korkmayandır. Kur'an-ı Kerim'den beslenen, Hz. Peygamber’i (sav) rehber edinenden başka bir tavır beklenemez zaten.

İmam hatip okullarının açılmasına vesile olan ve çok büyük emekler harcayan dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri'yi, "Derse gelmediğim gün cenazeme gelin." diyen imam hatip neslinin öncü ismi ve ilk imam hatip lisesi müdürü Celalettin Ökten'i, “Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.” diyen Nurettin Topçu’yu, "En hayırlı varis talebedir. Evlad, idealini suiistimal edebilir ama talebe etmez." diyen Mahir İz’i, “İmam hatip mekteplerinde eğitim alan öğrencilerimiz bu ülkenin aydınlığı olacak." diyen Mehmet Emin Saraç’ı ve Ömer Nasuhi Bilmen, Yaman Dede, Hasan Basri Çantay, Fikri Aksoy olmak üzere ilk imam hatip okullarının bütün öğretmenlerini rahmet ve minnetle anıyoruz.

İmam hatip mensupları ve mezunları geçmişten günümüze çok çetin yollardan geçtiler, çok sıkıntı çektiler. Hatta hayatlarıyla bedel ödeyenler oldu. Bütün engellemelere rağmen her dönemde dimdik ayakta kalmayı başardılar. Ektikleri barış, kardeşlik ve esenlik tohumları nihayet yeşerdi. Bugünkü büyük Türkiye onların eseridir bir yerde. Vefa sahibi, koca yürekli bir imam hatipli "One Minute!" diyebiliyor, "Dünya beşten büyüktür!" diye haykırabiliyorsa ve hatta bütün Müslüman halkların umudu olabiliyorsa bu yiğitçe duruş onların sayesindedir.

İmam hatip okullarına, mezunlarına ve mensuplarına selam olsun, dua olsun.

YORUM EKLE

banner26