İbrahim Müteferrika hakkında yanlış bilinen mevzûlar

Balkan Muhâciri Makedonyalı Şevket Rado Bey'in, 1965 yılında Türkçe'ye tercüme ettirip ancak 1988 yılında basıma hazırlayabildiği, Râhib Toderini'nin 1781-86 yılları arasında Osmanlı'ya gelerek yazmış olduğu; “Türk Matbaacılığı ve İbrahim Müteferrika” isimli kitaba dair ilk makâlem geçtiğimiz günlerde yayına verildi.

Bu; ikinci makâlemde ise “Macar Asıllı İbrahim Müteferrika” hakkında yanlış bilinen mevzûlara dikkat çekmek istiyorum. Şevket Rado'nun da içine asla sinmemiş olacak ki hazırlamış olduğu Türk Matbaacılığı kitabının sonuna; “İbrahim Müteferrika Hakkında Yazılanlar” isimli başlık açarak konuyu, derinlemesine irdelemiştir. Öyle ki; “Macar asıllı İbrahim Müteferrika zorda kaldığı için değil, kendi isteğiyle müslüman olmuştur.” sözünü büyük ebatta olan kitaba, 3 satır hâlinde yazarak, okunurluğunu güçlü kılmıştır.

Müteferrika, kendi kitabında dinini îzâh ve şerh etmiştir

Bu önemli mevzû; Macar Tarihçi Dr. Karacson İmre'nin yanlış yazdığı makâle(¹) ile başlamaktadır. Müteferrika'ya dair dînî bilgi -maâlesef- Karacson'un bu yanlış ve asılsız makâlesi ile araştırmacılara yayılmış ve çoğu kişi de bunlara inanmıştır. Şevket Rado, bu hususu ele alarak ve araştırarak bizleri, asıl bilgi ile buluşturmuştur.

Karacson makâlesinde; Müteferrika'nın kendi rızası ile değil, cebren müslüman olduğunu yazmaktadır. Makâle âdeta karalayıcı niteliktedir. Doçent Dr. Halil Necatioğlu ve Niyazi Berkes gibi isimler bu konuyu tashîh ve tahkîk etmektedir. En büyük kaynak ise Mütefekkira'nıni bizzat kendi yazdığı Risâle-i İslâmiye'sidir. Müteferrika, kitabında İslamiyet'e olan bilgisini, sevgisini ve bağlılığını son derece vâzıh bir şekilde, ortaya koymuştur.

“Risale-i İslâmiye, Osmanlı Kültür Mirası'nın enteresan bir vesîkasıdır.”

Doçent Dr. Halil Necatioğlu, 1710 yılında bizzât Müteferrika tarafından yazılan Risale-i İslâmiye'nin Osmanlı kültür mirasının enteresan bir vesikası olduğunu, belirtir. Müteferrika'nın gerçek kimliğine, fikirlerine ve şahsiyetine bu Risâle ile ulaşabileceğini söyler. Necatioğlu, bu hususlarla ilgili bir de kitap yayınlar. Kitap “Matbaacı İbrahim Müteferrika ve Risâle-i İslâmiye” adı ile 1982 yılında Ankara'da yayına verilir. Necatioğlu kitabının önsözünde; Müteferrika'nın hayatı ile ilgili bilgilerin ta’dil edilmeğe ve îzâha muhtâc olduğunu yazar. Kitabın; “İbrahim Müteferrika, hayatı, şahsiyeti” başlıklı birinci bölümünde ise Karacson'un makâlesindeki yanlışlar ele alınır.

Niyazi Berkes: "Bu asılsız bir hikâyedir."

Bu konu üzerinde titizlilikle duran isimlerden biri de Niyazi Berkes Bey'dir. Necatioğlu, Niyazi Berkes’in 1962 yılının Ekim ayında Türk Tarihi Kurumu'nun Belleten dergisinde “Türk Matbaası Kurucusunun Dini ve Fikri Kimliği”(²) başlıklı bir yazı yayınlayarak Karacson'un yapmış olduğu karalamanın ve yanlış ve asılsız bilgilerin düzeltildiğini, ifâde eder. Berkes, Karacson'un makâlesinde yazmış olduklarını; “Bu asılsız bir hikâyedir”, diyerek art niyetli sözler olduğunu söyler: “Çünkü bir katolik rahip olan Karacson, İbrâhim'in din değiştirmesini hazmedememiş ve onu gizlice küçük düşürmeye çalışmış, durmuştur.”

Müteferrika, hakikate âşık bir “Hezarfen”dir

Necatioğlu, Müteferrika'nın renkli bir şahsiyeti olduğunu tesbit etmiştir. Cevdet Paşa, Müteferrika için “Hezarfen” diye anmıştır. Zîrâ Müteferrika, tek bir alanda değil; Matematik, Coğrafya, Astronomi, Harp ve Askerlik, Diplomasi, Matbaacılık, Neşriyatçılık, Hakkâklık, Müelliflik, Mütercimlik, Lisâniyât gibi birçok sahada başarılarını kanıtlamıştır. Böyle birinin, hakikate ulaşması da zor olmasa gerek. Zîrâ İslamiyet; düşünen kalplere, selîm olan akıllara seslenmektedir.

Bu önemli konuya dair makâlemi, muhakkiklere takdim ederek; Necâtioğlu'nun muhteşem sözü ile nihâyete erdirmek istiyorum: “İbrahim Müteferrika belki asîl doğmamıştır ama asîl yaşadığı ve asîl öldüğü muhakkaktır. Ruhu şâd olsun.”

(¹) 1910, Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası, C. I, s. 178, 188, 189

(²) Belleten C. XXVI, sayı 104, sahife 715 ve C. XXVIII sayı 109, sahife 183