Hz. Mevlana’nın buyurduğu gibi Tokat’a gitmek gerek

Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde yer alan Tokat’ın bilinen geçmişi bakır ve tunç çağlarına kadar uzanıyor. İlk yerleşimin şehrin şimdiki konumunun 9 km kadar kuzey doğusunda yer alan Komana Pontica antik kentinde olduğu kabul ediliyor. Bazı dostlar Tokat’a yolu düşen gezginler için görülmesi gereken tarihi eserler nerelerdir diye soruyorlar.  Kısaca Tokat’ın önemli eserlerinden bahsetmek istiyorum.  

Malazgirt’den kısa bir süre sonra Danişmentliler tarafından feth edilen şehir, Anadolu’yu yurt edinmemiz sürecinde ilk iskan edilen yerlerden biri olması hasebiyle Türk kültür ve medeniyetinin gün yüzüne çıktığı şehirlerden biridir. Başkentleri Niksar ilçesi olan Danişmentlilerin ardından Anadolu Selçukluları, Moğollar, İlhanlılar, Eratna Beyliği, Kadı Burhanettin Devleti ve Akkoyunlular bu topraklarda   hüküm sürmüşler. Tokat, 1398 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Biz Türklerin Anadolu’da var olduğumuz yaklaşık 1000 yıllık sürecin hemen her döneminden kalan eserleri bir arada görebileceğiniz çok özel bir şehirdir. İstanbul –Bağdat ve Samsun- Şam kervan yollarının kavşağında bulunan konumuyla, el sanatları ve ticaret alanında gelişen şehir, mutedil iklimi ve geniş bir yelpazede ürün yetiştirmeye uygun sulak ve bereketli topraklarıyla sakinlerine müreffeh bir yaşam düzeyi sunmuş ve rafine bir yerleşik kültür muhiti olmuştur. 

Tarihi Roma dönemine kadar uzanan Tokat Kalesi Yeşilırmağa açılan bir vadi tabanı üzerinde dramatik bir şekilde yükselen doğal kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Kale etrafında ve güney yamaçlarındaki korunaklı çanakta oluşan tarihi kent çekirdeği zaman içinde büyüyerek vadiye açılan tepelerin etekleri boyunca yayılmıştır.   

Kubbeli yapı tekniği ile mimarlık tarihi acısından önemli dönüm noktalarından biri olan Niksar ve Tokat merkez’deki (1157) Yağıbasan medreseleri aynı zamanda işgal ve fetih arasındaki farkın en somut delillerinden biridir. Ecdadımız yeni yurtlarını imar ederken her zaman eğitim yapılarına öncelik vermiştir. Yerli halkın din ve inanç hürriyetleri teminat altına alınarak dileyen için aziz İslam’a girmenin yolu açılmıştır.

Garipler Camii Anadolu’nun ilk camilerinden biri

Garipler Camii (1074)  Anadolu’da Türkler tarafından inşa edilen ilk camilerden biridir. Buhara yakınlarındaki Karahanlı eseri olan Degaron Camii’yle neredeyse birebir örtüşen bir plan tipine sahiptir. Anadolu Selçuklu eseri Sultan hanları zincirinin önemli bir halkası olan Pazar Mahperi Hatun kervansarayı daha tarihler 1236’yı gösterirken inşa edilen; insanların can ve mal güvenliğini önceleyen  bir hizmet ve medeniyetin şahikası olarak halen ayakta duruyor. Sonraki yüzyıllar boyunca Selçuklularla Osmanlılar eser vermek için adeta yarışmışlardır. Kıymetli sanat tarihçi Süheyl Ünver hocamız, 1960’lı yıllarda Tokat’ı ziyaret ettikten sonra duyduğu hayreti şu satırlarla ifade etmiş: “Bir bir yer yer dolaşarak gördüğüm eski eserler hakkındaki intibalarımı size söyleyeyim. İstanbul’da Konya’da Bursa ve Edirne’de bulunmayan en güzel eserler inanın bana Tokat’ta. Vaktiyle İbni Kemal, Molla Hüsrev, Molla Lütfi, Plevne kahramanı Osman Paşa, Şeyh Emin Efendi gibi büyüklerin vatanı olan Tokat meğerse ne imiş? Anadolu’da en çok abidesi olan bir şehir. Hani Selçuklularla Osmanlılar adeta yarışa girmişler. Birinden birisi bir tane fazla  amma hangisi doğru sayamadım. Açık konuşayım bu eserler 300 ila 800 yaş arasında birer Tokat azizi. Bu kadar yıldır orasını millileştirmiş ve ruhumuzu aşılamış.“

800 yıldan beri Yeşilırmak’ın sularını 5 fincanı ile aşan kesme taştan Hıdırlık Köprüsü ve 1271’e tarihlenen, giriş portali ve avludaki firuze çinileriyle dikkate değer olan  Gökmedrese birer Selçuklu eseridir.  Meydan (Gülbahar Hatun) Camii (1485), zaviyeli ters t plan tipinin son örneklerinden birini oluştururken, Ali Paşa külliyesi Osmanlı klasik döneminin zarafetini bugüne taşıyor. Anadolu’nun en güzel kulelerinden biri olan saat kulesi (1902) 600 yıl yaşamış devletin son büyük hatırası olarak her saat başı hala neşe ile çınlıyor. Saat kulesinin en yakın sırdaşı hemen yanı başında yer alan 1536 tarihli Behzat Camii’dir. Sulu sokak civarında, çok kubbeli cami tipolojisinin örneği olan Takyeciler Camii ile iç tezyinatı ve cephesindeki kuş evi ile dikkate değer bir yapı olan Ulu Camii şehrin diğer önemli camilerini oluşturuyor. Yine Sulu sokak civarında bulunan, 1301 tarihli özgün minaresiyle Alaca Mescit ile Mahmut Paşa mahallesinde çarpıcı kalemişi süslemeleri haiz Mahmut Paşa camii ve Örtmelönü mahallesinde ahşap işçiliği ile hayranlık uyandıran Genç Mehmet Paşa camileri kültür-sanat  sevdalılarının asla atlamaması gereken Tokat camileridir.

En büyük şehir hanlarından biri: Taşhan

Ülkemizdeki en büyük şehir hanlarından biri olan Taşhan (1630) başta olmak üzere, deveciler Hanı, Suluhan, Paşa Han, günümüzde müze olarak hizmet eden arastalı bedesten, yazmacılar han gibi yapılar şehrin geçmişindeki ticari canlılığının kanıtıdır. Selçuklu veziri Pervane Bey’in yaptırdığı hamamdan başlayarak, değişik dönemlerde yapılmış halen ayakta olan 6 hamamıyla Tokat bir hamamlar başkentidir ve bu çerçevede oluşan hamam kültürünün günümüzde de diri olduğu nadir şehirlerden biridir. Tokat’a yolunuz düştüğünde bu hamamlardan birinde bir hamam sefası yapmadan dönmek olmaz.  20. yy. başında şehirdeki hamam sayısı bunun iki misli iken yazık ki son yüzyıl içinde yarısı ne yazık ki yok oldu.

Tokat vadiye parelel olarak, kademeler halinde tepelere doğru tırmanan tarihi mahalleleri, birbirinin güneşini ve manzarasını kesmeyen geleneksel evleri ile tipik bir Türk şehridir. Çoğunluğu 2-3 katlı,  bu evler genellikle,  payandalar, cumbalar, dikey dikdörtgen pencereler ve geniş saçaklarla karakterize olan kireç badanalı yalın cephelere sahiptir. İçlerine girildiğinde oldukça zengin bir ahşap işçiliği ve bazılarında kalem işi süslemelerle tezyin edilmişlerdir. Ülkemizde özellikle son 50-60 yıldır gemi azıya alan beton yapılaşma ne yazık ki Tokat’ı da etkiledi. Yine de Tokat birçok şehrimizle kıyaslandığında sivil mimarimizin günümüze kadar kısmen gelmeyi başardığı şanslı şehirlerden biridir. Halit Sokağı, Ali Paşa hamam sokağı, Bey Sokağı ve Bey hamam sokağı başta olmak üzere birçok sokakta geleneksel konut dokusunu görmek hala mümkündür.

Muhteşem tavan göbeğiyle dillere destan bir konak olan Latifoğlu konağı, Atatürk evi, Tokat kültür evi ve Yüksek Kahve gibi birkaç güzel örnek restore edilerek ziyarete açılmıştır. Tokat denince bir zamanlar şehrin hayatının ayrılmaz bir parçası olan bağ yaşamı ve bağ evlerini de unutmamak gerekir. Bu bağ evleri ortalama 5-10 dönüm arazi üzerinde hemen hepsinde bulunan havuzlar ve ekmek fırınından kebap ocağına kadar evin her ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlenmiş müştemilatları ile kır yaşamı bağlamında türlerinin en güzel ve detaylı örneklerini oluşturur. Günümüze ulaşmayı başaran birkaç örnekten biri olan Yoğurtçuoğlu bağ evi, havuzları, hamamı, komple fırın-ocak sistemine sahip işevi gibi tam tekmil müştemilat yapıları ile dikkate şayan bir bağ evidir. Kamulaştırılarak ziyarete açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ahşap sütunçeli balkonu ile günümüze ulaşan en güzel Mevlevihanelerden biri olan Tokat Mevlevihanesi ve müştemilatında yer alan Muslu Ağa konağı başta olmak üzere, Sümbül Baba zaviyesi, Ebu Şems hangahı, Horozoğlu zaviyesi, Şeyh Meknun zaviyesi, Halef Sultan zaviyesi, Ahi Muhyiddin Tekkesi gibi yapılar tasavvuf kültürünün şehre armağanıdır.

Müzeler yönünden zengin bir şehir

Müzeler yönünden de oldukça şanslı bir şehirdir Tokat.  Kültür bakanlığı bünyesindeki Arkeoloji ve etnoğrafya müzesi Cumhuriyet’in ilk müzelerinden biri olarak 1926’da Gökmedrese’de yerel tarihçi merhum Halis Cinlioğlu’nun gayretleriyle kurulmuş ve yakın geçmişte Sulu sokak’ta bulunan Bedesten’e taşınmıştı. Onun dışında Mevlevihane vakıf eserleri müzesi, Atatürk evi müzesi, Gazi Osman Paşa-Plevne müzesi, Latifoğlu konağı gibi müzelere sahip olan şehirde 2019 başlarında şehrin son 500 yıllık tarihine projeksiyon tutan şahane bir şehir müzesi kuruldu. Yine yakın geçmişte kamulaştırılarak restore edilen tarihi Yüksek Kahve‘nin üst katında kurulan demokrasi müzesi şehrin müzelerine eklenen son halka oldu.

Dağları, ormanları, yaylaları, nehir ve gölleri ile Tokat doğaseverler için de çevresinde el değmemiş eşsiz güzellikler sunuyor. Mimari eserler ve doğal güzellikler bir şehrin zahirini süsler. Ancak şehri şehir yapan asıl unsur insandır. Şehirle insan arasında karşılıklı bir inşa süreci devam edip gider. Bu süreçte temel dinamik muhabbetse ortaya çıkan şehir bir başka güzellik taşır. Bu anlamda Tokat insanını inşa eden asıl ruh Horasan erenlerinin nefesidir. Yesevi erenleri fethedilecek yerlere ordudan önce gelip yerli halkın gönüllerini fethederlerdi. Bu yöntem Orta Asya’dan Bosna’ya kadar her yerde uygulanmış bir gelenektir. Tokat’ta bu gelenekten nasibini Gıj gıj Baba, Alp Gazi, Sümbül Baba, Şeyh-i Şirvani, Hoca Behzat-ı veli, İshak-ı Zencani gibi isimler başta olmak üzere erenlerden almıştır. Şehrin en eski mezarlığının isminin Erenler olması şüphesiz bir tesadüf değildir. İşte bu erenlerin talimi altında yetişen Tokat insanı, yüzyıllar boyunca zengin coğrafyanın,  bereketli toprakların ve kervan yollarının kavşağında olan konumun verdiği nimetleri ustalıkla birleştirerek bu beldede eşsiz bir kültür üretmiş, farklı dinlere mensup komşularıyla barış ve huzur ortamı içinde yaşamıştır. Hz. Mevlana’nın deyimi ile iklimi mutedil olan Tokat’ın insanı da mutedil, barışçı, cömert ve misafirperverdir. İşte tam da bu yüzden Hazret’in buyurduğu gibi  ‘’Tokat’a gitmek gerek’’.

Aralarında yüzlerce kilometre olsa da Saraybosna’da, Prizren’de, Üsküp’te, Bursa’da, Harput’ta, Erzurum’da hemen hissedeceğiniz Türk yurtlarının ortak paydasını oluşturan o ruh,  o kültür ve medeniyetinin kurucu şehirlerinden biri olan Tokat’ta şükür ki belki biraz mahcup, ama bütün güzelliğiyle  yaşamaya devam ediyor. Fark edebilmek için biraz daha dikkatle bakmaya değer.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Adil
Mustafa Adil - 5 ay Önce

Kaleminize sağlık, ilk fırsatta Tokat eksiğimizi kapatırken yazınızdan bizzat istifade ederek gezeceğim bu kenti.

MURAT Mardini
MURAT Mardini - 5 ay Önce

Teşekkürler ben Tokat ikamet e eden biri olarak Mardin o de gelmemizi isterim. ...

Ali Osman Uz
Ali Osman Uz - 5 ay Önce

çok teşekkür ederim elinize sağlık güzel bir özet olmuş Tokat çok önemli bir şehir kıymeti blinmiyor

Hayatbu
Hayatbu - 5 ay Önce

Zile siz bir Tokat düşünülebilir mi.