Salih amel, haramın sosyal mesafesidir!

Teklifî hükümlerden biri olan haram; sözlükte "yasak, memnu" demek olup helâlin zıddıdır. Dinî terim olarak ise "Şâriin yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir ifade ve üslûpla yasakladığı fiil"dir. Mehmet Ali Tuğrul yazdı.

Salih amel, haramın sosyal mesafesidir!

Zarar verme olasılığı bulunan varlıklara karşı belirli bir mesafe koymak gerekir. Belki zarar veren bu varlığa karşı koyduğunuz mesafe ile anında o varlıktan uzaklaşmasanız da belirli zaman sonra nefsinizi terbiye ile birlikte de bu varlık artık hayatınızdaki varlığını siz bir daha gaflete düşene kadar kaybeder.

Malumunuz küresel çaplı bir sıkıntı yaşıyoruz. Öncesi salgın zamanla uluslararası kuruluşlar tarafından “pandemi” olarak nitelendirilen bu hastalık hayatımıza bir düzen vermenin de gerekli olduğunu bize gösterdi. Birtakım kurallar ve bu kurallara uyulmaması hâlinde karşı karşıya kalacağımız cezalar. Bu cezaları sadece nakit olarak nitelendirmek de pek doğru değil. Siz maskeyi takmazsanız hem belirli bir nakit cezası ile karşılaşıyorsunuz hem de hastalığa yakalanma riskiniz artıyor. O para ödenir ödenmesine ama hasta olduğumuz takdirde biz hayatımıza devam etsek dahi hastalığı bulaştırdığımız birinin vefatı ya da acı çekmesi sonucu eğer kalbimizdeki vicdan saflığını koruyorsa çekeceğimiz vicdan acısını tartışmaya bile gerek olmadığını düşünüyorum.

Bir diğer kural, sosyal mesafe. Sosyal mesafe ile amaçlanın insanla değil virüsle araya mesafe konulmak istediğini anlamak için Mars’tan gelmenize de gerek yok. “Virüsle araya mesafe koymak" dedik. Peki bu ifademizi ilk paragrafa uygun bir şekle dönüştürsek zararı olan bir varlık ile mesafeyi korumanın biyolojik olarak da önemine canlı şahitlik ediyoruz. Öyle derdim tek tek uygulanması gereken kuralları anlatmak değil sadece asıl konumuza girişi daha rahat anlaşılacak bir biçimde anlatmak için günümüz şartlarını baz almaktır.

Peki başka neye sosyal mesafe uygulanmalı?

İlk paragrafta da kısaca anlatmaya çalıştığımız gibi mesafeyi bize zarar verdiğini düşündüğümüz ya da zarar verme olasılığı verdiğimiz varlıklara karşı uygulamalıyız. Bu mesafeye ister sosyal mesafe ister başka bir isim koyun ama bu varlıklar ile aranıza o mesafeyi koyma konusunda çaba gösterin. Çabanızın karşılığını almak için de vazgeçmeyi düşünmeyin. Bu mesafe sağlık, teknoloji, din, spor, gibi farklı alanlarda gerek olabildiği gibi bu mesafenin uygulanabilirlik konusunda en geniş sahayı dinde bulduğunu görüyoruz. Ayrıca uygulanmadığı zaman karşılaşacağımız cezanın en caydırıcı olduğu alan da din kuşkusuz.

Dinî boyutta sosyal mesafe

Dinî boyutta sosyal mesafeyi ele alırken belirttiğimiz gibi bize zarar veren dinî olgulara karşı bu mesafenin uygulanması gerektiğini bilmeliyiz. Bu zarar veren olguların Allah rızasının kazanıldığı ameller olarak nitelendirmenin hiç de doğru olmadığını da bildiğimize göre bize dinî yaşantımızda zarar vereceklerin neler olduğunu kestirmek pek de zor değil. Mesela demek gerekirse “haram” bu zarar verici olgular kategorisinde yer almakta. Teklifî hükümlerden biri olan haram; sözlükte "yasak, memnu" demek olup helâlin zıddıdır. Dinî terim olarak ise "Şâriin yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir ifade ve üslûpla yasakladığı fiil"dir. Haramın tanımı bu şekilde. Tanımdan da harama karşı bir mesafe koymamız gerektiğini anlıyoruz. Bu mesafeyi herhangi bir uzunluk ölçüsü ile tanımlamak mümkün mü? Ne metre ne litre koymamız gereken mesafeyi belirtecek cinsten değil.

Peki bu mesafe nedir?

Virüsle yakın olursak hasta olacağımız için virüsten uzaklaşmamızı sağlayan bir sosyal mesafe uyguluyoruz. Anlaşılan o ki sosyal mesafeyi zarar verebilme durumunun zıttı şeklinde uyguluyoruz. O zaman haram durumun zıttı helale yakın olup haramdan uzak durmaktır. Fakat siz hem harama hem helale yakın olursanız harama yaklaştığınız için riske girdiğinizi bilmeniz gerekir. Ya da her iki duruma da uzak olursanız sosyal mesafeyi korumuş fakat maskeyi takmamış olursunuz ki Allah muhafaza buyursun yine risktesiniz. Demem o ki mesafe, zarar verecek olan şeyden uzak durup kendimizi riske atmayacağımız bir ortam oluşturmaktır.

Günümüzde bu mesafe ne kadar uygulanıyor?

Sâlih ameller; dinin yapılmasını emir veya tavsiye ettiği, iyi, doğru, faydalı ve sevap kazanmaya vesile olan işlerdir. Yani bir bakıma helal olanı yapmaktır. Helali yapmak olduğu gibi harama karşı uygulanan sosyal mesafedir de. Sâlih amelde bulunduğunuz zaman hem haramdan uzak duruyor hem de helale yaklaşıyorsunuz. Sâlih amelde bulunmak çok zor olmasa da hayat içinde karşılaştıklarımız bizi sâlih amelden uzaklaştırabiliyor. Mesela günlük yaşantınızda “yapmam” dediğiniz ya da yapmadığınız bir haramı internet aracılığı ile yapmak çok basit hâle geliyor ki işin içine nefsinizi zapt edemeyişiniz da dahil oluyorsa vay hâlinize!

Çevremizde bizi iyiye ve doğruya yönlendirecek birilerinin olmaması durumunda hele ki bir de sosyal mecralar aracılığı ile harama bir adım daha yaklaşıyoruz. Ki bu adım hayattaki bir adım kadar küçük de değil doğrusu.

En caydırıcı cezanın olması da yeri geliyor sizi çok etkilemiyor. Nefsinizin elinde tutsak olduğunuz zaman bu dünyada vücudunuzun dayanamadığı sıcakların misliyle fazlasının olduğu yer aklınızdan bir uçup gidiyor. Bunun için harama mesafeyi koyduktan sonra o mesafeyi korumanın da önemi çok büyük. Öyle ki siz “Bir gün sosyal mesafeyi uygularım bir gün uygulamam” derseniz kendinizi hasta görmeniz pek yüksek ihtimal taşıyor.

Etrafımıza baktığımızda virüse karşı sosyal mesafeyi uygulamayanlar olduğu gibi dinî boyutta da bu mesafeyi korumayanlar hatırı sayılır miktarda. Bunu düzeltmek de her Müslüman gibi bize bir vazife kılınmış bulunmakta. Herkes kendi evine faizin girmesini engellese hiçbir şekilde faiz kurumlarının çalışmayacağı gibi herkesin kendi çapında sırasıyla ailesi, çevresi ve tüm insanlığı dinî boyuttaki bu sosyal mesafeden haberdar etmektir.

Uzun lafın kısası insanlığı kurtaracak olan her manada mesafedir. Bu mesafe; iyiye, güzele ve doğruya uygulandığı sürece mutlu ve huzurlu olmayı beklemek akla ihanettir. Siz harama mesafe uygulamadan onca mazlumun dirilişini sağlayamazsınız. Bu sebeple ki Allah'tan duam; herkesin bu mesafeye uygulaması yönünde.

Hoşça kalın, dostça kalın!

Mehmet Ali TUĞRUL

Yayın Tarihi: 22 Ekim 2020 Perşembe 11:02 Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2020, 11:05
banner25
YORUM EKLE

banner26