banner17

M. Emin Saraç Hocaefendiden ilim yolcularına tavsiyeler

M. Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından çıkarılan İnşirâh dergisi, M. Emin Saraç Hocanın ilim talebelerine nasihatlerini derlemiş.

M. Emin Saraç Hocaefendiden ilim yolcularına tavsiyeler

Bazı insanlar vardır. Onları gördüğünüzde Allah’ı, Resûlünü ve İslâm’ın güzelliklerini hatırlarsınız. İşte Mehmet Emin Saraç Hoca Efendi de bu kıymetli insanlardandır. Hayatını ilme, okumaya ve okutmaya adamış, “Resûlullah Efendimiz” (sav) derken, gözleri ışıldayan, ihlaslı, samimi, gayretli değerli bir hocamızdır. Deyim yerindeyse ilim âşığıdır. Fatih Camii başta olmak üzere ders verdiği yerlere gitmek, hocamızın canına can katmaktadır. Derse gitme arzusu, hocamızdaki bütün yorgunlukları alıp götürür, onu dinçleştirir.

Talebelerine şefkatle muamele eden hocamız, onların manevi babasıdır. Bir baba çocuğu için ne isterse aynısını hatta daha fazlasını hocamız talebeleri için ister. Onlar için daima güzel olan şeyleri arzular, durumlarını öğrenir, varsa sıkıntılarını gidermeye çalışır. Hocamız aynı zamanda Osmanlı’dan gelen ilim geleneğinin de bir temsilcisidir. Bir asra yaklaşan hayatında (Allah sağlıklı uzun bir ömür nasip eylesin) bizler için eşsiz tecrübeler vardır. Biz de hocamızın; insanlarımız için hayati öneme sahip bu tecrübeleri burada siz değerli okuyucularımıza aktarmaya çalışacağız. Bu tavsiyelerin bazıları şöyle:

*Su ve hava nasıl bir ihtiyaçsa ilim de öyle bir ihtiyaçtır. Biri bedenin diğeri de ruhun gıdasıdır. Bu sebeple kendimizi ilimle donatmalıyız. Çünkü memleketimizin âlim insanlara büyük ihtiyacı vardır. İlme başlarken niyetimiz güzel olmalıdır.

*Hocamız, talebenin şu niyette olmasını tavsiye eder: “Ben; yarının rehberi, Allah’ın kitabı ve Resûlünün sünnetini öğretmek üzere peygamberlerin varisi olacağım.” Burada şunu da hatırlatmalıyız ki hocamız bu tavsiyesinde “Âlimler, peygamberlerin varisleridir”  hadis-i şerifine işaret eder.

*Duayı ihmal etmemeliyiz. Her gün elimizi açtığımızda “Ya Rabbi! Bize faydalı ilim nasip eyle. İlmimi ve anlayışımı artır.” şeklinde dua etmeliyiz. Çünkü Allah-u Teâlâ, Resûlullah Efendimiz’e (sav) “Rabbim! İlmimi artır, de.” âyetiyle ilim istemeyi emretmiştir. Hocamız Mısır’da talebeyken sınavlardan önce arkadaşlarına dua ettiğini söyler. Bilir ki hadis-i şerife göre bir mümin başka bir mümine gıyabında dua ettiğinde bir melek “Âmîn sana da.” diye karşılık verir. Meleklerin duasını alan hocamızın imtihanları da kolay geçerdi.

*İlim öğrenirken Resûlullah Efendimiz (sav)’in yolundan ayrılmamalıyız. Çünkü biz ilmi de hidayeti de Efendimiz (sav)’den öğreniyoruz. Hocamız bu durumu şöyle ifade eder: “Resûlullah Efendimiz (sav)’in açtığı yol bizler için hidayet, saadet ve selamet yoludur. Bir kimse bu yolu takip ettiği ve neticede bu yoldayken eceli geldiği takdirde ahiret âleminde öyle bir makama ulaşır ki onunla peygamberler arasında bir derece farkı kalır. Şehitlik makamı ile ahirete erişir. İşte sizler de böyle mübarek bir yola girmiş olursunuz. Sizler, evlerinizden çıktığınız zaman melekler kanatlarını ayaklarınızın altına seriyor. Bu yol, bizleri cennete [Sünen-i Tirmizî, hadis no. 2682. 2 Tâhâ sûresi (20) / 14. 3 Sünen-i Tirmizî, hadis no. 2646. 4 Fussilet sûresi (41)/ 30.] kavuşturacak en emin yoldur. Bu haberi bizlere bizzat Resûlullah Efendimiz (sav) müjdelemektedir: “Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse Allah-u Teâlâ ona cennete giden yolu kolaylaştırır.”

*Derslere düzenli devam etmeliyiz. Hocamız derste bir eşref saati olduğunu, bu saati yakalayanın ilminin bereketli olacağını bizlere hatırlatırdı. İstikamet üzere bir ömür sürmeliyiz. Bunun için de ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. İnsan istikamet üzere bulunduğu takdirde son anında melekler ona şu müjdeyi vereceklerdir: “Korkmayın, tasalanmayın. Size vaat edilen cennetle sevinin.”

*Hocamız, namaz ve tesbihle ilgili olarak şöyle tavsiyede bulunur: “Evvela beş vakit namazı düzenli olarak vaktinde kılmak tabii ki vazifemiz. Sabah namazını cemaatle kılmaya gayret göstermeliyiz. Akşam yatarken sabah namazına kalkmaya niyet edecek ve onun tedbirini alacağız.” Her gün Kur’ân-ı Kerim okumalıyız. Hocamız Mısır’da talebeyken evden fakülteye gidene kadar sırasıyla Yasin, Fetih ve Hucurat sûrelerini okur, Kâf sûresini okurken yol biterdi. Kur’ân-ı Kerim okumanın önemiyle ilgili olarak hocamız şöyle der: “Kendimizi, kalbimizi, Kur’ân-ı Kerim ile nurlandıracağız. Evlerimizi Kur’ân-ı Kerim’den mahrum bırakmayacağız. O Kur’ân-ı Kerim ki ruhtur ve nurdur. O sebeple Kur’ân-ı Kerim ile irtibatımız daima kuvvetli olacak. Onu okumadan geçirdiğimiz günlerimizi ziyanda bileceğiz.” “Devamlı surette hatim okuyacaksınız. Hatimlerinizin birisi biterse hemen yenisine başlayacaksınız.”

*Cebimizde bir Kur’ân-ı Kerim bulunmalıdır. Bu, hocamızın âdetidir. Hoca Efendi bu âdetinin nasıl başladığını şöyle anlatır: “Mısır’a gittiğim zaman bir de baktım ki orada insanların ellerinde birer Kur’ân-ı Kerim var. Ceplerine koyuyorlar. Ben de o günden sonra, Kur’ân-ı Kerim’i cebimden eksik etmedim. O tarihten beri cebimde Kur’ân-ı Kerim tutarım. Bunun bulunması benim için büyük bir nimettir. Zira nerede bulunsam, yalnız kaldığım zaman onu açar okurum.”

*Kur’ân-ı Kerim’in yanında hadis-i şerif de okumalıyız. Hocamız şöyle der: “Çok güzel, kısa hadis-i şerifler vardır. Onları güzelce seçip, zihnimizde, ezberimizde, lisanımızda bulundurmalıyız. Bunlar bizim sermayemiz olacaktır. Bilmeyenlerin arasında bulunduğumuz zaman bunları söylemeliyiz.”

*Evden abdestli çıkmalıyız. Vakitleri israf etmemeliyiz. Hocamız şöyle der: “Sizlerden cân u gönülden temennim odur ki kendinizi, kıymetli ömrünüzü heder etmeyin, israf etmeyin, okuyarak vaktinizi geçirin.” Güzel ameller işleyelim ki Allah’ın muhabbeti bizlere ihsan olsun. Hocamız şöyle der: “Resûlullah Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde buyururlar ki: Cenab-ı Hak bir kulunu sevdiği zaman Cebrail (as)’e şöyle buyurur: Ben falan kulumu sevdim sen de sev. O kimse ondan sonra, yeryüzünde insanlar tarafından sevilen bir kimse olur.” Allah için birbirimizi sevelim. Hocamız şu hadis-i şerifi sürekli hatırlatır: “Nerede dünyadayken benim namıma birbirlerini sevenler? Ben onları şimdi arşın gölgesinde istirahat ettireceğim.” Devamında hocamız şöyle der: “Biz birbirini Allah için sevenler olarak ahirette birbirimizi ararız ve ondan sonra da Cenab-ı Hak her birimizi bağışlar, hepimize aynı makamda ikram eder.”

*Yazımızı hocamızın şu duasıyla bitirmek istiyoruz: “Rabbim cümlemizin âkıbetini hayr eylesin. Bizleri hocalarımıza layık birer talebe, onların şefaatlerini hak edecek hayırlı nesiller eylesin. Hepimizi Peygamber Efendimiz (sav)’in şefâat-i uzmâsına layık ümmet eylesin.” Âmîn.

(Bu yazının hazırlanmasında Reyhan Dergisi, 2017/1, Sayı: 45’teki Mehmet Emin Saraç Hocamıza ait “Yarının Büyükleri Olacak Gençler” başlıklı yazı ile 2017/2, Sayı: 46’daki “Ümmet İnsanı Olmak” başlıklı yazıdan istifade edilmiştir.)

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 10:55
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ramazan MADEN
Ramazan MADEN - 3 ay Önce

Allah razı olsun hocamızdan. Hayırlı ve uzun bir ömrü olmuş Rabbim daha da arttırsın.

banner19

banner13

banner20