“İlk”ler içinde olsan da sabret!

"Kur’an-ı Kerim’de adı geçen nebilerden bir tanesi de İdris (Aleyhisselam) peygamberdir. Âdem’den (Aleyhisselam) sonra birçok ilkin sahibidir. Kalemle ilk yazı yazan, ilk kez astronomi ve hesap ilmine vakıf olan, tıp ilmini ve nebatların sırlarını öğrenen, ilk kez terazi kullanan ve demiri keşfederek aletler yapan, ilk kez iğne ile deri ve kumaşları birbirine tutturarak elbiseler diken kişidir." Elif Yardım yazdı.

“İlk”ler içinde olsan da sabret!

Kur’an-ı Kerim’de dört ayette İdris’den (Aleyhisselam) bahsedilmektedir. İlk ikisi peygamberliğini, doğruluğunu ve yüce bir mertebeye yükseltildiğini[1], diğer ikisi ise sabrını, kavuştuğu rahmeti ve iyiliğini açıklamaktadır.[2] Âdem ve Şit’ten (Aleyhisselam) sonra insanlar, gönderilen dini unutarak bozulmaya başladılar. İdris (Aleyhisselam), Kabil’in evladından bir topluluğa peygamber olarak gönderildi. Her türlü isyan, kötülük ve günahın işlendiği bu topluluğa, Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarını bildirdi. Allah’a kulluk etmeleri gerektiğini sabırla anlattı. Kavmi, ona her türlü sözlü ve fiili kötülükte bulunsa da, o kaçmayıp direndi ve sabredenlerden oldu. Bugün bizler de insanlara yaratılış amaçlarını açıklamalı, bu yoldaki sıkıntı ve zorluklara tahammül edip sabredenlerden olmalıyız. Hakk safında çıkılan yolda sabırla birlikte dua da çok önemlidir ki Yüce Mevla bize nasıl dua etmemiz gerektiğini de Kur’an-ı Kerim’de göstermiştir: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.”[3] Ayet-i Kerime’de de zikredildiği üzere, tam ortasında kalıp Rabb’imize sıkıca yapışmaya çalıştığımız bu kocaman kaosta en çok ihtiyacımız olan şeydir, sabır. Öyle bir sabır ki İdris (Aleyhis selam) sabrı...

İdris (Aleyhis selam), ümmeti için güzel bir sabır örneği olmuş, her şeye rağmen davasından vazgeçmemiştir. 165 yıllık yaşamında hak uğruna verdiği mücadelede kendisine sadece bin kişi iman etmiş. Buna rağmen o, “olmuyor” deyip nefsine bahaneler sunmamıştır.

Unutulmamalıdır ki dünya hayatında konu ne olursa olsun insanoğlu imtihandadır. Bu imtihanı verebilmek için bizde olması gerekenlerden biri de sabırdır. Mümin bir kula yakışan “Sabr-ı Cemil”dir. Kıyamete dek sürecek olan bu yolda kazanan olmak için tek şart: Hakk’ın safında sabırla yer alıp, bâtıla karşı dimdik ayakta durabilmektir. Şeytana uyarak azmış ve doğru yoldan sapmış yahut yine şeytanın şeytanlığını yapması sonucunda yaratıcısına şirk koşmuş her kavme, Allah’ın emir ve yasaklarını bildirmek ve onları doğru yola davet etmek üzere bir peygamber gönderilmiştir. Gönderilen nebilerin en önemli özelliklerinden biri; gönderildikleri toplumlara karşı sabırla mücadeleye devam etmeleridir.

İdris (Aleyhis selam), hak yolda birçok ilkin sahibi olsa da Kur’an-ı Kerim’de öncelikle sabrı ile örnek gösterilmiştir. Dolayısıyla bize düşen de birer ahir zaman genci olarak en büyük umudumuzun sabır, en güçlü silahımızın inancımız olmasıdır. Çünkü Mevla Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde sabredenleri müjdelemiştir.[4]

Çıktığımız bu yolda modellerimizi dikkatli seçmeliyiz. Ne uğruna yolda olduğumuzu, ne olduğumuzu ve bizden istenenin ne olduğunu asla unutmamalıyız. Her fırsatta, elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışmalıyız. Bizim için bu mücadelenin dahi müjdesi verilmiştir. Karşımıza gelen zorluklara tükenmişlik hissetmeden yahut “Yine mi cefa?” nazarıyla bakmaktan haya edip, “Rabb’im beni seviyor, dünyaya meyletmemem ve yolumdan sapmamam için beni türlü imtihanlarla ahirete hazırlıyor. Sabredeceğim ve kazananlardan olacağım!” tebessümü ile nazar edelim ve Mevla’mızın müjdelerine mazhar olalım. Resulullah’ın Ashabı bunu yapmıştı. Onlar da bir avuç gençti. Biz neden yapamayalım?

Elif Yardım

Dipnot:


[1] Meryem Suresi, 56-57

[2] Enbiya Suresi, 85-86

[3] Bakara Suresi, 250

[4] Hud Suresi, 11, Al-i İmran Suresi, 146, Bakara Suresi, 153

Yayın Tarihi: 22 Nisan 2022 Cuma 15:00 Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2022, 14:56
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26