Hicr Suresi bağlamında "dünyada dünyasızlık"

"Kur’an’ın insan için ilâhî vahiy oluşu, Allah’a iman ederek tâbi olan müminlere ve tüm insanlara ulaştırılmasını gerektirir. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim ayetlerinin her biri önce Peygamber Efendimize nazil olmuş öncelikle bir mümin olarak Efendimizin ameliyle tatbikleri gerçekleşmiştir." Hüma Dergisi'nden Akile Tekin yazdı.

Hicr Suresi bağlamında "dünyada dünyasızlık"

Bir nefeslik canın istekleri için bin bir çile çeken insanlarız. Dünya her birimiz için yaşamımızla sınırlı ve anlamlı olduğu hâlde, kendisinde olmayan anlamları yüklediğimiz dünyayla ruhumuzu da dolduruyoruz tıka basa. Öyleyse yeniden hatırlamaya ihtiyaç var ukbâyı… Hicr Suresi’nden hatırlamaya ne dersiniz?

Hicr Suresi’ni tanıyalım

Mekke’de indirilen surelerden olan Hicr Suresi doksan dokuz ayettir. Mushaf’ta on beşinci sırada yer alır. İsmini sekseninci ayette geçen ve Salih Peygamberin  gönderildiği Semud Kavmi’nin yaşadığı bölgenin merkezi olan şehrin ismi Hicr’den alır. Kendisi gibi “Elif-Lâm-Râ” harfleriyle başlayan diğer beş surenin (Yunus, Hud, Yusuf, Ra’d ve İbrahim Sureleri) bir özeti mahiyetindedir.1

İbni Abbas’tan , “Kur’an’ı parçalayanlara da...”2 ayetini açıklamak üzere: “Onlar Ehl-i Kitap’tır yani Yahudi ve Hristiyanlar. Bunlar onu parçalara bölerek bazı kısımlarına inandılar bazı kısımlarına inanmadılar.” rivayeti nakledilmiştir.3 Surede ahiret vurgusu, tabiat hadiselerinden çeşitli peygamber kıssalarına, gayba ilişkin hadiselerden Efendimize  ulaşan geniş bir yelpazede öne çıkarılmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de Hicr Suresi bağlamında peygamberimize doğrudan hitap eden ayetlerin anlaşıması

Kur’an’ın insan için ilâhî vahiy oluşu, Allah’a iman ederek tâbi olan müminlere ve tüm insanlara ulaştırılmasını gerektirir. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim ayetlerinin her biri önce Peygamber Efendimize  nazil olmuş öncelikle bir mümin olarak Efendimizin  ameliyle tatbikleri gerçekleşmiştir. İman ve amel yönünden bir beşer olan peygamberin en güzel örnekliğiyle desteklenerek aktarılan her bir vahiy, zaman, mekân, dil, hitap ve bağlam yönünden Efendimizle  doğrudan ya da dolaylı olarak alakalıdır. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz Efendimize  doğrudan “Sen…”, “Resulüm…”, “De ki…” gibi hem yakınlık hem de tek muhatapmışçasına ifadelerle taltif edici ya da uyarıcı bazı hitaplarda bulunmuştur. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de “Peygamberimize mahsus hitaplar ve hükümler” bulunduğunu gösterdiği gibi Peygamberimizin  şahsında tarih, zaman, mekân, ortam, dil birlikteliği bulunmasa bile tüm müminlerin Ayet-i Kerimelerin muhatabı olduğu gerçeğini de ortaya çıkarır. Zira gerek vahiy dili olarak Arapçada gerek Türkçede gerek diğer pek çok dilde, bir şahıs örnekliğinde bir hikmeti, hükmü aktarmak ya da topluluğa önderi özelinde taltif ve tehditte bulunmak yaygın şekilde kullanılan bir üsluptur. Bu üslup gereği kendisine doğrudan hitap edilen Efendimizin , Peygamber olma yükümlülüğünün sonucu olarak diğer kullar için teşvik ve tavsiye sayılan, fıkhen farz hükmünde sayılmayan nafile olarak görülen bazı ayetleri vacip/zorunlu-farz olarak uygulaması ya da müminlere uyarı, ikaz mahiyetindeki bir ayetin kendisine doğrudan yasak olarak emredilmesi söz konusudur. İkinci kategorideki ayetler âlimler tarafından genellikle Efendimize  “Îtâb/ikaz-uyarı” olarak değerlendirilse de çoğunlukla Efendimizin  bizzat işlemediği, yapmadığı eylemlerden, Efendimiz vesilesiyle müminler nehyedilmiştir. Bu sebeple îtâb ayetlerinin mahiyeti, miktarı ve hükümleri konusunda görüş birliğine varılamamıştır.

Mekke’nin dördüncü ve beşinci yıllarında 51.sure olarak nazil olduğu nakledilen Hicr Suresi’nin 88. ayetinde Rabbimiz Peygamberimize, “Sakın (o kâfirlerden) birtakımlarını faydalandırdığımız şeylere (servete vesaireye) iki gözünü dikip uzatma. Onların karşısında tasalanma. Müminler için de (şefkat) kanadını indir.”4 buyurmaktadır. Bu ayet özelinde düşünüldüğünde Peygamberimizin  ve mensubu olduğu kabilesinin boykot edildiği dördüncü ve beşinci yıllarda Efendimizin kâfir müşriklerin güç, mal, makam ve imkânlarına en ufak bir meylinin ve bunlarla alakalı üzüntüsünün yasaklanması oldukça dikkat çekicidir. Zira bulunduğu hâlin insanî ve doğal bir refleksi hatta gereği olarak bu tutumun açığa çıkması ihtimali ayetle ortadan kaldırılmıştır.

Mânâsı açısından Hicr Suresi 88. ayet-i kerime

Ayetin nüzul sebebi olarak tefsir kaynaklarında nakledilen rivayetlerden ilki Kurayza ve Nadir Yahudileri’ne çeşitli elbise, koku, mücevherat ve eşyalarla yüklü yedi kervanın gelmesi üzerine Müslümanlar, “Şayet bu mallar bizim olsaydı, biz bununla güç ve kuvvet kazanır, bunları Allah yolunda infak ederdik.” demişler, Allah Teâlâ’nın ise onlara -âdeta- “Andolsun ki Ben size yedi ayet verdim. Bunlar, bu yedi kafileden muhakkak ve muhakkak daha hayırlıdırlar.” buyurmuş ve 87.ayetle birlikte 88. ayeti de indirmiştir.5 Bir diğer rivayete göre ayet Peygamberimizin  Medine’deki Yahudilerden borç istemesi üzerine nazil olmuştur.6 Bir başka rivayette Efendimizin Benî Müstalik’in besili hayvanlarına baktığı, ancak elbisesini hemen yüzüne ve başına çekerek bu ayeti okuduğu nakledilmiştir.7 Ayet-i Kerimenin nüzul sebebi olarak nakledilen bu rivayetler çoğunlukla Medine dönemiyle ilgilidir. Bu durum ilk bakışta ayetin öncesindeki ayetle birleşik olarak Medine’de nazil olduğunu düşündürse de âlimler tarafından çoğunlukla gerek 87 gerek 88. ayetlerin Mekkî olduğu kanaatinde uzlaşılmıştır. Bu durumda nüzul rivayetleri 88. ayetin Medine’deki yansımalarını tasvir etmektedir.

Hicr Suresi 87. ayette Rabbimiz, “Andolsun ki Biz Sana (namazın her rekâtında) tekrarlanan yedi (Ayet-i Kerime)yi ve şu büyük Kur’an’ı verdik.”8 buyurmuş, peşinden ise 88. ayette dünyaya ve içindekilere göz dikmeme, onlar sebebiyle üzülmeme ve onlara sahip olanlara gönül düşürmemeyi emretmiştir.  Bu sebeple Ebu Bekir’in  “Kime Kur’an verilir de o da başkasına verilmiş olan dünyalığı kendisine verilmiş olan Kur’an’dan daha üstün görürse büyük olanı küçültmüş; küçük olanı da gözünde büyütmüş olur.” dediği naklolunmuştur.9

88. ayette “gözü dikmek”le kastedilen hakikî manasıyla bir organ olarak gözü dünyevî şeylere dikmenin ya da manevî olarak gönlü dünyaya mıhlayarak meşgul etmenin yasaklanmasıdır. Bu ifadeyle Efendimize  doğrudan emredilenin ise kâfirler gibi dünyaya ve müminlere bakışın yasaklanması, kendi göz-gönül standardını müminlere göre onları önceleyerek belirlemesi olduğu ifade edilmiştir.10 Bu ifadenin bir benzeri de Mekkî bir sure olan Taha Suresi’nin 131. ayetinde zikrolunur. Bu durum ayetin Mekke’de nazil oluşunu destekler. Ayetin devamında zikrolunan “kanadını indir” ifadesi yumuşaklık, şefkat ve tevazudan bir kinayedir ve müminlere karşı tevazudaki son noktaya işarettir. Bu ifade de İsra Suresi 24, Şuara Suresi 215. ayetlerde zikrolunmakta, Maide Suresi 54. ayette ise manası daha açık şekilde farklı ifadelerle teyit olunmaktadır.

Ayetin Peygamber Efendimiz  için manasının, “Sen, hiçbir zaman böyle yapmazsın!” şeklinde olduğu, bu ifadelerin ise müminler için ikaz ihtiva ettiği belirtilmiştir. Yine ayetin zahirinden ve âdeta dünyada ukbâyı yaşayan Efendimizin  hayatından, fakirliğin zenginliğe tercih edilmesinin daha ihtiyatlı bir yol olduğu anlaşılmıştır. Bir başka açıdan ise ayetten dünyaya karşı gönlü fakir bırakarak tüm dikkatin müminlere, onların yetiştirilmesine teksif edilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.11

Dünyada, dünyasız

Ayetin tefsirindeki bakış açılarının ortak noktası, gönlü Allah Teâlâ dışındakilerden korumaktır. Öyleyse Hüdayî’nin deyişi dua olsun bizlere:

“Ne dünyada ne ukbâda

Gönül bir özge sevdada

Dem-â-dem fikr-i Mevla’da

Gönül, eğlenmez eğlenmez…”

Akile Tekin

Hüma Dergisi, Sayı:17

Kaynakça:

1 Emin Işık, “Hicr Suresi”, TDV İslâm Ansiklopedisi

2 Hicr Suresi, 91

3 Buharî, “Tefsir”, Hicr 4, “Menâkibu’l Ensar”, 52

4 Hasan Basri Çantay, Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, 15. Baskı, İstanbul, Elif Ofset, 1410/1990, c. 2, s. 483

5 Zemahşeri, Razî Tefsirleri

6 İbni Kesir, Begavî, Taberî, Hazin, Derveze Tefsirleri

7 Razi Tefsiri

8 Çantay, a.g.e.

9 Taberî, Razî Tefsirleri

10 Maturidi Tefsiri

Yayın Tarihi: 12 Ekim 2022 Çarşamba 12:00 Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2022, 13:57
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih&Fatih
Fatih&Fatih - 2 ay Önce

Kalemine ve yüreğine sağlık,

banner19

banner36