Dürtü tatmini yahut değer odaklı bir yaşam; hangisi?

"Netice, dürtü odaklı yaşam, davranış repertuarını daraltıp zihinsel kalabalığı arttırıyor. Bu zihinsel kalabalık içinde tükenen enerjimiz yaşamımızı fakirleştiriyor. Değer odaklı yaşam ise zihinsel kalabalığı azaltırken enerjimizi daha anlamlı işlere vermemizi sağlıyor. Böylelikle yaşam daha zengin bir hâl alıyor. Bunun için önce: “Bir insan ömrünü neye vermeli?” diye düşünmeli." Rümeysa Meşe yazdı.

Dürtü tatmini yahut değer odaklı bir yaşam; hangisi?

80 yaşında olduğunuzu hayal edin. Torunlarınıza nasıl bir hayat geçirdiğinizi anlatmak isterdiniz? Dürtü tatmini odaklı bir yaşamı mı yoksa değer odaklı bir yaşamı mı? Torunlarınız hangisini dinlerken keyif alacaktır?

Torunlarınıza zor da olsa mücadeleyi bırakmadığınız, değerleriniz doğrultusunda yaşadığınız, kimi zaman düştüğünüz ama düştüğünüz yerde kalmadığınız, anlatmaya değer tecrübelerle dolu bir hayatı mı anlamak isterdiniz? Yoksa tüketirken tükendiğiniz, sürekli alışveriş, sosyal medya kullanımı, fazla yemek yeme gibi bir amaca yönelik olmayan sadece can sıkıntısını bir süreliğine dindirip sonra daha fazla can sıkıntısına sebep olan dürtüsel davranışlarla geçen bir hayatı mı anlatmak isterdiniz? İkincisi kulağa daha hoş geliyor sanki ama akıl hâlâ merakta: Biraz daha açar mısınız lütfen?

Dürtüler

Duyguların belli bir şekilde davranmak için uyandırdığı ani isteğe dürtü diyoruz. Öfkeliyken bağırmak, üzgünken ağlamak, korkmuşken kaçıp saklanmak gibi dürtülerimiz olduğu gibi yeme, içme, uyuma gibi dürtülerimiz de vardır. Bunların yanı sıra bir de rahatsız edici duyguları kontrol etmek için hissettiğimiz kuvvetli dürtüler var. Örneğin kızdığımızda bağırıp çağırma dürtüsü, suçluluk hissettiğimizde özür dileme dürtüsü, kaygılı hissettiğimizde tavsiye isteme dürtüsü, üzgün hissettiğimizde ağlama dürtüsü, sıkıntılı hissettiğimizde çalışmayı bırakıp çikolata almaya gitme, alışveriş yapma, sosyal medyada vakit geçirme dürtüsü hissedebiliriz.

Dürtü hissinin doyurulması zaman zaman işlevsel olabileceği gibi hayatımızın temeline yayıldığında onu daraltan bir hâl almaya başlar. Dürtü doyurmada sadeleşmediğimiz sürece yaşamımız tükenirken tatmin olmama hissimiz daha da artıyor. “Evet evet bende de böyle oluyor. Peki, yok mu bunun bir hâl çaresi?” derseniz: Hissettiğimiz dürtü ne olursa olsun ilk adım o dürtüyü fark etmek, ikinci adım ise değerlerimize başvurmaktır. Değerlere başvurmak ifadesi garip geldiyse bunu şu sorular ile özetleyebiliriz:

• Bu dürtüme göre hareket etmek, istediğim insan olmamda bana yardımcı olacak mı?

• Bunun, hayatımı istediğim doğrultuda götürmeme bir yardımı olacak mı?

Eğer cevabımız evet ise bu dürtünün bize rehberlik etmesine ve bizi harekete geçirmesine izin verebiliriz. Hayır ise o zaman değerlerimize daha uyumlu şekilde harekete geçmemiz akıllıca olacaktır.

Değerler

Değerler nasıl olmak istediğimiz, hayatımızda neyi temsil etmek istediğimiz, çevremizdeki dünyayla nasıl bir ilişki kurmak istediğimiz gibi kalbimizdeki en derin arzularımızdır. Hayatımızda bir pusula görevi görürler. Bize yönümüzü gösterir, zaman zaman kaybettiğimizde yeniden bulmamızı sağlarlar. Hayatımızı değerler doğrultusunda yaşadığımızda hem bir canlılık ve neşe hissine sahip oluruz hem de zorluklar yaşadığımızda bile hayatın anlamlı olduğunu deneyimleyebiliriz.

Burada değerler ve hedefler arasındaki ayrıma dikkat çekmek yerinde olacaktır. Değerler ilerlemeyi arzuladığımız, hiç bitmeyen bir istikamet iken hedefler ulaşmayı arzuladığımız, ulaştığımızda işi biten neticelerdir. Her hedef ona ulaşıldığında “Ee şimdi?” hissini yaşatır insana: “Varoluşsal boşluk.” İşte değerler tam da burada devreye girer: “Hayır, bitmedi daha yeni başlıyoruz.”

Değer odaklı yaşamak, bitmeyen bir iştir ve değerlerimize odaklanmak sıkı çalışmamızın zahmete değer olduğu hissini uyandırır. Değer odaklı hayat yaşayan bir insan, kararsızlığın getirdiği zihinsel kalabalığın içinde kaybolmaktan ve enerji israfından kurtulur ve değerlerle zenginleşmiş bir hayat yaşamaya başlar. Zahmetleri olsa da “rahmetli” bir hayat.

Değerleri Keşfetmek

Ömür sermayesi pek azdır, lüzumlu işler pek çoktur.[1] Bu az sermayeyi israf etmeden nasıl kullanacağımız, enerjimizi tasarruflu kullanarak onunla nasıl zengin, anlamlı bir hayat geçireceğimiz noktasında değerlerimizi keşfetmek, pusulamızı belirlemek faydalı olacaktır. Aşağıda değerlerinizi keşfetmeye yardımcı bazı sorular göreceksiniz. Ne dersiniz verdiğiniz cevaplar belki 80 yaşında torunlarınıza anlatacağınız hikâyenizin zenginleşmesine katkı sağlarlar?

Hayata Dair Değerler Anketi

Değer Alanı: Aile, Evlilik ve Diğer Yakın İlişkiler

1. Nasıl bir kardeş, evlat, anne-baba, eş olmayı istiyorsunuz?

2. Bu ilişkilere hangi kişisel özelliklerle katkıda bulunmak istiyorsunuz?

3. Evlilik bünyesinde ne tür kişisel özelliklerinizi geliştirmek istiyorsunuz?

4. Eğer bu ilişkilerinizde “ideal siz” olabilseniz nasıl davranırdınız?

5. Akrabalarınız, aileniz ve eşinizle sürekli şekilde ne tür faaliyetleri yapmak istiyorsunuz?

6. Ne tür ilişkiler kurmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Eğitim ve Kişisel Gelişim

  1. Öğretim ve eğitimle ilgili neye değer veriyorsunuz?
  2. Ne tür yeni beceriler-bilgiler edinmek istiyorsunuz?
  3. Hangi alanda daha fazla eğitim almak size cazip geliyor?
  4. Nasıl bir öğrenci olmak istiyorsunuz?
  5. Derslerinize-çalışmalarınıza hangi kişisel özellikler ile katkıda bulunmak istiyorsunuz?
  6. Diğer öğrencilerle ne tür ilişkiler kurmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Eğlence ve Boş Zaman Faaliyetleri

1. Hangi hobi, spor veya boş zaman faaliyetlerine katılmak istiyorsunuz?

2. Düzenli olarak, ne şekilde rahatlamak ve yorgunluğunuzu atmak istiyorsunuz?

3. Düzenli olarak ne şekilde eğlenmek istiyorsunuz?

4. Nasıl yaratıcı olmak istiyorsunuz?

5. Ne tür yeni aktiviteler denemek istiyorsunuz?

6. Hangi eksik aktivitelere yeniden başlamak ya da bunları daha sık yapmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Maneviyat

1. Hayatın bu alanında sizin için önemli olan nedir?

2. Süreklilik arz eden bir şekilde, hangi manevî aktivitelerde bulunmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Toplum Hayatı

1. Toplum hayatına ne şekilde katkıda bulunmak istiyorsunuz? (Örneğin gönüllü işler yaparak, geri dönüşüme katkı yaparak veya yaşlı komşularınıza yardım ederek.)

2. Hangi hayır kurumunu ya da siyasi partiyi desteklemek ya da bu kuruluşlarda etkin olarak çalışmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Çevre ve Doğa

1. Doğanın hangi yönleri ile bağ kurmak istiyorsunuz?

2. Ne tür çevrelerde daha çok zaman geçirmek istiyorsunuz?

3. Doğada, iş yerinde ve evinizde; çevrenize nasıl bakmak veya katkıda bulunmak, çevreyi nasıl değiştirmek istiyorsunuz?

4. Evinizde veya iş yerinizde çevreyi yaratıcı, yardımcı ya da hoşa gidecek şekilde hangi faaliyetlerde bulunmak istiyorsunuz?

Değer Alanı: Sağlık ve Beden

1. Bedeninize nasıl bakmak istiyorsunuz?

2. Bedensel sağlığınızı ne şekilde geliştirmek istiyorsunuz?

3. Süreklilik arz edecek şekilde, bedeninize odaklanma ve bedeninize iyi bakma amaçlı hangi faaliyetleri yapmak istiyorsunuz?

4. Uyku, beslenme, egzersiz, sigara ve alkol açısından sağlığınıza nasıl dikkat etmek istiyorsunuz?[2]

Netice, dürtü odaklı yaşam, davranış repertuarını daraltıp zihinsel kalabalığı arttırıyor. Bu zihinsel kalabalık içinde tükenen enerjimiz yaşamımızı fakirleştiriyor. Değer odaklı yaşam ise zihinsel kalabalığı azaltırken enerjimizi daha anlamlı işlere vermemizi sağlıyor. Böylelikle yaşam daha zengin bir hâl alıyor. Bunun için önce: “Bir insan ömrünü neye vermeli?” diye düşünmeli.

Rümeysa Meşe

Dipnot:

[1] “Şualar” Bediüzzaman Said Nursi (1936-1949)

[2] “Mutluluk Tuzağı” Russ Harris (2020) adlı eserden faydalanılarak hazırlanmıştır.

Yayın Tarihi: 29 Mayıs 2021 Cumartesi 14:30
banner25
YORUM EKLE

banner26