Bağ kuramama yahut bağların bağlamı

"İnsan için niçin var edici düşüncesi bu kadar önemlidir? Çünkü insanın ilk, en değerli ve yegâne bağı, Allah’la, O’nun var etmesiyle kurulmuştur." Aişe Ümame yazdı.

Bağ kuramama yahut bağların bağlamı

Bebek için somut manada bağlanmanın anne ile başladığı söylenirken çocuk ve yetişkin için bu duygudan söz edebilme çetrefilliği, bağımlılık ve bağımsızlık olarak tarif edebilecek iki uç noktadan kaynaklanır. Akışı doğal seyredecek bir hayatta insan için bağlar niçin önemlidir ya da insanda sonradan oluşan bu bağ çilesi nedendir?

Bağ ve türemişleri

Batılı bilimsel yaklaşımlar incelendiğinde henüz kanıtlanamadığı belirtilen teorilere göre bebeğin anneye bağlanması doğumundan çok önce başlar. Bu bağlanmada somuttan öte soyut bir manadan söz edebilmek mümkündür. Kur’an’ın bireyin yaratılışına1 dair anlatılarına uygun bu hakikat, insanda somuttan önce soyutun kodlandığının belki de somut bağlanmanın aslında soyut bağlanmayı gerçekleştirebilme amacıyla oluşunun kanıtıdır. Diğer bir ifadeyle ve tabiri caizse insanın hamurunda mananın maddeden önce geldiği, maddenin de mana için oluşu, insanın varoluşunda bağlanma duygusuyla kendini gösterir.

Somut bağlanma yetileri ve duygusuyla anneye bağlı olan çocuk, bir şeyleri becerebildikçe bedenen bağımsızlaşmaya başlar. Bu aşamada somuttan kopmanın ilk adı olan bağımsızlığın soyut karşıtı olan duygu, yeterince gelişemezse bağımlılık ortaya çıkar. Bu durumda birey, temel ihtiyaçlarını gideren, zahiren kendine yetiyormuş gibi görünen, ancak çoğunlukla kaygılı, depresif veya etrafındakilere güvenmekten ve bağlanmaktan kaçınan vurdumduymaz bir karaktere bürünür. Bunun sonucunda ya kendini her şeye sahip ve kontrol edebilir zanneder ya da hiçbir şeyi olmayan, olsa bile kıymet bilmeyen veya “o olmazsa ben olmam”cı bir ruh hâline sahip olur. Annesine küstüğü için evi terk eden çocuk kadar oyuncağıyla dolaşan bir ergen de ailesine isyanını gösterebilmek için aykırılıklarını zevke dönüştüren de kişilikten her tür bağın yıkılmasını özgürlük olarak gören de bu niteliklerin farklı ve somut birer göstergesidir.

Asıl dikkat çekici olan olgunluk yaşına ulaşmış ancak zihnen ve ruhen bağ problemlerini çözememiş bireydir. Efendimizin  türlü zorluklarla yaşadığı bir ömrün mihenk taşı olan kırkıncı yaşına ulaştığında peygamber olmak gibi ulvî bir görev ile vazifelendirildiği düşünülürse, “koca çocuk” adıyla sevimlileştirilen ve toplumda çoğunluğu oluşturduğu bilim çevrelerince söylenen bu tip bireyler için bağ tanımının yeniden yapılması elzemdir. Zira insan için bir bağdan söz edilecekse söze önce Rabb’den başlanmalı değil midir?

İnsanın bağlamı ve bağları

Var edilişinin mahiyetini ve sebebini düşünen insan için var edicinin varlığı doğal olarak ortaya çıkar. Zira olmayan bir nesneden bir şey üretmek, insan için mümkün değildir, ütopyadır. Allah için ise yoktan var etmek son derece kolaydır ve zatına mahsustur. Peki, insan için niçin var edici düşüncesi bu kadar önemlidir? Çünkü insanın ilk, en değerli ve yegâne bağı, Allah’la, O’nun var etmesiyle kurulmuştur.

Allah Teâlâ, insanı var ederek önce kendisine bağlamış ve başta var oluşuna bir vesile kıldığı ailesini ve daha nice birçok duygusal bağı halk etmiştir. Bu bağların birer ihtiyaç olarak yaratılması, bağlarla olan imtihanın başlangıcını teşkil eder ve bu bağlarla yaşanan her bir problem kula Rabbine bağlılığını niyet, fikir, eylemde daimî olarak gösterebilmesi için çözdürülmek istenir. Bu bir seyirdir ve aslında kişiden kişiye değişmekle birlikte olgunluk yaşına kadar çözümlenmesi devam eder. “Kırk yaşa kadar” olarak belirlenen bu seyrin özellikle bu yaşla sınırlandırılmasının hikmeti hem ayetten mülhemdir hem de nübüvvet vazifesi yaşının Müslümandaki yansıması, karşılığıdır. İlgili ayette Allah şöyle buyurur: “Biz insana ana ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Anası onu zahmetle (karnında) taşıdı. Onu zahmetle de doğurdu. Onun bu taşınması ile sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır. Nihayet o, yiğitlik çağına erdiği, (hele) kırk(ıncı) yıl(ın)a ulaş(ıp da tam kemâline vardığı zaman (şöyle) demiştir: ‘Ey Rabbim, gerek beni gerek ana ve babamı nimetlendirdiğine şükretmemi, Senin razı olacağın iyi amel (ve hareket)de bulunmamı bana ilham et. Zürriyetim hakkında da benim için salah nasip et. Şüphesiz ben Sana döndüm. Şüphesiz ben (Sana) teslim olanlardanım.’”2

Bağlanmalı

Bu ayete göre tükenmeden bir noktada durup başını ellerinin arasına alıp düşünebilme yaşına, daha klasik bir söyleyişle idrake, şuura, hikmete kavuşabilme aşamasına erişen insanın hakiki bağına kavuşabilmek adına yapabilecekleri çeşitlidir. Bu noktada kulun en güzel davranışları, Allah’ın çağrısına gönül kulağını dayayıp emri baş üstüne alarak gönül hoşluğuyla itaat, içten dua, samimi şükür, Allah’ın rızasını umma ve buna uygun davranabilme tutkusu, hikmet ve hissi kable’l-vuku/öngörü arzusu, hayırlı nefis ile hayırlı nesil ümitli niyazı ve nihaî olarak da Allah’a güvenin en zirve göstergesi olan teslimiyettir.

İnsandan beklenen Allah’a bağlı bir gönülle, Allah’ın seçerek fizikî bağ kurduğu aileyle ve Allah sebebiyle kişinin tercihen bağ kurduğu diğerleriyle aşırılığa düşmeden yaşayış, Allah için kalbî ve fiilî, daimî eylem üzereliktir. Bağ kurmanın önemi de bağ probleminin sebebi de kişinin kulluk bağlamından uzaklaşıp rotasını kaybetmesi, Rabbiyle bağının zayıflaması ve kopmasının sonucunda ortaya çıkar. Öyleyse bir şeylere bağlanılacaksa da onlardan bağımsızlaşılacaksa da Allah’tan dolayı olmalı! Ve en güzeli, kendini Allah’a teslim eden bir kul olabilip o vasfa sahip insanın sıkı sıkı tutunduğu sapasağlam kulpa tutunmalı,3 bağlanmalı…

Aişe Ümame

Dipnot:

1 Çeşitli açılardan insanın yaratılışı hakkında bazı örnekler için bkz: Tin Suresi, 4; İnsan Suresi, 1-2; Nuh Suresi, 14; Hicr Suresi, 26-29; Müminun, 12-14; Hacc Suresi, 5

2 Hasan Basri Çantay, Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim, Elif Ofset, 15. Baskı, c. 3, s. 923- 924 İstanbul 1990

3 “Kim nefsini (bilkülliyye) Allah’a, O’nu görür gibi teslim ederse muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmış olur. (Bütün) işlerin sonu ancak Allah’a (dayanır).” Lokman Suresi, 22, Hasan Basri Çantay, a.g.e., c. 2, s.731

Yayın Tarihi: 04 Kasım 2021 Perşembe 09:00
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Demirkaya
Ali Demirkaya - 7 ay Önce

Alak suresindeki "alak" da bağ olarak okunmalı

banner19

banner26