banner17

Allah kalbimize neden bakar, kimi arar orada?

Hz.Peygamber s.a.s Efendimiz, ‘Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.’ buyurur bir hadis-i şerifte. Kalplerimizde ne görmek ister Allah, neden bakar kalbimize?

Allah kalbimize neden bakar, kimi arar orada?

Hz. Peygamber (sas) Efendimiz "Allah (c.c) sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." buyurur bir hadis-i şerifte. Kalplerimizde ne görmek ister Allah (c.c), neden bakar kalbimize? Büyükler kalbin ilâhi tecelligâh olduklarını söylerler. Allah'ın (c.c) burada tecelli ettiği yerde nazar kıldığı nedir, kime intizar eder Allah. Görmek istediği bizim kalbimiz mi, yoksa kendi aksi midir? İkisini de kabul edebiliriz.

İkincisini kabul edersek, Allah'ın kalplerde yalnız kendisini görmek istediğini anlarız. Kendisinden başka her şeyden temizlenmiş, saf ve duru bir su gibi, vechini aksettiren bir kalp istediği sonucuna ulaşırız. Peki bulanık nehirler coğrafyası kalbimizi nasıl durultacağız, bu mümkün mü?.. Bu mülahazada yine büyüklerden destek alarak yürürsek, kalpleri saflaştırmanın imkânı üzerine tek bir reçete verdiklerini, o reçetede ise yalnızca bir ismin yazılı olduğunu göreceğiz, Muhammed Mustafa (sas) Efendimiz.

Allah'ın (c.c) esmasının hepsinin birden tecelligâhı ve hâmili olduğunu Cenâb-ı İbn'ül Arabî, "Allah'ın üçbin esmâsını müşahede ettim, hepsinin gölgesinde Cenâb-ı Peygamber (sas) Efendimiz vardı." sözüyle bildirir. Bu durum Seyyid-i Kâinât Efendimiz'in Allah'ı gösteren mir'at olduğunu tescil eder. Hz. Sezâyi-i Gülşenî'nin bir nutk-u şerifinde işaret ettiği gibi "dost vechini gösterir / mir'at-ı mücellâden". Dost Allah, mir'at-ı mücellâ ise Hz.Fahr-i Kâinat Efendimiz'dir.

Kalbe muhkem bir şekilde yerleşen Hz.Peygamber, Allah'ın kendini seyrettiği ayna olur. Burada "Ben gizli hazine idim, bilinmekliği murad ettim ve mahlukatı yarattım" hadis-i kudsisini hatırlayabiliriz. Hadiste geçen mahlukattan maksad Muhammedî nurdur. Her şeyin mayası, aslı, esası o nurdandır. Mahlukat o nurdan halkolunmuştur. Kişinin Allah'a yakınlığı da bu nura, özüne, Hz. Muhammed Mustafa'ya (sas) yakın olmakla mümkün olur.

Rahman'ın rahmet nazarından nasipsiz kalbin sahibi

Gönül sultanı, kalbe yerleştiği zaman kendinden gayrısının ismini ve resmini ve varlığını siler. Artık o kalpte yalnızca Allah vardır. Peygamber Efendimiz (sas) tarafından ilim şehrinin kapısı olarak nitelenen Hayder-i Kerrâr Cenâb-ı Ali Efendimiz'in şu tavrı, bu gayrıdan geçmişliğin en güzel misâlidir. Hz. Ali Efendimiz (r.a) yanında Kamber'iyle yürürler iken, bir dilenci "şey'en lillah yâ Ali" diyerek bir şey ister. Hz.İmam (r.a), Kanber'den dilenciye hurma vermesini ister. Kanber hurmaların çuvalda olduğunu söyleyince, Cenâb-ı Ali, "çuvalla birlikte ver" buyurur. Kanber çuvalın devede yüklü olduğunu söyleyince Allah'ın arslanı, deveyi vermesini söyler. Kanber belki kendisini de dilenciye verir diye, devenin ipini elinden fırlatır.

En başa dönersek, Allah müminlerin kalbine bakar. Kişinin içini tenvir eden, dışını da rızasınca nizama koyan kalbe bakar. Kendini seyr edeceği mir'ata bakar. Kararmış ve pas tutmuş, uzunca zamandır saykal vurulmamış kalbe iltifat ile nigâh etmez. Allah'ın kulunun kalbinde ve her işinde görmek istediği Habibim dediği Muhammed Mustafa'dır. Başka türlü hallerde olan kalplerin, maalesef Rahman'ın nazarından nasibi yoktur. Rahman'ın rahmet nazarından nasipsiz kalbin sahibi, insanların da nazarından uzak kalır ve sevilmeyen, istenmeyen, bir meclise girdiğinde ferahlık vermeyen, ayrıldığında kimsenin üzülmediği, aksine gittiğine sevinilen bir kişi olur.

Kişinin en-direkt olarak Allah'ı sevmesi mümkün değildir. Zira Hakk Teala, insana insandan tecelli eder. Allah'ı sevmek iddiasında olan kişinin, başta Peygamber Efendimiz olmak üzere sevdiklerini sevmesi gerekir. Âşık maşukunun ahlakı ile ahlaklanmalı, 'sevgilidir hep sevgiliden olanlar' diyerek O'na yakınlık kesbedenlerin, gönlünde yer bulabilmelidir. Yoksa Allah'ı (c.c) kim bulmuş ki âşık olsun.

Bendenizin yarım yamalak izah etmeye çalıştığı bu mevzuu, Hz. Aziz Mahmud Hüdâyî'nin İnsan Yayınları’ndan çıkan Âlemin Yaratılışı ve Hz.Muhammed (sav)'in Zuhuru isimli kitabından okunması muhabbetle tavsiye olunur.

Ahmed Sadreddin yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2019, 11:59
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Şeyma Nur
Şeyma Nur - 2 yıl Önce

Âyinedir bu âlem her şey Hak ile kâimmirât-ı Muhammed'den Allah görünür daim(Aziz Mahmud Hüdayi)

banner19

banner13

banner20