Ahsen'ul Kasas'ın hikmetli gölgesinde

"Yüce kitabımız “Ahsen'ul Kasas” olarak açıklar Yusuf’un hikmetlerle dolu bu hayat yolculuğunu. Bu kıssa, kuyuda başlayan kulluğun temsilidir bizim için. Her birimizin içinde çıkmakta zorlandığı bir kuyusu vardır." Songül Anük yazdı.

Ahsen'ul Kasas'ın hikmetli gölgesinde

Onun hayat yolculuğunun mihenk taşı küçükken gördüğü bir rüyadır. Bir gün babası Yakub’a  “Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, Güneş ve Ay’ın bana secde ettiklerini gördüm.”1 der Yusuf . Babası Yakub ona şöyle cevap verir: “Oğulcuğum! Sakın rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana haset ederler ve bir hile ile tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”2

Hâl böyleyken Yusuf’un  kardeşleri çoktan bu konuyu aralarında konuşmaya başlamışlardır. Kendileri hem sayıca hem de kuvvetçe üstün olmalarına rağmen öz kardeşleri Yusuf’un babalarına kendilerinden daha sevimli geldiğini dile getirirler. Babalarının yanlış bir tutum içinde olduklarına dair düşüncelerini birbirlerine izhar ederler. Hatta bazıları kardeşleri Yusuf’u öldürmeyi teklif eder. İçlerinde söz sahibi bir başka kardeşleri ise “Yusuf’u öldürmeyin; onu kuyunun dibine bırakın da geçen kafilenin biri onu (bulup) alsın. Eğer gerçekten ona bir şey yapacak kimseler iseniz (bari böyle yapın!)”3 diyerek onun öldürülmesi fikrinin önüne geçer.

On kardeş bir olurlar ve babaları Yakub’a sürüyü otlatmaya götürürken kardeşleri Yusuf’u da eğlendirmek için yanlarına almak istediklerini söylerler. Yakub  sürüyü otlatırlarken küçük Yusuf’un başına bir işin gelme ihtimalinden dolayı duyduğu endişeyi dile getirir. Onlar ise babalarındaki bu endişeyi bertaraf etmeye çalışırlar ve sonunda Yakub’u ikna ederler. Nihayet kardeşleri Yusuf’u götürüp susuz bir kuyunun içine bırakıverirler. Tam o esnada Allah Teâlâ Yusuf’a, “Andolsun ki sen onlara, hiç farkında değillerken bu işlerini haber vereceksin!”4 vahyinde bulunarak âdeta onu teskin eder.

Kardeşleri tarafından içine atıldıktan sonra bir müddet bu kuyuda kalan Yusuf’u oradan geçen bir kervanın sakası çıkarır ve Mısır’a götürerek köle pazarında satar. Onu satın alan kişi Mısır’ın veziridir. Vezir, Yusuf’un terbiye ve eğitimiyle hususi olarak ilgilenmesi için onu hanımına hediye eder.

Zaman geçer, olgunlaşır Yusuf. Çevresini, ona iffetsizliği teklif eden tuzaklar sarar. Bu tuzaklar karşısında yüceler yücesi Rabbine sığınır. Kendisinin davet edildiği çirkin işten daha sevimli gelir ona parmaklıkların ardı. Çünkü zindan ona medrese olacaktır. Yıllar sonra Rabbinin ona bahşetmiş olduğu hikmet ve rüyaları tevil edebilme kabiliyeti zindandan çıkarılıp şehrin idaresinde önemli bir göreve getirilmesine vesile olur. İşte bu görev esnasında yıllar öncesinde kendisini kuyuya atan kardeşleri hiç ummadıkları bir anda hiç ummadıkları bir şekilde Yusuf’u karşılarında buluverirler. Bu karşılaşmanın ardından tüm aile bireyleri tekrardan bir araya gelir. Küçükken babasına anlattığı rüya gerçekleşir. Rüyasında on bir yıldızın temsil ettiği kardeşleri ile güneş ve ayın temsil ettiği anne-babası kendisine secde ederler. Gün artık hamd günüdür onun için. Yüceler Yücesine yönelerek şöyle dua eder: “Rabbim! Bana hükümranlık verdin, rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaradanı! Dünya ve ahirette işlerimi yoluna koyan Sensin; benim canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”5

Yüce kitabımız “Ahsenu’l Kasas” olarak açıklar Yusuf’un  hikmetlerle dolu bu hayat yolculuğunu. Bu kıssa, kuyuda başlayan kulluğun temsilidir bizim için. Her birimizin içinde çıkmakta zorlandığı bir kuyusu vardır.

Bu kıssa, dünyayı zindan bilen inanmış kalpler için tesellidir. Çünkü inandım diyen herkesin yolu bu zindandan geçecektir.

Bu kıssa, hayat yolculuğumuzdaki tek gayemizin açıklayıcısı olur bizlere. “Müslümanca yaşamanın ve Müslümanca ölmenin” temel hedefimiz olması gerektiğini haykırır.

Bu kıssa, tek başımıza kalmamızı değil salihlerle olmamızı öğütler bize. Salihleri sevmemizi, onlardan olabilmek için bitmek tükenmek bilmeyen bir çaba içinde olmamız gerektiğini söyler.

Bu kıssadır yolculuk düsturlarını açıklayan bizlere. Bu kıssadır cefanın yakınlardan gelebileceğine işaret edip sabrı azık edinmemizi öğütleyen. Bu kıssadır hakkın ve sabrın tavsiye edicisi…

Songül Anük

Dipnot:

1 Yusuf Suresi, 4

2 Yusuf Suresi, 5

3 Yusuf Suresi, 10

4 Yusuf Suresi, 15

5 Yusuf Suresi, 101

Yayın Tarihi: 05 Eylül 2021 Pazar 07:00
banner25
YORUM EKLE

banner26