Herkesin kendince bir İstanbul’u var

Elif Sönmezışık’ın 2018 yılında Dünya Bizim Yayınları’ndan yayınlanan kitabı “Hasbelkader İstanbul”, üzerine yazılanların, çizilenlerin bitmek bilmediği İstanbul’un tarihine ışık tutuyor. Deneme türünde kaleme alınan kitap; “Müjdesi”, “Letafeti/Rüzgârı”, “Hakikati”, “Yansıması” ve “Gölgeleri” isimli beş bölümden oluşuyor.

1978 yılında İstanbul’da doğan Elif Sönmezışık, yazı hayatına deneme ve hikâye çalışmaları ile başladı. Deneme türündeki metinleri muhtelif dergilerde ve internet sitelerinde yayımlayan Sönmezışık, çok sayıda yayınevi ve yazara edebiyat editörü olarak katkı sundu. Yazar, 2014 yılında “Cemreler” isimli deneme kitabını yayımladı. “Yeniden İstiklal/41 Yazarın Kaleminden 15 Temmuz Destanı” kitabını derleyen Sönmezışık, gazetede yayınlanan haftalık kültür sanat yazılarıyla 2017 yılı “TYB Basın Fıkra Yazarı Ödülü”nü aldı.

“Her gelen, İstanbul’a ‘boyanamadıkça’ ve İstanbullu olamadıkça sırf ona tutunmak için kendisine göre bir İstanbul çizip durur işte. Herkesin kendine göre İstanbul’u var. Fakat hangisi hakikisi kadar güzel, azametli, kutlu ve mübarek ki? Dilin dönebildiği, nefesin yetebildiği kadar; Hasbelkader İstanbul.”

Yazar, beş ayrı başlık altında kaleme aldığı denemelerinde İstanbul’u anlamaya, arka planını, tarihî sürecini, kronolojisini görmeye çalışan herkesin keyifle okuyabileceği kitap, son yıllarda İstanbul’un artık eskisi gibi olamadığı, varlığına şiirler dizilen o eski şehir olmaktan çıktığı; gökdelenler kenti hâline geldiği, görünüm fakirliğine düştüğü gibi hayıflanmalara yer veriyor. Özellikle klasik İstanbul devrinin bitişi son 200 yılda meydana gelen modernizm sebebiyle yaşanılan yıkımları konu alan yazar, şehrin hafızasından, Anadolu’nun atmosferinden söz ediyor.

“O çehreye bakıp da abidevî güzelliğinin cezbediciliğinden söz etmemek imkânı var mı? Bazen bir cami duvarındaki titreşimlerde beliren bazense görkemli bir maziden şahlanan suretler dizisidir peşine düştüğünüz, izlerinde kaybolduğunuz. İstanbul'un silueti, inkârı mümkün olmayan İslam medeniyetinin keskin ve silinmez konturu. Söğüt’te yeşeren çınardan uzanıp hiç kesintiye uğramadan taşınan, tekâmül mirasıyla yontulan ve tekrarı mümkün olmayan terkibi. Zamanı yüzyıllar öncesinden bugüne, bugünden sonra taşıyan ruhun temsili.”

Elif Sönmezışık, takdim yazısında kitabın ortaya çıkışındaki temel dinamiğini de açıklıyor. İlerleyen sayfalarda da kendi bakış açısından keşfettiği müjdeli, hakikatli, kıymetli, letafetli İstanbul’u kendi penceresinden anlatmış. Bugünün internet gençliği, dünün televizyon nesli bu manalardan çok uzak olsa da bizim gibi sayıları gittikçe azalan eski zamanların İstanbul’unu özleyenler ve hâlâ ruhunda hissedenler için bu kitap, geçmişe ışık tutmak gibi…

“Şehir de insan gibi... Çünkü alışkanlıkları, yaşayışları birbirinden farklı kalabalık insanların bütünü, ifadesi yansıması. Ama bir belde, üzerinden gelip geçenleri unutmamak, hepsini biriktirmek adına, insan, zaman, mekân ve olaylarla bir bütün olabildiğinde şehir hüviyeti kazanır.”

 “Hasbelkader İstanbul”, Elif Sönmezışık, Dünya Bizim Yayınları.

YORUM EKLE