Her İktisadi Düzen Esasını Belli Bir Sosyal Yapıda Bulur

20 Haziran 1986 yılında vefat eden Prof. Dr. Mehmet Eröz, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli bir ilim adamı ve sosyologtur. Türk sosyolojisine önemli katkıları olmuştur. Onun en önemli vasfı, fazla ilgilenilmeyen ve uzak durulan alanlarda araştırma yapması, bu konulara ağırlık vermesidir. Bu konulardan bazıları, Türk Kültürü, Türk Aleviliği, Doğu Anadolu Meselesi olarak sayılabilir.

Onun sosyoloji ilminde araştırma yaptığı konulardan birisi de iktisat sosyolojisidir. “İktisat Sosyolojisine Başlangıç” kitabının dördüncü baskısı 2014 yılında Ötüken Yayınevi tarafından yapılmıştır. Benim elimdeki kitap 3. baskı olup, 1982 yılında Filiz Kitabevi tarafından yayınlanmıştır. Kitapta Ord. Prof. Dr. Ziyaeddin Fahreddin Fındıkoğlu’nun 1 Mart 1973 tarihli Önsöz yazısı yer alır.

Sosyoloji ve iktisat ilminin ülkemizdeki teşkilatlanması

Mehmet Eröz kitabın üçüncü baskısına yazdığı 26 Nisan 1982 tarihli önsöz yazısında, sosyoloji ve iktisat ilminin ülkemizdeki teşkilatlanması hakkında bilgi verir. Türkiye’de sosyal ilimleri öğreten fakültelerin çoğunda sosyolojinin iyi bir yeri olduğunu, İktisat Fakültesi’nde de (1982 itibariyle) elli yıla yakın bir zamandır sosyoloji okutulduğunu belirtir. Bu geleneği iktisat fakültelerinin kuruluşunda emeği geçen Alman hocaların yerleştirdiğini, onların fakülteyi “İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü” isimli enstitü ile başlattıklarını ifade eder.

Buradaki “İçtimaiyat”ın “Sosyoloji” demek olduğunu söyleyen Eröz’e göre Alman hocalar, sosyoloji olmadan iktisat öğretimi ve öğrenimi olamayacağına inanıyorlardı. Bu anlayışın o zamanlar ülkemizde de kabul gördüğüne ve dünyada da rağbet bulmuş olduğuna işaret eden Eröz, ”Son zamanlarda bazı çevrelerde, sosyolojiye ihtiyacı olmayan pür bir iktisat görüşü ileri sürülüyor. İktisadın mücerred formül ve prensipleri, sosyolojik muhteva ile doldurulmadığı takdirde, özü olmayan boş kalıplar olarak kalır. Böyle bir zihniyet, “Sosyoloji’ye, iktisat öğretimi içinde “temel bir disiplin olmak hak ve hüviyetini” bile çok görür. Bunu görüyor, biliyor, seziyoruz. İçinde yaşadığımız tarihi anın ibretli bir sosyolojik hadisesi olarak, bu hususu, ilmin değerini bilecek olan yarının kuşaklarına duyurmayı bir borç biliyoruz” sözleriyle, iktisat ilminin ve iktisadi hadise ve faaliyetlerin sosyal hadiselerden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğine işaret eder.

Her iktisadi düzen esasını belli bir sosyal yapıda bulur

Mehmet Eröz, İktisat Sosyolojisine Başlangıç kitabının İktisat ve Cemiyet ana başlığı altındaki ikinci kısmında, İktisadi Hadiselerin Sosyal Karakteri başlığını taşıyan bölümde, iktisadi faaliyetlerin sosyal yönüne dikkat çeker. İktisadi faaliyetlere tesir eden başka sosyal motifler üzerinde durur. İnsanın sadece ekonomik faaliyette bulunan, ekonomiyle sınırlandırılmış bir varlık olmadığının altını çizer. Eröz, iktisadi faaliyette bulunan insanın iktisat dışında da birçok motiflerin tesiri altında bulunduğunu belirterek, sırf arz ve talebe uyan, iktisadi adam (homo economicus) denebilecek derecede iktisatla hemhal olan insanların bile bu başka motiflerin tesiri altında olduğunu söyler. Bu motiflere gelenekleri, grubun kaidelerini, ön yargıları, ahlâki değer ölçülerini ve dinî motifleri örnek olarak gösterir. Mehmet Eröz burada savunduğu konunun tezi ve temel fikri olan; iktisadi faaliyetlerin, iktisadi düzenin sosyal yapıdan bağımsız olmadığı fikrini şu sözlerle açıklar: “Her iktisadi düzen, esasını belli bir sosyal yapıda bulur. Onun için bir iktisadi düzen, bu esas ele alınmadığı takdirde, tam manasıyla anlaşılamaz...”  

“İktisadi tezahürlerin sosyolojik tezahürleri bulunur”

Mehmet Eröz, iktisat ilminin insana bakış açısını ortaya koyar, iktisat ilmiyle sosyolojinin insana bakışlarındaki farklılıkları karşılaştırır ve tartışır. İktisat ilminin insanı hakiki mahiyetinde ele almadığına dikkat çeker. Kitabında sıkça faydalandığı iktisatçı ve sosyolog olan Pareto’nun, iktisat ilminin sadece iktisadi tezahürleri olmadığını, sosyal yönü bulunduğu görüşünü dile getiren ve kendi görüşünü de destekleyen şu fikrini paylaşır: “İktisat insanlar arası münasebetler ilmidir. Bu bakımdan iktisadi tezahürlerin sosyolojik tezahürleri bulunur.”

Eröz iktisat ilminin insanı sadece iktisadi davranışlarda bulunan insan fonksiyonu ile ele alarak işe başladığını, sadece kazanç temayülü tarafından belirlenen ve yönlendirilen bir insan tipi tasarladığını belirtir. Tasarlanan bu insanın, her zaman rasyonel (akla ve mantığa uygun) hareket ettiğini, iktisadi bakımdan en uygun olanı yaptığını ifade eder. Yazara göre gerçek dünyada böyle bir insan mevcut değildir. İktisadi gerçekliklerden başka çeşitli alışkanlıklar, temayüller, yakınlarına bağlılıklar gibi durumlar, insanın bütün fiil ve hareketlerinde, bu arada iktisadi fiil ve hareketlerinde de çeşitli şekillerde tesir gösterirler. İktisat ilmi insanı sadece ekonomik faaliyetlerle soyutlar, ekonomiyle sınırları çizili bir hale getirir, buna karşılık sosyoloji ilmi bu soyutlamayı geri çevirir. Yazar sosyoloji ilminin, iktisat ilmi gibi matematik bir esasla formüle edilmiş kesin bir ilim olamayacağına da dikkat çeker. Karmaşık olan insanlar arası münasebetler içinden, iktisadi münasebetleri söküp atmanın imkanı olmadığını ifade eder. İş bölümü, mübadele, mülkiyet münasebetleri gibi ekonomik faaliyetler, cemiyetlerin teşkilatlı çatısı altında yürütülür. Eröz, sosyolog Parsons’un, iktisadi hadiselerin, sosyal hadiselerden ayrılamayacağı görüşünü dile getirir ve onun “İktisadın, sosyal sistemi oluşturan ikinci derecedeki sistemlerden biri” olduğu fikrine dikkat çeker.

İktisat Sosyolojisine Başlangıç kitabı, iktisadi faaliyetlerin sosyal hadiselerden soyutlanamayacağı görüşü temeli üzerine bina ve inşa edilen bir çalışmadır. Üç bölümden oluşan kitapta ilk bölümde Umumi Sosyoloji konusu işlenir. İkinci bölümde İktisat ve Cemiyet konusu, üçüncü bölümde de İktisadi Gelişmenin Sosyolojik Meseleleri konusu işlenir.

Rahmetli Mehmet Eröz, ilim hayatında ve araştırmalarında ilgilenilmeyen ve uzak durulan konulara ağırlık vermiştir. Çalışmaları, fikirleri daha çok tanınmalı, tanıtılmalıdır.

Ruhu şad olsun.

İktisat Sosyolojisine Başlangıç, Mehmet Eröz

YORUM EKLE