banner17

Yönetmen Derviş Zaim: Hak, hakikat, vicdan, filmlerimin önemli bileşenleridir

Yönetmen Derviş Zaim, "Hak, hakikat, vicdan, filmlerimin önemli bileşenleridir. Hakikat, adalet, vicdan ve üzerinde çalıştığım film formunun geliştirilmesi, beraber yürüyen, paralel giden uğraşlardır." dedi.

Yönetmen Derviş Zaim: Hak, hakikat, vicdan, filmlerimin önemli bileşenleridir

Yönetmen Derviş Zaim, kendi sinema serüveninin "adalet" kavramına odaklandığını belirterek, " 'Cenneti Beklerken' filmimde vezir, Anadolu'ya büyük yolculuğuna çıkmadan önce 'Eflatun' karakterine 'Dünya hem adalet hem de güzellik gerektirmektedir.' der. Aslında bu cümle, benim yaptığım filmlere ilişkin bir sürü şeyi anlamlı hale getirebilen bir cümle. Hak, hakikat, vicdan, filmlerimin önemli bileşenleridir." dedi. Suç, ceza ve adaletle ilgili sorunların sinema sanatındaki yansımasını kitlelere ulaştırmayı amaçlayan ve bu yıl 8.'si düzenlenen "Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali", Türkiye ve dünyadan birçok filmi sinemaseverlerle buluşturacak. Hukuk, psikiyatri, sosyoloji ve politika alanlarında önemli isimlerin sempozyumlar, söyleşiler ve panellere katılacağı festival, 9 Kasım'da başlayacak. Sinema sanatı aracılığıyla hukuksal ve toplumsal sorunlarda uluslararası ölçekte farkındalık, iletişim, dayanışma ve iş birliğini artırma hedefiyle yola çıkan festivalde, "Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması"nın jüri başkanlığını ise Derviş Zaim üstlenecek.

Bugüne kadar "Tabutta Rövaşata", "Filler ve Çimen", "Cenneti Beklerken", "Devir" ve "Rüya" gibi birçok filme imza atan Zaim, Anadolu Ajans muhabirine yaptığı açıklamada, Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali'nin, adalet konusunda tematik bir festival olması açısından çok önemli olduğunu söyledi. Zaim, toplumların ve tarihin içinde adalet kavramının önemine değinerek, "Bu kavramın kanlı canlı olması, yaşaması, devam etmesi, üzerine tartışılması ve düşünülmesi gerekir. Bu düşünce bakımından böyle bir festivalin oluşturulması da benzerleri arasında ayırt edici özelliklerinden bir tanesi olduğunu ve önemli olduğunu söylemem gerekiyor. Ayrıca festivalin geçmiş senelerdeki seçkisine baktığımız zaman Türkiye'deki benzerlerinden hiç de aşağı kalmayan bir konumda olduğunu göstermiş bulunuyor." diye konuştu. Festivalde ayrıca "Sinema Onur Ödülü" takdim edilecek olan Zaim, "8.Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali"nin zengin seçkisi ve tematik yönelimi nedeniyle üzerine titrenmesi gereken bir festival olduğunu ifade etti.

Zaim, genç sinemacılara ise şu tavsiyelerde bulundu:

"Herkesin yürüyeceği yol farklıdır ve bu yolu da o insanın şartlarına, birikimlerine ve yeteneklerine göre belirlemesi lazım. Bunu yaparken insanın aklıyla, kalbiyle beraber hareket etmesinde ve hatalarından ders almasında fayda vardır. Hata yapmaktan korkmamak gerekir. Bundan kastım kendini ateşe atmak değil tabii, riski hesapladığınız hatalara girişmeye çalışmaktır. Bu durumda da riskin her zaman hesaplanıp hesaplanamayacağı sorusu ortaya çıkıyor. Hayat öyle bir hayat değil artık, riski her zaman hesaplayamazsın ama bazen yapacağın hatalar sana çok daha incelikli sorular getirebilir. Bunlar hayatın rayihasıdır. Belli bir yaşa geliriz, 'Babam diyordu da dinlemiyorduk, meğer doğru söylüyormuş. Şimdiki aklım olsaydı da dinleseydim.' deriz. Her kuşak kendi göbeğini yeniden öğrenerek kesiyor maalesef. Zaten her kuşak böyle olmuştur, geçmiş kuşakların bir sonraki kuşaklara anlattıkları tavsiyeler de böyledir." Seneye yeni projelerinin olacağını aktaran Zaim, bir film ve bir kitap çalışmasını sevenleriyle buluşturacağını dile getirdi.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2018, 15:47
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kamil Eşfak Berki
Kamil Eşfak Berki - 2 ay Önce

Derviş Zaim'e yeni Türk sinemasında bir Rosselini diyesim geliyor. Hak, hakkaniyet, adalet, vicdan temalarini sanatının hedefi olarak bizimle paylaşması umut veriyor ve gönendiricidir. Çünkü Cenneti Beklerken ile Osmanlı Tarihi ne büyük nitelikte bir başlangıcı kendisine borçluyuz. O filmin önemi zamanla daha da farkedilecektir diye düşünüyorum. O vadide bir ilktir. Öne sürdüğü temalar adeta bir tefekkür sinemasini da haber veriyor. Tabutta Rövaşata filmi de yoğunca insan merkezli, sarsıcı bir eserdir. Değerli yönetmenimize yeni ürünlerini bekledigimizi belirtir, basarilar dilerim.

banner19

banner13

banner20