Yeni kitap: Çocukluğum ve Çocuğum

Aslı Kocaeli kalbinde ve zihninde biriktirdiği anıları topluyor, çocuğuyla gün yüzüne çıkan her olaya/duruma karşılık kendi çocukluğundan bir parçayla yüzleşiyor. İlk işi sevgisini göstermek oluyor çoğu kez, ardından kendini de çocuğuyla birlikte büyütüyor.

Yeni kitap: Çocukluğum ve Çocuğum

Aslı Kocaeli kalbinde ve zihninde biriktirdiği anıları topluyor, çocuğuyla gün yüzüne çıkan her olaya/duruma karşılık kendi çocukluğundan bir parçayla yüzleşiyor. İlk işi sevgisini göstermek oluyor çoğu kez, ardından kendini de çocuğuyla birlikte büyütüyor.

"Çocuklar, annelerinin onlar için yaptıklarını kendileri tek başına becerebilmeye başladığında annelerinin gözünde yaş alırlar. O da artık kendi kıyafetlerini ve ayakkabılarını giyebilecek, su içeceği bardağı seçebilecek, sabah kalktığında beni uyandırmadan oyuncaklarıyla oynayabilecek kadar büyüdü. Bunları yapabiliyorsa daha neleri kendi başına yapabilir, diye denemelerim oluyor. Kendine daha fazla yetebilmesi, sorumluluklarını alması beni zihnen rahatlatacak gibime geliyor. Çünkü ne de olsa anneliğin günlük zihinsel mesaisinde, “Ya bana bir şey olursa bu çocuk kendine yetebilir mi?” diye bir düşünme kalemi var. Bilirkişiler de, “Çocuğunun kendi için yapabileceği şeyi onun için yapma,” diyor. Ben de tüm bu sebeplerden ötürü onu kendi yaşı içinde olabileceği en büyümüş haline getirmeye çalışıyorum.


Bir gün okuldan geldiğinde düğmelerini iliklemeyi öğrendiğini söylüyor. “Ne güzel artık sabah uyandığında yeleğini kendin giyip ilikleyebilirsin,” diye onu cesaretlendirmeye çalışıyorum. Yan yan gülümsüyor. Ertesi sabah yanıma geliyor. “Anne yeleğimi giydirir misin?” Yelek giymesi gerektiğini öğrenmiş ama hâlâ benim giydirmemi bekliyor. “Kendin giyebilirsin,” diyorum. “Giyebilirim ama yine de sen giydir, kendim giyebilsem de giyebilmek istemiyorum.”

Onun bir şeyi yapabilmesi demek, yalnız yapmaya hazır olduğu anlamına gelmiyor.

İşte bunu hatırlıyorum."

Yayın Tarihi: 30 Ağustos 2021 Pazartesi 08:54
banner25
YORUM EKLE

banner26