Yaşar Karayel: İlk Vakfiye Hayber'deki Hurmalıklardır

Birlik Vakfı Kurucular Kurulu üyesi, 23. 24. ve 25. Dönem Kayseri Milletvekili, ilim, kültür ve sanat hayatına önemli katkıları bulunan Yaşar Karayel, 'Vakıf Medeniyeti ve Kültürü'nü anlattı.

Yaşar Karayel: İlk Vakfiye Hayber'deki Hurmalıklardır

Yaşar Karayel: İlk Vakfiye Hayber’deki Hurmalıklardır

 

Bâbıâli Enderun Sohbetleri’nde 5 Nisan Perşembe akşamı “Vakıf Medeniyetimiz” konuşuldu. Birlik Vakfı Kurucular Kurulu üyesi, 23. 24. ve 25. Dönem Kayseri Milletvekili, ilim, kültür ve sanat hayatına önemli katkıları bulunan Yaşar Karayel, “Vakıf Medeniyeti ve Kültürü”nü anlattı.

Mehmet Nuri Yardım’ın yönettiği toplantıda bir araya gelmenin, birlikten kuvvet doğacağının önemini vurgulayan Yaşar Karayel, konuşmasına şöyle başladı: “Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle sizlere teşekkür ediyorum. Böyle zor zamanda, kültüre, sanata, edebiyata, geçmişe dönük faaliyetler bile olsa, bu kadar medeniyeti seven bir insanın bir arada olması doğrusu çok önemlidir. Hepinize teşrif ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Aziz kardeşlerim, bilmediğiniz bir şeyi anlatacak değilim, hep bildiğiniz şeyler. Ama bir araya gelmekten güzel bir şey yok. En büyük nimet insanların bir araya gelmeleridir. Bu bir araya gelmeler hepimizi hayata tutunduruyor. Esas olan, birlikten kuvvet doğar. Bir arada olmak her zaman hem geçmişimizi hem de geleceğimizi şekillendiren işler olduğu için tekrar hepinize teşekkür ederim.”

“Vakıf deyince aklımıza her işin içinde olduğu bir medeniyet geliyor.” diyen Karayel konuşmalarına şöyle devam etti: “Benim ilk memuriyetim Vakıflar’da başladı. Vakıflar Öğrenci Yurdu Müdürlüğü; MTTB’de öğrenci idik, mezun olduk. Bir odasında öğrenci iken bir odasında müdür olduk. Daha sonra Vakıf Gureba Hastanesi Müdürlüğü yaptım. Böyle olunca vakıfların içinde fiilen bulunuyoruz. Vakıf, İslam literatüründe çok mühimdir. Peygamber Efendimiz ’in ilk vakfiyesi, o dönem tebliğe gittiği zaman taşlandığı ve dişlerinin kırıldığı Hayber’deki hurmalıklarıdır. Peygamber Efendimiz buraları vakfetmiş, ümmet de ondan istifade etmiş.

Selçuklularda vakıf medeniyeti, şaha kalkmıştır

Daha sonra Peygamber Efendimiz ile birlikte ashabın büyükleri de vakıf bağışlarında bulunmuşlar. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Cabir ve diğer büyük sahabeler de, mal varlıkları olanlar hurmalıklarını ümmete vakfetmiştir. Özellikle Hz. Osman su kıtlığı çekildiği zaman, Yahudilerden satın aldığı su kuyularını Müslümanlara vakfederek, Müslümanları o tip sıkıntılardan kurtarmıştır. Yeryüzündeki ilk mabet, yapı Kâbe’dir. Kâbe, Cenabı Hakkın lütfu ile Müslümanların ilk vakfiyesi ve ilk binasıdır. Bizden önceki topluluklarda da hayır hasenat işleri vardı. Meselâ Roma döneminde... İnsanların ihtiyaçlarını karşılayacak vakıflar, vakıf anlayışında müesseseler kurulmuştur. Selçuklular, vakıf medeniyetinin şaha kalktığı bir dönemdir. Özellikle Selçuklular döneminde Erzurum’dan başlayan, Sivas, Kayseri, Konya, Maraş, İstanbul, Edirne, Bursa kadim şehirler olarak Selçuklu ve Osmanlı’nın kadim eserlerinin yoğun olarak yükseldiği yerlerdir.”

Türklerin İslamiyet’i kabul etmeden önce de insana ve insanlığa hizmet ettiklerini ifade eden Karayel, incelendiği zaman Göktürk Abideleri’nin de bir vakfiye olduğuna dikkatleri çekti. Karayel konuşmasına şöyle devam etti: “Kızların evlenmesi ile ilgili çeyiz temin edilen vakıflar vardır. Öksüz ve yetimlerin bakım, giyim, kuşamlarını gideren vakıflar vardır. Yazın sıcakta insanlara buz dağıtan vakıflar, cenaze merasimlerinde maddi durumu iyi olmayan ailelere helva götüren vakıflar, askerimizin rahat etmesi için fetihlere gitmeden önce atlarını besleyen bakımını yapan vakıflarımız bulunuyor. Hatta o kadar ki at ve eşeklerin tırnakları aşınınca Nal Vakfı dahi kurulmuştur. Bunu görünce ecdadımızın hayvan haklarına dahi ne kadar çok önem verdiğini görüyoruz. Bunlar geçmişten bugüne miras aldığımız kadim ve muhteşem medeniyetimizdir.”

Türk tarih ve medeniyet eserlerinin önemini anlatırken, Özbekistan ve Türkmenistan’ın mutlaka görülmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar Karayel, Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili de dinleyicilerde tebessüm bırakan anlamlı bilgiler paylaştı. Medeniyetin sadece yapılardan ibaret olmadığını belirten Karayel, Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti, Cemil Meriç, Sabahattin Zaim ve Ahmet Kabaklı gibi fikri, kalemi ile kendini insanlara vakfeden değerlerimizin kıymetini bilmemiz yönünde vurgu yaptı. Karayel, konuşmasının ilerleyen bölümünde ise bugün aramızda bulunan ve büyük hizmetleri olan Mehmed Şevket Eygi ve Sezai Karakoç gibi büyüklerimizi ziyaret etmenin önemini ve anlamını vurguladı.

Yurt dışı seyahat gözlemleri, resmi kurumlarda farklı pozisyonlarda görev yaptığı mesleki tecrübeleri, vakıflardaki hizmetlerinin birikimi ile dinleyicilerine ciddi ufuk katan Yaşar Karayel, şehirleşmenin, medeniyetin, birlik ve beraberliğin, devletimize ve değerlerimize sahip çıkmanın önemini vurgulayan konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularına cevap verdi.

 

Hülya Günay

 

Yayın Tarihi: 07 Nisan 2018 Cumartesi 15:51 Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 15:33
YORUM EKLE

banner19

banner36