Yalan orucu bozar mı?

Beyazıt Ramazan Sohbetleri'nde konuşan İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Rahmi Yaran, "Zekât, hakkı olana hakkını teslim etmektir." dedi.

Yalan orucu bozar mı?

32. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı'nın en dikkat çekici etkinliklerinden olan Beyazıt Ramazan Sohbetlerin dördüncü gününde İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Rahmi Yaran'ı ağırlayan sohbet çadırı, yazarlar ve gazetecilerin yanında merak ettiklerine cevap bulmak isteyen ilgili dinleyicilerle doldu. Sohbetinde "adalet" kavramı üzerinde duran Yaran, kelime anlamı, muhtevası ve yaşamımızda yer alması gereken en önemli alanları misallerle dile getirdi. 32. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Genel Koordinatörü Osman Sarıköse'nin takdim konuşmasıyla başlayan programda İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Diyanet'in bu yılki "helal kazanç" mesajı üzerinde açıklamalar yaptı.

Adil yönetimler uzun ömürlü

Adalet kelimesinde "denklik" manası bulunduğuna dikkat çeken İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, dengelemek, denklik, eşitlik manalarının adalete karşılık geldiğini belirtti. Birçok manasından öte adaleti dinî boyutu ile değerlendiren Yaran, yönetimde, yargıda, ailede, sosyal hayatta ve hadisçilerde olmak üzere bu kavramı birkaç yönü ile ele aldı. Yönetimdeki adaletin, herkese ihtiyacı nispetinde dengeli davranmak ve o dengeyi sağlamakla mümkün olduğunu kaydeden Yaran, "Hem ferdin hem de toplumun genelinin faydasına olacak şekilde bir yönetim sergilenmeli... Peygamber Efendimiz'in bir hadis-i şerifinde buyuruyor ki; 'Yedi sınıf insan kıyamet günü Allah'ın gölgesinden istifade edecek.' Bunlardan birisinin 'Adaletli imam' olduğunu söylüyor. İmam dinî literatürde iki manada kullanılır. Birisi namaz kıldıran şahıs, ikincisi de bütün müminlerin önünde olan, önderi, onu yöneten kişi." diyerek  "Adalet mülkün temelidir." sözünün üzerinde durdu ve bu cümledeki mülk kelimesinin yönetimi temsil ettiğinin altını çizdi. "Devlet idaresi deyince en baştakileri düşünmeyelim sadece. En alt kademeye kadar yönetim var. Adalet esastır." diyen Doç. Dr. Rahmi Yaran zalim devletin mümin de olsa uzun süre gitmeyeceğini, adil bir devletin ise kâfir de olsa uzun ömürlü olacağını önemle vurguladı.

Kur'ân'ın "herkese adalet" sağlanması yönünde hükümleri bulunduğunu belirten İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, anne, baba, kardeş, dindaş, meslektaş diye bir ayırım yapmadan mutlak adaletin olması gerektiğini dile getirdi. "İyilik yapacağız elbet. O adaletin ötesinde bir şey. Ama adalet noktasına gelince başka dinden de olsa kimseye haksızlık yapmayacağız." diyen Yaran, Maide Suresi'nden ayetlerle bu mecburiyeti izah etti. Yaran, Müslümanların Kâbe'ye girmesinin engellendiği zamanlarda inen ayetin bu zulme rağmen Müslümanların adaletsiz davranmaması gerektiğini anlatan bu ayetlerin adaletli olma konusunda bizleri uyardığına dikkat çekti.

"Yanıltılmamış mahkeme hakkı korur"

İkinci olarak "yargıda adalet" meselesini değerlendiren Doç. Dr. Rahmi Yaran, Diyanet'in bu yıl ki helal kazanç mesajlarına dikkat çekerek, bugünkü insanların daha az helal-haram gözetir olduklarını belirtti. "Hâkime rüşvet verilir. Hâkim'in rüşvet alması haram da vermek helal mi? Belki o daha fazla haram. O şekilde belki yoldan çıkıyor. Ayetler bunu yapmamayı emrediyor. Yargıda adalet dediğimiz zaman işin hâkim boyutu var, davacı boyutu var, davalı boyutu var, şahit boyutu var. Dört tarafın da adil olması lazım. Davacı, adaletle davranmalı. Hak talep ediyorsa asla yalan söylememeli, bulunduğu durumu açıkça ifade etmeli. Mümin hâkimi de mahkemeyi de yanıltmaz. Doğruyu anlatır. Onun neticesinde hakkı varsa ne ala. Ola ki bir hakkı var zannediyordu, anlatıldığı zaman dendi ki senin burada hakkın yok. Mahkeme onu bir haksızlıktan korumuş olur." diyen Rahmi Yaran, şahitlerin dürüst olması gerektiğine de dikkat çekti.

Yalan orucu bozar mı?

"Kim yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı terk etmezse bilsin ki Allah'ın onun yememesine içmemesine ihtiyacı yoktur." hadisinden yola çıkarak orucun doğruluk ve dürüstlük eşliğinde insana güzellik katabileceğini dile getiren Müftü Rahmi Yaran,  "Yalan asla Müslüman'a yakışmıyor. Oruçlu olsun, olmasın yakışmıyor. Büyük günahları soruyorlar Peygamber Efendimiz'e de. Şirk, ana babaya isyan ve yalan (şahitlik) söylemek olarak sıralıyor. Şahitliği de Allah için yapmak gerekiyor. Allah için yaptığımızda doğruyu söyleriz. Kendi öz malından sadaka verecek, infak edeceksin. Ama adaletle..." diyerek aile içindeki adalet konusunda da önemli meselelere değindi ve şunları söyledi:

"Hak ve görev dengesi var ailede. Başta eşler arasında var. Hiçbirisi diğerine haksızlık etmemeli. Daha fazlasını yapabilmek için gayret göstermek gerek. Çünkü o daha fazlasının karşılığı Allah tarafından daha da fazlasıyla veriliyor. Böyle hareket edersek ve yaptığımız işi Allah için yaptığımız duygusu bizde hâkim olursa ondan bir karşılık bekleriz. Ayrıca çocuklar arasında adalet çok önemli bir husus. Hani sevgide de olur mu? Olmasa bile göstermemek, dışa vurmamak gerekiyor. Bazı hisler insanın içindedir. Onu dışarıya vurmamak ve her bir çocuğuna eşit davranmak lazımdır. Kız, erkek, büyük, küçük, üvey, öz gibi durumların tamamında... Ancak birçok adaletsizlik yaşanıyor. Ondan sonra da çocuklardan adalet bekliyoruz."

İnfak yalnız fakirler için

"Sosyal adalet"in ise toplum içindeki adalet olduğunu belirten İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Rahmi Yaran, bir Müslüman için sahip olduğu sağlık, mal, mülk, fırsatlar ve her şeyin bir emanet olduğunu belirtti.  "Sahip olduklarımızı şirket, kendimizi de müdür olarak görmeliyiz.  Şirketin sahibi Allah. Ona göre idare etmek, ona göre bu taksimatı yapmak gerekiyor. Zekât olarak malından ayırıp vermek mecburi. Hakkı olana veriyorsun. Muhtaç olmayıp alan da başkasının hakkını alıyor. Kendine verilen zekâtı ihtiyacı olmayanın ihtiyacı olana verdirdiği bir toplum olmalıyız. Ama şimdi bakıyoruz, nerde bir fırsat var herkes koşuyor. Hâlbuki bir infak fakirler içindir. Zengin olan yani muhtaç olmayan, almayacak ve ihtiyacı olan birine gönderecek." diyen Yaran, kitaplarımızda ve bilhassa hadisçilerimizde de adaletin öne çıktığının altını çizdi. Hadisin zayıf ya da sahih oluşunun rivayet edilen kişinin adil olup olmamasına göre belirlendiğini anlatan Yaran, "Adil hadisçiler için tarif şudur: Farzları yerine getiren, haramlardan uzak duran kimsedir adil. Adil olan kimse Allah'a karşı olan vazifelerini ihmal etmez. Adil olma yükümlülüğünü yerine getirerek, farzları da uygulayacak, rüşvet alıp vermeyecek, yalancılık ve hırsızlık yapmayacak. Dürüst adam olacak." dedi. ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım'ın insanların refah seviyesinin yüksekliğine rağmen huzursuz oluşunun ve haramı sorgulamayışının nedenlerini sorması üzerine Yaran, "İhtiyaçları âdeta icat ediyorlar. Tüketim toplumunda çarkın dönmesi için tüketmek lazım. Hâlbuki bizde iktisat vardır. İktisat israf değil, cimrilik değil, orta yoldur." diyerek kanaat etmenin çok önemli olduğunu söyledi.

 

Cansu Çınar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2013, 19:38
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13