Urgancılıkla geçen bir ömür

Kayseri'de, tarihi Kapalı Çarşı'da baba mirası urgancılık ile uğraşan İşligül, 3 metrekarelik dükkanında 47 yıldır yaptığı ürünleri satarak unutulmaya yüz tutmuş mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor.

Urgancılıkla geçen bir ömür

Kayseri'de, babasından devraldığı mesleğini ayakta tutmaya çalışan Ömer İşligül , 3 metrekarelik dükkanında 47 yıldır urgan satıyor.

Rengarenk iplerin, iç içe geçmiş zincirlerin yanı sıra urganların sarmaladığı tarihi Kapalı Çarşı'daki dükkanında geçimini sağlamaya çalışan 59 yaşındaki İşligül, mesleğe 47 yıl önce babasının yanında çırak olarak adım attı.

Geçmişte köylülerin getirdiği koyun yünlerini rengarenk iplik ve urganlara dönüştüren İşligül, yıllar geçse de mesleğine sevgisini yitirmedi. İşgül, sabahın erken saatlerinde dükkanının kapısını açıp nasibini beklerken, sıra sıra dizili ip ve urganlar ise tarihi çarşının gölgesinde, geçmişin izlerini yaşatıyor.

Urgancılıkla geçen hayat hikayesini AA muhabirine anlatan İşligül, bir zamanların en gözde mesleklerinden urgancılığın, değişen hayat şartları sonucunda eskisi gibi rağbet görmediğini söyledi.

Eskiden köylülerin el emeği göz nuru yünlerini alıp ipe ve urgana dönüştürdüklerini dile getiren İşligül, zamanla köyden getirilen iplerin yok olduğunu şimdi fabrika ürünleri sattıklarını ifade etti.

İşligül, mesleği urgancılık sayesinde iki çocuk okuttuğunu belirterek, şunları kaydetti:

"1972 yılında başladım bu işe ve 47 senedir urgancılıkla uğraşıyorum. Bu işi babamdan öğrendim, babam da 40 yıl bu işle uğraştı. Bu mesleğin devamı olmadığı ve fazla uğraşan kişi olmadığı için bu meslek ölme noktasına geldi. Şimdi hep plastik ürünler satılıyor. Urgan işi ölmüş sayılır. Bu çarşıda son urgancı benim. Başka urgancı kalmadı. Ben sonum, benden başka yapacak kimse de yok. Urganlar genellikle tarlalarda, hayvancılık işlerinde ve kamyoncular araçları çekmek için kullanırdı. Şimdi plastik yaygınlaşınca bizim işlerimiz ölme noktasına geldi. Oğlum yanıma geliyor ve bana yardım ediyor. 300 yıllık tarihi çarşıda bulunan dükkanımda mesleğimi yaşatmak güzel bir duygu. Üç metrelik bir dükkanım var ve burada yıllardır olmaktan mutluyum. Biz bu tarihi çarşıda komşularımızla kardeş gibiydik. Bir sıkıntımız olduğunda maddi manevi her türlü sıkıntısına koşardık. Maalesef o işler kalmadı. Evvelden her esnaf birbirini bilirdi şimdi kimseyi tanımıyoruz."

Zor olsa da tarih kokan sokaklarda mesleğini yaşatmanın gururunu yaşadığını ifade eden İşligül, "İç içe geçmiş hayatların içerisinde, iç içe geçmiş urganlarımı satarak geçimimizi sağlıyoruz." diye konuştu.

Eski urganlara rağbetin kalmadığını aktaran İşlügül, kalitenin yerini basit ürünlerin aldığını sözlerine ekledi.

banner12
YORUM EKLE

banner19