Umran dergisinin Ocak sayısı raflarda

Umran dergisi 293. sayısıyla okurlarını selamladı.

Umran dergisinin Ocak sayısı raflarda

Fransa’daki hareket, değişik kesimlerden bir hayli taraftar toplamasına rağmen marjinaldi, Yıkıcılık, şiddet toplum genelinde tepki görmeye başladı. Fransa olayları bağlamında görülen bazı etkenler, bir sokak çatışmasının ötesinde, pek de uzak olmayan bir vadede Batının kendi içinde ciddi çatışmalar yaşayabileceğine işaret etmektedir. Erime sürecinde olan AB şimdilik bir sütre görevi yapmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla ABD’nin başını çektiği küresel siyaset Fransa’ya bir ders vermektedir. Uzun zamandır AB ülkeleri kendilerine verilen taşeron/vekil hükümet görevlerini bihakkın yerine getiriyorlardı. Ancak durumlarının her geçen gün kötüye gittiğini gördüler. Kendilerine has bir milli politika izleme eğilimleri doğdu, bu durum karşısında bir uyarı ile karşı karşıya idiler.

Sarı yelekliler, Batı medeniyetinin ortaya çıkardığı bu nizamın siyasal ayrımlara götüren, küresel şirketler üzerinden kurduğu baskıyı kaldırıp yeniden güçlü Avrupa arayışını dile getiriyor. Neoliberal iktisat kadar neoliberal siyasetten zarar görenlerden oluşuyorlar. Sarı yelekliler hareketi, coğrafi anlamda küçük kentleri ve kırsalı da barındıran kenar Fransa’da doğdu. Bir zamanlar bu kesimlerin sorunlarına eğilen siyaset ve entelektüeller onları unuttular ve küreselleşen metropollerde elit/ayrık bir dünyaya hapsoldular.  

Halkla buluşmaya gittiğinde, alt ve orta sınıflara mensup, fazla eğitim görmemiş insanlara karşı elitist tavırları ve tahkirâne sözleri dolayısıyla Macron, kendilerini yeterince dışlanmış hisseden taşralı Fransızların nazarında bu eski elitizmin tecessüm etmiş hâliydi, böylece tepkilerin odağı hâline geldi. Bazılarına göre hareket, derin Fransa’nın bir tezahürü; dolayısıyla, uzun süredir liberal siyasi elitlerin tekeli ve sermayenin vesayeti altına girmiş olan politik temsil aygıtlarını altüst edecek olan bir dip dalganın ilk işareti olabilir.  

Radikal demokrasiye kadar uzanan neoliberal siyaset duvarlarla sona ermek üzere. Göçmenlerin Avrupa topraklarına ayak basması üzerine inşa edilen jiletli teller ve örneğin bir Macar kadın gazetecinin göçmenlere taktığı çelme sürecin evrimini gösterdi. Bu bakımdan Trump’ın Meksika ile arasına düşündüğü duvar esasında dünyadaki yeni yönelimi, dış siyaset tarzını anlatacak nitelikte. Sadece fiili duvardan bahsetmiyoruz, ticarette, siyasette duvarlar yükseliyor.  

Sarı yelekliler hareketine karakterini veren bir siyasal anlayış yok, gençlerin çoğunlukta olduğu bir “siyasetsizlik” ya da siyasal fikir yoksunluğu hâkim. Hâl böyle olunca da bu hareketin hem belli bir noktadan sonra sönümlenmesi söz konusu olacak hem de bir siyasal değişimi hayata geçirmesi olanaklı olmayacak. Başka bir ifadeyle antikapitalist bir eylem görünmesinden daha çok kapitalizmin neden olduğu kapitalist talepler içeren bir eylemdir. Konforun bozulmasına duyulan tepkiyi içermektedir.

Bazı Başlıklar:

Fransa Olayları ve Kitle Hareketleri Üzerine/Mustafa AYDIN

Sarı Yelekliler Hareketi ya da Devrime Ağıt/Dilaver DEMİRAĞ

İhtiyaç, Tüketim, İsraf Denklemi/Burhanettin CAN

Kur’ân’ı Anlarmış Gibi Yapmak/Dücane DEMİRTAŞ

Moskova Notları/D. Mehmet DOĞAN

banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13