Umran dergisinin Ağustos sayısı çıktı

Umran dergisinin 300. Sayısı okurlarıyla buluştu.

Umran dergisinin Ağustos sayısı çıktı

Tarihin akışının, Türkiye için, coğrafyamız için, dünya için oldukça hızlandığı zamanlardayız. Ülkemizde geçen yerel seçim sürecinden itibaren Suriyeliler kamusal kaygı ve korkuların odak ve çıkış noktalarından biri hâline getirildi. Dedikodu aracı olarak işlevlendirilen sosyal medya, televizyon haberleri, gazete başlıkları, siyasi konuşmalar ve internet tweet’leri bugünlerde Suriyeliler aleyhine referanslarla dolup taşıyor. Despotizmlerin canavarlığından ve savaştan güç bela hayatlarını kurtaran Suriyeliler üzerinden kanaat oluşturucuların sürdürdüğü savaşın politik yansımaları da söz konusu. Bir an evvel mülteci karşıtı mekanizmayı kıracak, dahası mahallelerimizde, şehrin caddelerinde ya da işyerlerinde birlikte yaşamaya alıştığımız kardeşlerimize yönelik bir toplumsal entegrasyon projesi oluşturulmalıdır! Her şeye rağmen toplumumuz nasırlaşmış bir duyarsızlık ve ahlaki körlükten doğan bu söylentilere kulak asmadan İslâm kardeşliğinin gerektirdiği dayanışmayı ve paylaşmayı sürdürüyor.

Gelgeç gündemin ötesinde okurlarına İslâmî bir dünya görüşü, yakın veya uzak çerçevede ulusal-küresel düzlemde olup biten tüm sorunları bu perspektifle değerlendirip okuyucusuyla paylaşan matbu dergilerin önemi de tam bu noktada ortaya çıkmaktadır. Yayın hayatına başladığı 1991’den itibaren Umran, edilgin bir İslâmcılıktan ziyade verili şartlar içerisinden geleceğin imkânlarını düşünmeye çalışan bir perspektif ortaya koymuştur. 300. sayısı çıkan Umran’ın eski sayıları tarandığında sinemadan seyahate, kitap eleştirilerinden soruşturmalara kadar epeyce geniş bir alanı okurlarına sunmaya çalıştığı görülür.

Bilindiği üzere yazıların yayımlandığı mecralar ve türler aynı zamanda onların farklılıklarını ortaya koymak bakımından önem arz eder. Mesela dergi yazısı kitaptan daha zordur, çünkü sınırlı bir yer içinde okura konu hakkında bilmesi gereken temel bilgileri kendi yorumunuzu da katarak vermeniz gerekir. Düşünce dergiciliği denildiğinde, içeriği, biçimi, çizgisi, hedefi başka, bazen okurların kafasını karıştıracak ölçüde çeşitli dergiler söz konusudur. Bu çeşitlilik içerisinde yerini almış bulunan Umran dergisi, kendini var ve sürekli kılan merkezi bir kadrosu olmakla birlikte, akademisyenlerden aydınlara, edebiyatçılardan uzman kişilere -her yaştan- kadar yelpazesini mümkün olduğunca geniş tutmaya çalışmıştır. Gelenekçi-yenilikçi, yerli-yabancı, doğulu-batılı ayrımı yapmadan sayfalarına taşıdığı tercümelerle siyasi, kültürel ve fikri çalışmalara ufuk kazandırmak amacını taşımıştır.                                                                                                                                                     

Dijital mecraların hayatımızı dalga dalga ele geçirdiği günümüzde matbu dergilerin aynı biçimde izlenmediği, okunmadığı, kullanılmadığı görülüyor! Dijital mecraların, sanal medyaların egemenlik kurduğu bir dünyada mutedil yorumların yerini, televizyon starları ya da tartışma programcısı kanaat önderlerinin alışı dergilere ilgiyi zayıflatıyor. Unutulmamalıdır ki, dijital mecralar/sanal medyaların da -tehlikeli boyutta- etkisiyle, düşünce, siyaset, sanat, kültür, zanaat alanında kendilerini yenilemeyen toplumlar sorunlarına özgün çareler üretemezler. Özgünlüklerini yitiren toplumlar ise yavanlaşıp sıradanlaşırlar. Dijital mecraların taşıyıcısı elektronik aygıt ekranına bakmakla dergiyi satır satır okuyup zihnini şekillendirmenin farkında olarak matbu dergiciliğe önem atfeden yazar, akademisyen, mütercim ve fedakâr vefalı okuyucu bu sürecin en iyi koruyucularıdır.

Yayın Tarihi: 02 Ağustos 2019 Cuma 16:00
banner25
YORUM EKLE

banner26