Umran Dergisi Kasım 2021 sayısı çıktı!...

Umran Dergisi yeni sayısında okurunu, "Müslümanlar Şimdi Ne Yapmalı?" dosyasıyla selamlıyor.

Umran Dergisi Kasım 2021 sayısı çıktı!...

MÜSLÜMANLAR ŞİMDİ NE YAPMALI?

-İslâm’ın Çağa Söylediği, Entelektüel Krizler ve Yeniden İnşa Süreci-

Beklenmedik, kaygı verici olayların küresel ölçekte yaşandığı bir dünyada siyasi, ekonomik toplumsal ve ekolojik meselelerden kaynaklanan genel ve devasa bir kriz içindeyiz. Üstüne üstlük cari siyasi tartışmalar ve devletlerarası güç ve nüfuz savaşları öne çıkmış vaziyette. Türkiye’ye karşı on ülke büyükelçisi tarafından yapılan hadsiz açıklamayı bu bağlamın dışında düşünmek imkânsızdır. Gelişmeleri sadece liberal amentünün rehberlik ettiği kavramlar veya “milliyetçi hamaset” çerçevesinde düşünmeyi bırakmak ve dünyada olup bitenleri kavramaya çalışmak daha yararlı olacaktır. Ayrıca spekülasyonları önlemek için devlet ile hukuku karşı karşıya getirmek yerine daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu Türkiye’de somutlaştıran bir anlayışla hareket edilmelidir.

Bu süreçte Müslümanlar olarak hayatımızı, düşünme şeklimizi, dünya ile münasebetimizi, bilhassa koronanın hepimizi evlere kapattığı günlerde yeniden düşünme imkânı bulduk. Hiç şüphesiz dönüşüm denildiğinde ilk akla gelen hususlardan biri kavramlar. Nitekim çağdaş İslâm düşüncesi diye bildiğimiz literatürün önemli bir kısmının kavramlara hasredilmiş olması boşuna değildir. Ne var ki İslâmî kavramların mahiyeti çok belirgin kılınmazsa, bugüne ve bugünün insanına dokunan tarafları yakalanamazsa söz konusu kavramlar tüketiliyor ve kaçınılmaz olarak yozlaşma da beraberinde geliyor.  

İslâm dünyası tarihteki birçok başarılarına rağmen bugün içler acısı durumdaysa eğer, Kur’ân’ın Müslümanların müfredatı olmaktan çıkarılmasının, düşüşü hazırlayan birinci sebep olduğu çok açık. İkinci sebep ise, dinî ilimler ve dünyevî ilimler ayrışmasıdır. Bunlarla beraber gündeme gelen mezhepçilik, aşiretçilik, bölgecilik ve fakru zaruretin beslediği sınıfsal nefret ise üçüncü sebep. Durumun içler acısı olması Müslümanları düşünmekten, mücadele etmekten ve çözüm üretmekten alıkoymayacaktır. Müslüman zihin inşası ile birlikte atılacak ilk adım, özgün bir fikriyatın temellerini ortaya koymak ve bu çerçevede özgün bir duruşun geliştirilmesi için harekete geçmektir. Müslümanca bir fikriyatın ve duruşun özü de hayatı ve kâinatı İslâm üzerinden tasavvur etmek, tasarlamak ve tanzim etmektir. Bu amaçla öncelikle ve ivedilikle kozmopolit bir dünya vatandaşı değil, kendimize özgü bir nesil yetiştirmeliyiz. Ufku açık, özgür, sanal dünyadan edindiği ve bir günlük ömrü olan, düşünce ürettirmeyen bilgilerle yetinmeyen, düşünmesini bilen bir nesle ihtiyacımız var.   

Bu yüzden biz Müslümanlar medeniyetimizin yeniden canlanması ve zilletten kurtulup insanlığa yeniden umut ve öncü olmamız için, biribirini tamamlayan ilimlerin ayrışmasını ortadan kaldırarak, ahireti kazanma alanı olan bu dünyaya dair afâki ve enfüsi ayetleri gereği gibi okumalı ve dünyada fikrî/fiilî üstünlüğü sağlamalıyız. Müslüman ümmetin, kadroların, dinini ciddiye alanların en önemli vazifesi, vahyin ilkelerine uygun bir hayat tarzını kurma gayesini, bir sistem/yönetim biçimini, Müslümanlara yeniden umut, enerji ve heyecan verecek şekilde öne çıkarmaktır.

Bazı Başlıklar:

Müslüman Dünyanın Bugünkü Görünümü ve Geleceğimiz/Şemseddin ÖZDEMİR

Müslüman Zihin İnşası ve Özgün Fikriyatın Temelleri/Temel HAZIROĞLU

Eğitimin Dünyayı Değiştiren Gücü/Metin ALPASLAN

Bir Modernleşme Paranoması Olarak İmam Hatipler/Mehmet Furkan ÖREN

Dünya Sağlık Örgütü Kimin Truva Atıdır?/Burhanettin CAN

Postmodern Zamanlarda Aile/Kamil ERGENÇ

Yayın Tarihi: 04 Kasım 2021 Perşembe 14:30
banner25
YORUM EKLE

banner26