Umman'da yetişen 'kündür ağacı' antik çağlardan günümüze önemini koruyor

Umman'daki uzman kurumlar, kündür ağacının yetişmesi için uygun toprak ve iklime sahip Zufar'daki ekim alanlarının ulusal bir hazine olarak korunması için gayret sarf ediyor.

Umman'da yetişen 'kündür ağacı' antik çağlardan günümüze önemini koruyor

Umman'ın Zufar ili antik dönemlerde ayin ve mumyalama işlemlerinde, günümüzde ise tütsü ve parfüm endüstrisinde kullanılan kündür ağacı (Boswellia) yetiştirilmesinde önemli bir paya sahip.

Umman'daki uzman kurumlar, kündür ağacının yetişmesi için uygun toprak ve iklime sahip Zufar'daki ekim alanlarının ulusal bir hazine olarak korunması için gayret sarf ediyor.

Yetkililer, yerel ve uluslararası talepleri göz önüne alarak ağacın yetiştirilmesi için çiftçileri teşvik ediyor, verimliliği artırmak için de gerekli koşulları sağlıyor.

Kündür ağacından elde edilen buhurun faydaları

Kündür ağacından da elde edilen buhurun, tıpta astımın tedavisinde ve hafızanın güçlendirilmesinde kullanıldığı biliniyor.

İmam Şafii'nin buhuru hafızayı harekete geçirmek için kullandığı hatta çok fazla kullanması sonucu oluşan rahatsızlıktan dolayı bundan kaçındığı rivayet ediliyor.

Günümüzde hala tıp alanında kullanıldığı belirtilen buhur hakkında Umman'daki Nizva Üniversitesi'nde araştırmalar yürütülüyor.

Araştırmacılar, Umman'daki kündür ağacı buhurundaki bir maddeyi çoğaltabildi, ayırabildi ve saflaştırabildi. Uluslararası araştırmalar kapsamında bu maddenin, bazı kanser hücrelerini ortadan kaldırmada da etkili olduğu tespit edildi.

Antik dönemlere uzanan yolculuk

Umman tarihi konusunda uzman araştırmacı Salim Akil, yaptığı açıklamada, "Kündür ağacı, medeniyetler boyunca kutsal sayılan ve önem atfedilen faaliyetlerde kullanılmış çok eski bir bitki." dedi.

Kündür ağacından elde edilen buhurun; antik Mısırlılar tarafından mumyalama işleminde, Romalılar döneminde tapınaklarda ve ayinlerde, Araplarda ise meclislerinde kullanıldığını aktaran Akil, buhurun asırlardır vazgeçilmez bir ürün olduğunu ifade etti.

Akil, kendi doğasında yetişen Kündür ağacının, dağın gölgesinde büyüdüğünü, doğrudan sulanmayıp çiğ taneleriyle ıslandığını, halihazırda ise Hindistan, Umman, Yemen ve Somali'de yetiştiğini kaydetti.

Kündür ağacının çeşitleri

Ağacın en kalitelisinin Zufar iline nispetle "Zufari" olarak bilinen türü olduğunu söyleyen Akil, bu türün de "El-Cevheri", "El-Haseki", "En-Necidi" ve "Eş-Şezri" isimli çeşitleri bulunduğuna işaret etti.

Akil, "El-Cevheri"nin de diğerleri arasında en iyisi olduğunu ifade ederek, yeşilimsi beyaz akmalar şeklinde olduğunu belirtti.

"Bu ağacın El-Cevheri adı verilen türü tıp alanında kullanılırken, güzel bir kokuya sahip Eş-Şezri ise tütsü yapımında kullanılıyor." diyen Akil, Umman'da "Eş-Şezri" türünden buhur üretmek için özel fabrikaların bulunduğunu söyledi.

Akil, El-Haseki"nin ise Zufar ilindeki Hasek bölgesine nispetle bu şekilde isimlendirildiğini; "Necidi"nin isminin ise dağlar ve çöller arasındaki Necid bölgesine dayandığını kaydetti.

Ummanlı araştırmacı, "Eş-Şabi" olarak bilinen çeşidin de ovalarda yetiştiğini ve yağmur suyuna maruz kaldığı için kalitesinin düşük olduğunu aktardı.

Ağaca ilişkin efsaneler

Buhur ağacına ilişkin çok fazla efsanenin olduğuna dikkati çeken Akil, şöyle konuştu:

"Bu efsanelerle, ağacın dikili olduğu alanların işgalinin önlenmesi amaçlanıyordu. Portekizliler ve Büyük İskender'in başarısız olduğu, Mısır Kraliçesi Hatşepsut'un ise Zufar'a büyük gemiler göndererek tonlarca buhuru ülkesine götürdüğü anlatılıyor."

Akil, geçmiş çağlarda yaşanan değişimlerle birlikte buhur kullanımının azalmasına rağmen, ticaretinin devam ettiğini ve büyük miktarlarda Avrupa ülkelerine, Hindistan'a ve ABD'ye ihraç edildiğini belirtti.

Buhurun ağaçtan toplanması

Kündür ağacındaki akmaların toplanma mevsiminin mayıs ayında başladığı ve eylül ayına kadar devam ettiği belirtiliyor.

Akil, bir ağaçtan yaklaşık 17 kilogram akma toplandığını kaydetti.

Ağaçların yetiştirildiği alanlara "menzil (ev)" denildiğini aktaran Akil, "menzil"lerin toprak sahiplerinden satın alındığını ifade etti.

Akil, ağacın tüccar ve mülk sahiplerine ait olduğunu, mülk sahibi hayatını kaybettiğinde ağaçların başka bir kabileye geçmesini önlemek için miras olarak kadınlara bırakılmadığını aktardı.

Ağaçlardan toplanan buhur maddesinin, develerle Zufar, Sedah ve Merbah'taki pazarlara taşındığını ve buralarda satışa çıkarıldığını kaydeden Akil, satın alınan buhurların türlerine göre ayrıldığını ve özel şekilde depolara yerleştirildiğini ifade etti.

Zufar'daki kündür ağacının özelliği

Kündür ağaçlarının bulunduğu Vadi Duka bölgesi yetkilisi Ahmed Amir el-Avayid ise "buhur bölgeleri" adıyla anılan 2002 UNESCO Dünya Mirası'na kayıtlı 4 bölge bulunduğunu, bunlardan birinin doğal diğerlerinin ise kültürel olduğunu aktardı.

Avayid, koruma altındaki Vadi Duka'nın doğal alanlardan biri olduğunu belirtti.

Zufar'ın çok fazla ziyaretçi aldığına işaret eden Avayid, bazı turistlerin özellikle bu ağaçların bulunduğu dağlık alanlara, vadilere gitmek istediğini vurguladı.

Avayid, Vadi Duka'da ziyaretçi kabulü için hazırlıklar yapıldığını dile getirdi.

Buhur ağacı türlerinden biri olan kündürün Zufar ilinde bulunan cinsinin diğerlerinden farklı olduğuna dikkati çeken Avayid, yetişmesi için özel bir iklime ihtiyaç duymasından ötürü Zufar'daki bu türü "nazlı" olarak isimlendirdiğini söyledi.

Avayid, petrolün bulunmasının insanları yorucu olmayan işlere yönelttiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Bu durumda insanlar, yorucu bir uğraş olan kündür ağacı yetiştiriciliğinden kaçındı ve sivil alana yöneldi. Petrol alanındaki gelişmeler buhur ihracatını da etkiledi."

Kaynak: AA

Yayın Tarihi: 10 Mayıs 2022 Salı 16:00 Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2022, 07:41
YORUM EKLE

banner19

banner36