Ümit Meriç: Dostane bir baba-kız ilişkisi idi bizimki

Ümit Meriç, Enderun Sohbetleri'nde babası Cemil Meriç'i anlattı.

Ümit Meriç: Dostane bir baba-kız ilişkisi idi bizimki

Bâbıâli Enderun Sohbetleri’nin 1 Mart Perşembe günkü konuğu Prof. Dr. Ümit Meriç’ti. Gazeteci yazar Mehmet Nuri Yardım, açış konuşmasında, “Cemil Meriç bize istikamet vermiş bir şahsiyet. Kutuplaşan insanları, ortaya merkeze çekmiş bir münevver. Sadece gençleri değil, aydınları etkilemiş bir mütefekkir. Bu bakımdan ona dair ne yazılsa, ne söylense azdır. Türkiye’de, şu an en çok sevilen, tanınan, her cümlesi neredeyse bir vecize şeklinde paylaşılan düşünürümüze Allah’tan rahmet diliyoruz. Babam Cemil Meriç başlığı yetiyor zaten, sözü Ümit Meriç Hanımefendiye bırakıyoruz. ” dedi.

Babasının, “Timuçirem Kraliçem” diye hitap ettiği, hayrül halefi, talebesi, biricik kızı sosyoloji profesörü Ümit Meriç, mikrofonik ses tonu, kusursuz hitabeti ve seçkin Türkçesi ile sözlerine şöyle başladı: “Efendim sözü besmele ile avaz eyleyelim. Evvela böyle muhterem ve muhteşem bir kalabalıkla baş başa olduğum için hem kendimi hem babamı çok bahtiyar hissediyorum. Baba kız bize gösterdiğiniz bu olağanüstü iltifat için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Böyle çok seçkin bir grup önünde Cemil Meriç’i anlatmak, hele de 420 sayfalık kitap yazdıktan sonra ne mümkün?”

Dostane bir baba kız ilişkisi

Ahmet Kabaklı ile Cemil Meriç münasebetini anlatarak Bâbıâli’nin kendisi için önemine dikkat çeken Meriç; Hisar Dergisi ile okuyucularını ilk defa buluşturan, Yeşilay binasındaki konferansı ile dinleyicileriyle Meriç’i ilk kez bir araya getiren Ahmet Kabaklı’yı rahmet ile anarak sözlerine devam eti: “Son dört yıldır gece gündüz Babam Cemil Meriç kitabının hazırlığı ile geçti. Babam, ‘Hiçbir kitap bitmez evladım…’ derdi. Bu kitap da bitmedi. Çıktıktan sonra hep aklıma yeni şeyler geliyor, onları not alıyorum. Bir yerde de insaflı olmak lazım. 420 sayfa kitap, Cemil Meriç’in 12 ciltlik telifi, 8 ciltlik tercümesini eminim okuyan siz vefalı okurlarının sabrını da taşırmamak lazım. Öbür kitapta olmayan birçok yenilik var bu kitapta. Cemil Meriç’in hayatı bir senaryo metni şeklinde bu kitapta anlatıldı. Mesela ‘Timuçirem Kraliçem’ bölümü var. Babam bana Timuçirem derdi. Ümit Meriç’in tersten okunuşu… Bölüm başlığı aslında çok dostane bir baba kız ilişkisini ifşa eder. Burada babamla olan bazı çekişmelerimiz ve anlaşmazlıklarımızı da okuyucular ile paylaştık. Sırlarımızı ortaya döktük.’’

Zaman zaman kitapta babasının rüyalarına da yer verdiğini belirten Meriç, son rüyasında Sultan II. Abdülhamid Han’ı gördüğünü belirtti. İlham perilerinin bilgisayar tuşlarına gelmediği kanaatine sahip olduğunu vurgulayan Meriç, babasının kıymetli hatıralarını anlatmasının dışında gençlere ders niteliğinde önemli mesajlar verdi. Hayatla ilgili gelişmeleri, kendilerini hayrete düşüren hususları, rüyalarını defterlere not almalarını tavsiye ederken, yazılı kültür ve okuma kültürünün önemine dikkat çekti.

Dünyayı da bilmek mecburiyetindeyiz

Ümit Meriç sözlerine şöyle devam etti: “Cemil Meriç’i çok küresel bir yazar olarak değerlendirmek mümkün. Çok yerli ama aynı zamanda da çok küresel… Belki de zaten bundan sonra Türkiye eğer dünya liderliğinde ismi geçecek, önde yer alacak bir ülke ise, bu tavrı içselleştirmesi lazım. Yani kendimiz kadar başkalarını çok iyi bilmemiz lazım. Dünyaya götürecek mesajımız varsa sadece kendimizi bilmekle hiçbir yere varamayız. Dünyayı da çok bilmek mecburiyetindeyiz. Hatta ilgilerimizi kendi ülke tarihimizin fetihten önceki yıllarına kadar da götürmemiz lazım geliyor. Bizim İstanbul’un tarihine bütünü ile sahip çıkmamız lazım geliyor. Bu şehrin bütün tarihi kademelerini çok iyi bilmemiz, çok iyi tanımamız, çok iyi gezmemiz lazım. Bu şehre, bu ülkeye sahip çıkmamız; bu ülkenin tarihini ve coğrafyasını bütünü ile öğrenmemiz halinde mümkün olabilecektir.”

Cemil Meriç’in aile çevresinden başlayarak, yetiştiği, yaşadığı muhit, hocaları, gözlerini kaybettikten sonraki hayatı, kitap okuyan talebelerini anlatan Ümit Meriç, babasını merkez alarak Türkiye’nin panoramasını çizdi. Hatıralar, bilgiler ile dinleyicileri dünya edebiyatı, dünya turuna çıkardı. 11 yaşında profesör olmaya karar verip hedefine ulaşan, sekiz yaşından itibaren sabahtan akşama kadar babasına otuz yıl kitap okuyan, yüz metre maraton koşucusu Ümit Meriç, bir rol model olarak, 7’den 77’ye coşkulu bir kalabalık tarafından hayranlık ile takip edildi. Hatıra fotoğrafları çekilmesinin ardından İnsan Yayınları tarafından yayınlanan Babam Cemil Meriç kitabını okuyucuları için imzalayan Ümit Meriç, tüm okuyucuları ve dostları ile birebir sohbet edip, sorularına cevap verdi.

 

Hülya Günay

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2018, 13:44
YORUM EKLE

banner19