banner17

'Uluslararası İmam Maturidi Çalıştayı' sona erdi

"Kayıp aydınlanmanın izinde" teması ile alanında uzman ilim insanlarının katıldığı 3 günlük "Uluslararası İmam Maturidi Çalıştayı" sona erdi.

'Uluslararası İmam Maturidi Çalıştayı' sona erdi

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfınca Ankara'da bir otelde düzenlenen ve "Kayıp aydınlanmanın izinde" teması ile alanında uzman ilim insanlarının katıldığı 3 günlük "Uluslararası İmam Maturidi Çalıştayı" tamamlandı.

Çalıştayın sonuç bildirgesini Vakfın başkan yardımcısı ve çalıştayın yürütme kurulu başkanı Dr. Abdullah Çalışkan açıkladı.

Çalıştayın sonuç bildirgesinde, İmam Maturidi'nin Ehl-i Sünnet'in akaid ve fıkıh sütunlarını sistemleştiren İmam-ı Azam Ebu Hanife'den sonra, onun inançla ilgili görüşlerini sistematik bir kelam ekolüne dönüştüren Semerkandlı bir alim olduğu hatırlatıldı.

Bildirgede, şunlar kaydedildi:

"İmam Maturidi, Müslüman toplumların farklılıklarını koruyarak birlikte yaşam sürebileceğini ve bu farklılıkların gelişim ve dönüşümde etkin rol oynayabileceğini benimseyen bir ahlak sistemi geliştirmiştir. Bu açıdan Maturidi, İslam'ın sabit ilkeleri ile muhtelif coğrafyalardaki kültür farklılıklarının nasıl uyum içinde harmanlanabileceğinin en iyi örneklerinden birini ortaya koymuştur."

"Onun düşünce sistemi adalet, hikmet, akıl ve özgür iradeye dayanmakta ve Maturidi, bu temellere yaslanan bilgi, varlık ve ahlak sistemi önermektedir." tespitine yer verilen bildirgede, Maturidi insanın bu yetilerle donatıldığına işaret ettiği dile getirildi.

Maturidi'nin, insanın dünyayı imar ve ıslah etme gibi ağır bir sorumluluğu bulunduğuna işaret ettiği vurgulanan bildirgede, "O, insanların bu donanımlarının çatışmaya değil, iş birliğine yönlendirilmesinin toplumu yıkıma sürükleyen 'fitne' olgusunu engelleyecek yegâne yol olduğunu ifade etmektedir." tespiti aktarıldı.

Maturidi'ye göre Kur'an'ı anlamaya yönelik çabaların temel hedefinin, "en doğruya ulaşma" olduğu vurgulanan bildirgede, "Bu gerekçe ile günümüze ulaşan ve 17 cilt olarak yayımlanan tefsirine Te'vilatü'l Kur'an adını vererek iki yönlü vurgu yapmaktadır. Kendisinin bu çalışmasının bir çaba olarak yorumlanması gerektiğini ve bu doğrultuda kendi yorumlarının da eleştirilebileceğini ima etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Büyük müfessir ve fakihin, hikmetle bütünleşmiş bir adaleti toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olarak gördüğü aktarılan bildirgede, Maturidi'ye göre bütün insanların temiz bir fıtrata sahip olduğu belirtildi.

Maturidi'nin imanın kalpte gerçekleşen bir tasdik olduğunu, oraya hiç kimsenin müdahale etmesine Allah'ın imkan vermediğini dile getirdiği vurgulanan bildirgede, "Böylece o, insanların inançlarından dolayı yargılanmasının önünü kesin bir şekilde kapatmıştır. Onun bu anlayışı ehli kıblenin tekfir edilemeyeceği ilkesiyle örtüşen bir yaklaşımdır." tespitine yer verildi.

İmamın ahlak anlayışına işaret edilen bildirgede şunlar kaydedildi:

"Maturidi, dini hayatın sağlam delil ve bilgi üzerine inşa edilmesini gerekli görmüş, sübjektif yorum ve verilerle hüküm vermenin çıkaracağı sorunlara dikkat çekmiştir. Bu sebeple ona göre rüya, ilham ve keşf bilgi kaynağı değildir. Dolayısıyla bunlar üzerine hüküm bina edilemez.

Ahlaki buhranların yaşandığı ve ahlak dışı davranışların dahi din üzerinden meşrulaştırılmaya çalışıldığı günümüzde, hakkın, hakikatin ve ahlakın hakimiyetine şiddetle ihtiyaç vardır."

Bildirgenin sonuç kısmında, Maturidi'nin akıl, adalet, hikmet ve özgür irade gibi kavramlara dayalı düşünce sisteminin, insanlığın barış ve esenliğine katkı sağlayacağı vurgulandı.

banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20