banner17

Türkiye'de Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Neden Gelişmedi?

Mustafa Ruhi Şirin TYB İstanbul Şubesi'nde ''Türkiye’de Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Neden Gelişmemiştir?'' sorusuna dair bir söyleşi gerçekleştirdi.

Türkiye'de Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Neden Gelişmedi?

Çocuk Vakfı, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi ve İBB Kültür Daire Başkanlığı’nın birlikte düzenlediği Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Buluşmaları’nın altıncısı gerçekleşti. “Türkiye’de Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Neden Gelişmemiştir?” sorusuna dair bir söyleşi gerçekleştiren Mustafa Ruhi Şirin, edebiyatı, çocuk eksenli kültür ve medeniyetimizle harmanlayarak ideal bir çocuk literatürüne kavuşacağımızı ve eleştiri kültürünün çocuk edebiyatına daha fazla hâkim olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de uzun yıllardan bu yana çocuklara yerli ve millî dünyamızdan çok, sıradan bir dünya vatandaşı hissettirecek kitaplar okutulduğunu anlatan Mustafa Ruhi Şirin, çocuk ve ilk gençlik edebiyatına yönelik eleştirinin gerekliliği konusunu detaylarıyla değerlendirdi. “Öncelikli sorunun çocukla ilgili olduğunu düşünmek gerekir. Çocukla ilgili tenkit kültürümüzün de olmadığı kanaatindeyim. Bununla ilgili bir havuz oluşmamış. Hiçbir şekilde tek tip çocukluk yoktur. Dolayısıyla bize düşen, çocuğun ruhuna iyiliğin ve ahlakın ölçüsüyle adalet duygusunu yerleştirecek kitaplarla buluşturmaktır. Çocuk edebiyatında geliştirici vasıf, izzetli, haysiyetli ve hür olabilmeleri için gereklidir. ” diyen Şirin, çocuk gerçeklikleri içinde sanatsal gerçekliğin en değerli gerçeklik olduğunu ve estetik duyarlığı es geçen yapıtların çocuk gelişimine bir fayda sağlamayacağını belirterek şunları söyledi: “Eleştirel gerçeklikte yazar kendini neredeyse çocukla eşitler. Bu karşılıklı gelişir. Hem pedagojik hem de estetik ölçütleri olan eserler çocuklar üzerinde son derece etkilidir. Çocukta duygu ve sanat gelişimini sağlayacak olan unsur, görsellerdir. Bizim çocuk kitaplarımızda bulunan görsellerdeki çocuk tiplerinin çoğu ne yazık ki Batılı tipler. Hikâyede geleneksel ve millî temayı barındırdığı halde Batılı figürler kullanmak hatalı bir yaklaşımdır. Çocuk kitaplarının tanıtımları için çıkan yazılar ise tamamen duygusal. Okur odaklı eleştiri yazılarının yazılması önemlidir. Buna ise neredeyse hiç rastlamadım.”

Bize evrensellik dayatması yapılmasın

Edebiyat kamusu tarafından çocuk edebiyatının küçümsenmesi durumunun söz konusu olduğuna dikkat çeken Mustafa Ruhi Şirin, Cumhuriyet döneminden itibaren tek tip çocuk eğitiminin uygulandığını, zamanla buna tepki olarak çocuklar adına daha yerli bir eğitimi tercih eden “muhalif” düşünceli gruplar oluştuğunu, bunlardan bağımsız gelişen, irfani gelenekten gelen yetişmiş, pedagojik tecrübesi olanların oluşturduğu üçüncü grubun ideal bir yaklaşım sergilediğini ve ülkemizde azınlıkta kaldığını anlattı.

“Bizim kendimize ait bir kültürümüz var. Kendi belirlediğimiz çerçeve var ve bunu terk etmeyeceğiz. Bize evrensellik dayatması yapılmasın. Bu kültürel dikkat üzerinden giden çocuk entelektüeli Türkiye’de yetişmiyor. Bu alandaki bütün kavramlaştırmalar, Batı’dan ödünç alınarak yapılıyor. Esas mesele çocukla ilgili temadır. O meselede kalmadığınız müddetçe ne çocuğun edebiyatına ne eğitimine ne sanatına ne hayal üretimine ne de sporuna bir katkınız olur.” diyen Şirin, çocuk edebiyatında da diğer edebiyat kolları gibi estetik üzerinden eleştiri kültürünü geliştirmek gerektiğini, alan edebiyatı kültürünü yaygınlaştırmanın bu noktada önemli bir yerde durduğunu, çocuk edebiyatı yayıncılığının özgün bir yayıncılık alanı olduğunu, hem çocuğa eğilmenin hem de çocuğun kendi yeteneklerini geliştirmesinin nitelikli edebiyatla desteklenebileceğini ifade etti. Çocukları eğitirken kuru bilgiyi tercih ettiğimizden edebiyata sıra gelmediğini anlatan Şirin, “Çocuk edebiyatında iyi bir metin ortaya koymak için gerekli titizlik gösterilmiyor. Çocuklara yönelik siyer edebiyatında bir elin parmaklarını geçen sayıda sağlıklı metin yoktur.” dedi.

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2017, 12:16
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20