Türk, Fars ve Arap Edebiyatlarında Maktel-i Hüseyin

Tahran Yunus Emre Enstitüsü “Türk, Fars ve Arap Edebiyatında Maktel-i Hüseyin” adlı bir program düzenledi.

Türk, Fars ve Arap Edebiyatlarında Maktel-i Hüseyin

Ortak bir geçmişe sahip toplumları yaklaştıran birçok unsur vardır. Geçip giden zaman içerisinde araya giren mesafeler ile kaybolmaya başlayan uhuvvet bağı, çeşitli etkinliklerle ve ortak projelerle tekrar canlandırılmaya çalışılıyor. Bu bağlamda Yunus Emre Enstitüleri, dünyanın birçok noktasında faaliyet göstererek toplumların birbirleriyle olan gönül bağlarını kuvvetlendirmeye devam ediyor.

Tahran’da bulunan Yunus Emre Enstitüsü en faal merkezlerden biri. Özellikle İran ve Türkiye’nin ortak dilinin en büyük etkisini gösterdiği edebiyat alanındaki çalışmalar ile birçok ses getiren program gerçekleşmiş oluyor.

Son olarak Tahran Yunus Emre Enstitüsü ve Havzay-ı Hüneri Edebî yaratıcılık merkezi işbirliği ile 3 Kasım 2016 tarihinde “Türk, Fars ve Arap Edebiyatında Maktel-i Hüseyin” programı düzenlendi.

Maktel-i Hüseyin, Hz. Hüseyin ve yakınlarının Kerbelâ’da öldürülmesini anlatan eserlerin genel adıdır. Hz. Hüseyin’in Hicrî 61 (M.680) yılında Kerbelâ’da şehid edilmesi İslâm tarihinin trajik olaylarından biridir. Onun ve yakınlarının Emevî ordusu tarafından çölde on gün susuz bırakılarak katledilmesi Müslümanlar üzerinde derin etki bırakmış, zamanla oluşan yas atmosferinin tesiri mersiyelere yansımış, ardından halk arasında yeni inançların ve efsanelerin doğmasıyla bu konuda pek çok eser kaleme alınmıştır. Kerbelâ olayı önceleri tarih, ahbâr, ensâb gibi kitaplarda bir bölüm halinde yer alırken daha sonra “maktel-i Hüseyin” adı verilen müstakil kitaplar yazılmaya başlanmıştır.

Ortak bir acıdır Kerbela

Tahran Yunus Emre Enstitüsün’nde İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Azmi Bilgin ile Kum Ayetallah Uzma Marashi Najafi Kütüphanesi araştırmacılarından Mohammad Esfandiyari’nin katıldığı bir panel düzenlendi.

Panel öncesi bir konuşma yapan Tahran Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Turgay Şafak, Hz. Hüseyin’in şehadetini konu alan eserler hem Türk Edebiyatında hem Fars hem de Arap Edebiyatlarında geniş bir yer tuttuğunu ifade etti. Müslümanların bu elim olaydan duyduğu acıyı ve hissettiği ıstırabın edebiyata yansıdığını söyledi.  

Panelde daha sonra Kum Ayetallah Uzma Marashi Najafi Kütüphanesi araştırmacılarından Mohammad Esfandiyari  söz aldı. Arapça ve Farsça kaynaklarda geçen Maktel-i Hüseyinler üzerinde hazırladığı biblografyasından bahseden İsfendiyari, Bu biblografyada altı bin civarında eser tespit ettiğini ancak bunlar arasında 100 adetinin önemli olduğunu vurguladı.

İsfendiyari, “İran’da Sefavilerden Meşrutiyet (İran) dönemine Şii tarihinde çok yanlış bilgilerin verildiği tarihlerdir. Bu yanlışlıklar içinde mesela Aşura günündeki hava durumu ile ilgili mantıksız ve abartılı bilgiler var. O günkü sıçaklığı 100 dereceye kadar götürenler olmuştur. Ayrıca İmam Hüseyin’in sahabelerinin sayısı konusunda yanlış bilgiler verilmiştir. Günümüz kitaplarında bu yanlışlar tashih edilmiştir. Hicrî 13. yüzyıldan sonraki bakış açısı Aşura ile ilgili geçmişteki bakışlar çok farklıdır. Aşura ile ilgili duygusal bakış ve siyasi bakış söz konusudur. Duygusal bir bakış açısı aşuranın trajedi  yönünü abartmaktadır. Siyasi bakış açısı da aşuranın hamasi yönünü abartmaktadır.”dedi.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Azmi Bilgin konuşmasında dikkat çekici tespitlerde bulundu. “19. asırda Şii dünyasında Maktel-i Hüseyinlerin yazılışı azalırken Müslüman Sunniler arasında özellikle Osmanlı sahasında Maktel-i Hüseyinleri yazımı çoğalmıştır.” dedi. 

Bilgin, konuşmasını şöyle sürdürdü. “Mevlana, Yunus Emre ve Fuzuli gibi şairlerimizin bütün eserleri her çevrede okunduğunu biliyoruz. Bu onların yazdığı makteller için de geçerlidir. Özellikle Fuzuli’nin Hadikatü’s-Süeda’sının manzum kısımları meclislerde bestelenerek okunduğu biliniyor.”

Türkçe ve farsça metinlerde geçen Kerbela konulu paylaşımlardan örneklerin de yer aldığı panel; özellikle Kerbela’nın büyük bir coğrafyanın ortak acısı olduğunu göstermesi açısından faydalı bir toplantı özelliğine de sahipti. Milletleri yaklaştıran unsurların göz önünde tutularak zihinlerde canlı tutulmasının önemi özellikle vurgulandı.

Muharrem ayı konulu fotoğraf sergisi

Program çerçevesinde Türkiye’den Muharrem manzaralarını konu edinen bir fotoğraf sergisi de açıldı. 30 adet fotoğrafın yer aldığı sergi, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde özellikle İstanbul’da Hz. Hüseyin’in uğradığı zulüm ve elem hadisesinden dolayı duyulan üzüntüyü yansıtmaktaydı.

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2016, 14:01
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26