Tarihi roman masaya yatırılıyor

TYB’nin 35.yıl etkinlikleri, Uluslararası düzeyde düzenlediği ‘ Tarihi roman ve Romanda Tarih’ sempozyumu ile sürdürüyor.

Tarihi roman masaya yatırılıyor

Türkiye Yazarlar Birliği 35.yıl etkinliklerini Uluslararası düzeyde düzenlediği ‘ Tarihi roman ve Romanda Tarih’ sempozyumu ile sürdürüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımının verdiği konser ile başlayan "Tarihi roman ve romanda tarih" sempozyumuna edebiyat eleştirmenleri ile romancıları Dolmabahçe Sarayında bir araya getirdi.

İlki 10. yıl önce gerçekleştirilen II. Milletlerarası Tarihi Roman ve Romanda Tarih Sempozyumuna Türkiye dışından Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan, Türkmenistan ve İrlanda’dan yazar ve edebiyat eleştirmenleri katılıyor.

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan açış konuşmasında, On yıl önce ilki gerçekleştirilen Sempozyum hakkında bilgi verdikten sonra kısaca tarih ve roman koşunda görüşlerini açıklayarak "Tarih bizim tecrübe alanımız değil. Geçmişi bırakın bugünün olaylarını bile tamamıyla görmemiz, müşahede etmemiz adeta imkânsız. Tarihi roman bir dışa bakıştır. Ne zaman ki, olaylara atılan kişilerin hissiyatı yansıtılır, o zaman içe bakış ve gerçek roman olur.

Zaman zaman ‘ büyük tarihçiler büyük romancılardır’ diyesim geliyor! Muhayyilesiz tarihçi olur mu olursa nereye kadar olur Muhayyilesini elde ki vesikalarla konuşturan tarihçi gerçek tarihtir. Tarihçilerin de didaktiği romantiği var Roman heyecanıyla okuduğumuz tarih kitapları yok mudur?"  değerlendirmesi yaptı.

Prof Dr. İlber Ortaylı’ da konuşmasında, Batı doğu edebiyatından ve romanlarından örneklerle düşüncelerini gündeme getirdi. Romanın batı medeniyetinin bir ürünü olduğunu belirterek: ‘Roman nedir? Sorusunu Roman çevre ile insanı bir arada ele alan anlatım’ diyerek cevapladı.

Ortaylı; tarihi romancılar ve drama yazarlarının birebir tarihçi olmadıkları gibi siyasetçide olmadıklarına işaret ederek’ Romanda kürsü vaizliği yapamayacağını, romanın her şeyi küçük diyaloglara götürür ve okuyucusunu muğlak tartışmalarına götürendir’ değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın başkanlığında gerçekleştirilen sempozyumun ilk  oturumunda; Doç. Dr. Özlem Kumrular: Don Ouijöte de Türkler, Moriskolar ve Mağribiler.

Prof. Dr. Kubilay: Romanesk Söylemin Tarihselleştirilmesi ya da Tarihi yeniden yazmak.

Nuriye Akman: “Geceden Doğan” Romana dair.

Yönetmen Zafer Karatay tebliğlerini sundular.

Türkiye’den ve yurt dışından ünlü romancılar, edebiyat araştırmacıları ve tarihçilerin katıldığı II. Milletlerarası Tarihî Roman ve Romanda Tarih adlı sempozyumu Dolmabahçe Sarayı’nda başladı. Toplantıyı Türkiye Yazarlar Birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TBMM Milli Saraylar, Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı müştereken düzenliyor.

Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen   sempozyumda edebiyatın ve sanatın vazgeçilmez konularından tarih konuşuluyor. Tarih ve roman ilişkisi, tarih ve edebiyat ilişkisi, tarih ve sinema ilişkisi, tarihi gerçeklik ve sanal gerçeklik arasındaki ilişkinin mahiyeti, tarihî hadiselerin sinema ve edebiyata uyarlanmasında yaşanan sorunlar, tarih eğitiminde edebiyat ve sanatın rolü, tarihin sanat ve edebiyatta yeniden üretilmesi, milli ruhun oluşturulmasında tarihî bilginin sanat vasıtasıyla kurulması, tarihî romanların yazımında tecrübenin paylaşımı gibi konu başlıklarının yer aldığı sempozyumda edebiyat eleştirmenleri, romancıları, tarihî film senaristleri ve yapımcıları bir araya geldiler.

Sempozyum boyunca,  “Romancı, tarih malzemesini yeniden üretim sürecine tabi tutarken nelere dikkat etmelidir?” , “Tarihî malzeme üzerinde sınırsız bir müdahale hakkına sahip midir?”, “Tarihe edebiyat aracılığıyla yeni bir bakış açısı ve derinlik getirmenin ne gibi olumlu ve olumsuz yönleri vardır?”, “Tarihî malzemenin edebî malzemeye veya senaryoya dönüştürülmesinde ne gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır?”, “Tarih eğitiminde tarihî romanın rolü var mıdır?”, “Tarih bilinci ve millî ruhun oluşturulmasında tarih bilgisinin edebiyat ve sanat vasıtasıyla verilmesinin önemi ve yöntemleri nelerdir? “ gibi sorulara cevap aranacak.

Sempozyum çerçevesinde kahramanlık tabloları sergisi açılacak, tarihî Türk musîkîsinden örneklerin verileceği Münib Utandı  konseri gerçekleştirilecek.

Sempozyumun son günü olan 9 Ekim Cumartesi kapanış oturumunda tartışılan konular ve cevapsız kalan sorular üzerinde durulacak. Aynı zamanda değerlendirme amacıyla buluşulan bu bölümde sempozyum süresince görev alan oturum başkanlarına sonuç bildirgesine şekil vermek için söz verilecek.

Güncelleme Tarihi: 10 Kasım 2013, 01:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13