Suçıktı'da 'Necip Fazıl' konuşuldu

Suçıktı Şiir Akşamları, otuzu aşkın şairin katılımıyla ayrıca bu yıl tema olan “Necip Fazıl “ üzerine yapılan etkinliklerle sona erdi.

Suçıktı'da 'Necip Fazıl' konuşuldu

20. yılına ulaşan Suçıktı Şiir Akşamları, otuzu aşkın şairin katılımıyla ayrıca bu yıl tema  olan “Necip Fazıl “ üzerine yapılan etkinliklerle sona erdi.

Etkinliğin ilk programı, açık havada gerçekleştirilen oturumdu. Dursunbey Belediye Başkanı M. Ruhi Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan oturumda TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı yönetiminde, “Necip Fazıl Şiirinde Mekan ve Şehir” konusu  ele alındı. Mehmet Narlı, Baki Ayhan T. ve Ali Ayçil konuşmalarında önemli noktalara değindiler. Ali Ayçil, Necip Fazıl’ın bir ayağı doğuda diğer ayağı batıda bir şair olduğunu söyleyerek, Bosna’daki Osmanlı mimarisiyle başlayıp bir noktasından sonra Batı mimarisiyle devam eden Başçarşı örneği üzerinden medeniyet algısı ve Necip Fazıl şirindeki şehir temasına değindi.

Necip Fazıl’ın dönemin önde gelen sembolist şairlerinden olduğunu söyleyen Baki Aylan ise İstanbul ve Paris üzerinden Necip Fazıl şiirini değerlendirerek Baudelaire-Necip Fazıl ilişkisinin öneminden bahsetti.

Son olarak söz alan Mehmet Narlı, şiir-şehir ilişkisi bağlamında Necip Fazıl şirinin iki damarı olduğunu belirterek; modern bireyin içinde yaşadığı şehir algısını yansıtan damara örnek olarak Kaldırımlar, Otel Odalarında gibi şiirlerini, sembolik bir şehir algısı doğrultusunda ise İstanbul ve Karacaahmet şiirlerini örnek verdi.

İkinci etkinlik olan ve  Mustafa Muharrem’in moderatörlüğünde yapılan panelin konusu “Necip Fazıl Şiirinin Metafizik Kökleri” konuşmacıları ise Özlem Fedai, Hicabi Kırlangıç, Şaban Abak ve Kamil Yıldız’dı. Panelde ilk olarak söz alan Hicabi Kırlangıç, Necip Fazıl şiirindeki telmihler üzerinde durdu ve üstadın şiirlerinden konu bağlamında örnekler sundu. “Necip Fazıl Şiirindeki Varoluşsal Kaygılar” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Özlem Fedai de ‘varoluşsal kaygıların Necip Fazıl şiirinin itici gücü olduğunu’ belirtti. Kamil Yıldız, “İmkansız Soru Mümkün Cevap” başlıklı konuşmasına, “şiir, güçlü karşılaşmaların insanı içe doğru itmesiyle başlar.” diyerek girdi. Güçlü karşılaşmalar olarak “ölüm” ve “güzel”le karşılaşma üzerinden bir Necip Fazıl okuması yapan Yıldız’ın tespitleri dikkat çekiciydi. Finalde konuşan Şaban Abak, Necip Fazıl şiirine -aslında tüm şairlerde olması gerektiği gibi- yaşadığı zamanı gözönünde bulundurarak bakmak gerektiğinden bahisle, Necip Fazıl’ın bir imparatorluğun çöküşüne tanıklık ettiğine, onun şiirlerinin batıdaki çağdaşlarıyla kıyaslayarak ya da varoluşçulukla açıklanamayacağına dikkat çekti.

Bu iki toplantının ardından ilk günün akşamında su ve şiir sesi nihayet buluştu.  Adem Turan, Ahmet Veske, Ali Ayçil, Alper Gencer, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Bestami Yazgan, Bülent Parlak, Bünyamin K., Celal Fedai, Cenk Gündoğdu, Cevat Akkanat, Ercan Yılmaz, Fatma Şengil Süzer, Gökhan Arslan, Hicabi Kırlangıç, Hüseyin Akın, Hüseyin Atlansoy, Hüseyin Kaya, Hüseyin Karaca, İhsan Deniz, Mehmet Narlı, Mehmet Solak, Mustafa Efe, Mustafa Muharrem, Mustafa Özçelik, Mustafa Uçurum, Nevzat Akyar, Şaban Abak, Ünsal Ünlü ve Yunus Emre Altuntaş şiirlerini okudular. Bir de sürpriz vardı gecede. 9 Eylül Üniversitesi’ne doktora ve yüksek lisans yapmak için Tunus, Gana, Filistin, İran gibi çeşitli ülkelerden gelen öğrenciler de şiir okudular.

İkinci gün kapanış etkinliği olarak yapılan şiir atölyesinde ise konuşmacılar Cevat Akkanat ve Celal Fedai, Hüseyin Akın moderatörlüğünde “Necip Fazıl; Fikir ve Mücadele” başlığı üzerinde tartıştılar. Akkanat, Necip Fazıl’ı dinamik kılan unsurun İslami düşünceden ziyade cumhuriyet seçkinleriyle mücadele olduğunu, üstadın kendisini resmi dil ve tarihin karşısına konumladığını söyledi. Celal Fedai ise daha çok avam-havas kavramları temelinde bir değerlendirme yaparak Necip Fazıl’ın, irfanını kaybeden toplumdaki avamileşmeyle mücadelesinden bahsetti.

 

Elif Yediveren haber verdi

Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2013, 19:36
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13