Sözü Dinlenir Olmanın Yolu Gece'yi Diriltmekten Geçer

Emrah Ayhan’ın Eyüp'te gerçekleştirdiği 'Kelime Ağacı' söyleşilerinde geçen hafta vakti belirten kelimelere değinildi.

Sözü Dinlenir Olmanın Yolu Gece'yi Diriltmekten Geçer

Emrah Ayhan’ın Eyüp Caferpaşa Kültür Merkezi’ndeki söyleşileri birbiri ile ilişkili kelime gruplarıyla her Çarşamba devam ediyor. Son olarak 7 Nisan Çarşamba günü “zaman”, “vakit”, “an”, “salise”, “saniye”, “saat”, “gün”, “sabah”, “öğle”, “ikindi”, “akşam”, “yatsı” ve gün isimleri ile ilgili gerçekleşen söyleşide bu kelimelerden yola çıkılarak birbirinden ilginç sonuçlara varıldı. Ayhan, söyleşisinde, kelimelerin ruhuna nüfuz etmek için kökenlerine inmek gerektiği kadar, duyguların da kökenine inmek gerektiğini ifade etti. Böylece insanın, dili yoluyla, kelimeler yardımıyla kişilik kodlarını çözebileceğini,  kendini tanıyacağını, doğru ve etkili biçimde de kendini ifade edebileceğini belirtti.

Zaman ve zamanla ilişkili kelimeler üzerine yapılan söyleşide ayrıca Einstein’dan Biruni’ye kadar pek çok isme ve onların zaman kavramı ile ilgili teori ve çalışmalarına da değinildi. Saniye (ikincil zaman dilimi), salise (üçüncül zaman dilimi) ifadelerinin 953-1051 yıllarında yaşamış İslam bilgini Biruni’ye ait olduğunu söyleyen Emrah Ayhan, zaman kavramının hareket ve mekanla olan ilişkisine de değindi. Biruni’den bahsederken, “Dünyanın yuvarlak ve dönmekte olduğunu, yerçekimin varlığını Newton'dan asırlarca önce Biruni ortaya koymuştur ve bilimin ancak özgür düşünce ortamlarında gelişebileceğini söylemiştir.” dedi.

Zaman, dünya için yaratılmış olsa da ahirette de farklı bir boyutta mekan ve zaman kavramının varlığından bahseden Ayhan, “Kıyametin gerçekleşmesi ise ancak göz açıp kapayana kadar yahut ondan daha da yakındır.” (Nahl 77) ayetinde ifade edilen bu boyut değişimine de değindi.

Bize ait olan tek sermayemiz an'dır

Vakit, bir iş için en uygun zaman anlamında olduğu için boş vakit olamayacağını belirten Ayhan, “an” kelimesi için de “şimdi, en kısa süre” anlamlarından yola çıkıp “göz açıp kapayıncaya değin geçen zaman, bölünemeyecek denli kısa bir zaman parçası” anlamına değindi. Ayrıca, “An, köken itibariyle tarla sınırı anlamındadır. Sana ait olanı gösterir. Geçmiş geçmiştir, gelecek gelemeyebilir. Bize ait olan tek sermaye sadece an’dır. İyi değerlendirmek gerekir. Gelecek an’ın kıymetini bilip iyi değerlendirenlerindir.” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin ikinci bölümünde günün beş vakti ve gün isimlerinin nereden geldiği ile ilgili bilgi veren Emrah Ayhan, son olarak gece kelimesini açıkladı: “Geç-: Uykuya dalmak, bilincini yitirmek, sönmek anlamlarına gelir. Bunların olduğu zamana verilen addır, diyebiliriz. Dilimizin etimoloji sözlüklerinde bu kelimeyle köken ilişkisine sahip ‘geçgili: sözü etkili, sözü geçen kimse’, ‘geçelik: cevap, karşılık’ şeklinde kelimeler vardır. Bu bağlamda geceler, insanın tekamülünde, sorularına karşılıklar bulmasında ve sözü dinlenir, sözü geçen kimseler olmasında değerlendirilmesi gereken zaman dilimleridir. Bu özelliklere sahip olmanın yolu gece’lerimizi diriltmekten geçer.”

Emrah Ayhan bu ifaelerin ardından söyleşisini nihayete erdirdi. Söyleşiler Nisan ve Mayıs ayları boyunca her Çarşamba 16:00’da Eyüp Caferpaşa Kültür Merkezi’nde…

 

Gülsüm Özkaya

Yayın Tarihi: 11 Nisan 2016 Pazartesi 12:27 Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2016, 12:27
YORUM EKLE

banner19

banner36