banner17

Şiir bizi terbiye etmelidir

Şakir Kurtulmuş, Babıali Sohbetleri'nde edebiyat macerasını anlattı.

Şiir bizi terbiye etmelidir

ESKADER’in Timaş Kitapkahve’de devam eden “Bâbıâli Sohbetleri”nin konuşmacısı şair ve yazar Şakir Kurtulmuş’tu. Kurtulmuş, 247’ncisi düzenlenen sohbetlerde hem edebiyat mâcerasını anlattı, hem de uzun suskunluk döneminden sonra yeniden şiir yazmaya başlamasının hikâyesini anlattı.

Şair ve yazar Cengizhan Orakçı’nın takdimini yaptığı sohbet toplantısında Kurtulmuş, şiire nasıl başladığına dair Cengizhan Orakçı’nın ilk sorusu üzerine, “Okullar arası yarışma için yazdığım bir okul şiirinin dereceye girmesiyle üst dönemden şair Mustafa Özçelik’le tanışdık.”  şeklinde cevaplandırdı. Zamanındaki yazan gençlere Cahit Zarifoğlu gibi şairlerin ihtimam göstermesinin ehemmiyetine değinen Kurtulmuş, yazılan eserin yayımlanmasının o yazının ayakta kalabilmesi için elzem olduğuna vurgu yaptı. 1985’te ilk çıkan şiir kitabı Ah Güzel Bir Gün’den sonra 2013’te Yusuf’un Kuyusu’nu yayımlayan şair, aradaki yılları muhtelif sebeplerle ‘bekleyiş’, ‘sükût’ ve ‘fetret’ devri olarak nitelendirdi. Bu süreci “Şair susarken de konuşan kişidir.” diyerek ‘bir arayış’ olarak tanımlayan Kurtuluş, şiiri bırakmamakla geçirdiği zamanları dile getirdi. Şiirin kendisi için bir ruh terbiyesi olduğunu söyleyen şair, yazmaya devam etmenin bir şair için sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kurtulmuş, edebiyat ortamına yeniden dönmesinde Âdem Turan’ın dâvetinin etkili olduğunu da sözlerine ekledi.

Önce şiir ahlakına sahip olunmalı

“Uzun zamandan beri şiir yolunda olmama rağmen kendimi sanki bugün şiire başlamış gibi hissediyorum.” diyen Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti: “Şair ve yazar Mustafa Özçelik bizden iki sınıf öndeydi. Gül Muştusu kitabının etkisindeydim. O sıralarda Sezai Karakoç’un Taha’nın Kitabı ve Hızır’la Kırk Saat kitaplarını, Cahit Zarifoğlu’nun İşaret Çocukları’nı, Mâvera ve Diriliş yayınlarını okuyordum. Sezai Bey'in kitaplarını arkadaşlarla alır, sırayla okur, sonra birbirimize verirdik. Atasoy Müftüoğlu’nun sohbetlerinden çok istifade ederdim. Bir evde Fecir adında bir duvar gazetesi çıkarıyorduk. Edebiyat Fakültesi’nde haya edip de bulamadığım ortamı, Sahaflar’da, Beyaz Saray Çarşısı’nda, İstanbul Fetih Cemiyeti’nde, Kubbealtı’ndaki sohbetlerde buluyordum. Geçmişe gittiğimde hatırlıyorum. Cemil Meriç’i ilk olarak Karamustafapaşa Medresesi’ndeki o konferans salonunda dinlemiştim. Mütefekkirimizin dergi ve gazetelerde yayımlanan yazılarını heyecanla okuyordum.”

Şiir yazanların nesirle de uğraşması gerektiğini ifade eden Şakir Kurtulmuş, “Önce şiir ahlâkına sahip olmak lâzım. Şiir bizi terbiye etmelidir.” dedi. Şiirin ‘ruh terbiyesi’ olduğunu belirten Şakir Kurtulmuş, şair Arif Ay’ın “Toprağın altını oymadır şiir” sözüne dikkat çekti. Tin Yazıları adıyla tek sayılık bir edebiyat dergisi yayımladığını anlatan Kurtulmuş, konuşmasının sonunda “Bir Pazar Sabahı Şehzadebaşı’nda” şiirini okudu. Şâkir Kurtulmuş, konuşmasının ardından, dinleyicilerin sorularına cevap verdi.

 

Osman Esgice haber verdi

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2015, 14:08
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20