Şifa bahane rant şahane

Vuslat dergisi Nisan sayısında, “İlaçta Dönen Rant” konusuyla çıktı.

Şifa bahane rant şahane

İlaç konusunu gündeme getirmekte ki amacımız, insanların tedavi olurken, ilaç kullanırken daha dikkatli olmalarını sağlamaktır. Gereksiz ilaç tüketimin önüne geçmeliyiz… Vuslat dergisi Nisan sayısında, “İlaçta Dönen Rant” konusuyla çıktı.

Sağlıklı insanlar hastaya çevrildi

İnsanlık küresel ilaç şirketlerinin kıskacında… Birileri insanları ilaç bağımlısı haline getirmeye çalışıyor. İlaçların üretilmesindeki temel amaç; insanın sağlığı değil, insanların üretilen ilaçların bağımlısı olmasıdır. Sağlıklı insanlar üzerinde büyük oyunlar oynanmakla birlikte gecekondu misali hastalık üretilmekte! Bunlar Batılı ilaç şirketlerinin iç yüzünü gösteren ipuçlarıdır. Batıda insanın hiçbir değeri yok. Çünkü Batı bir Cahiliyye düzenidir. Cahiliyye düzeninde değerli olan sadece paradır!

İlaç konusunu araştırırken korkunç bilgilere ulaştık… Daha çok ilaç satmak isteyen ilaç mafyaları, sağlıklı insanları nasıl hasta edebiliriz? Mantalitesi üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. Birileri hasta olmalı, birileri de daha çok para kazanmalı, birileri de bu yapılanlara göz yummalıydı. Ve birileri de sessiz kalmalıydı. Yalnız biz sessiz kalmayacağız! Batılı vicdan sahibi iki yazar, Ray Moynihan ve Alan Cassels “Satılık Hastalıklar” isimli bir kitap kaleme almışlar. Kitabın önsözünde konu hakkında şunları söylemekteler:

“…Dünyanın en iyi ilaç şirketlerinin pazarlama stratejileri saldırgan bir biçimde sağlıklı ve iyi durumdaki insanları hedefliyor. Günlük hayatın olağan iniş çıkışları sinir rahatsızlıkları oldu; genel şikâyetler korkutucu hastalıklara dönüştürüldü ve gittikçe daha fazla sağlıklı insan hastaya çevrildi.”

Uydurma hastalıklar icat edildi

Ayrıca uydurma hastalıklar icat edildi. Yakın zamanda domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıklar ortaya atıldı. Önce insanlar korkutuldu. Sonra insanlar bu griplere inandırıldı. Daha sonra ise rakamlarını telaffuz edemeyeceğimiz aşılar pazarlandı, satıldı. Bu çalışmayla birlikte ilaç baronlarının kasaları doldu. Fakat insanlığın sağlık hassasiyetleri heder edilerek kazanca feda edildi. Ve neticede meta uğruna insanların sağlıkları hiçe sayıldı. Şunu unutmayalım ki, yeri geldiğinde ilaç silahtan daha tehlikelidir.

Tıbb-ı Nebevi koruyucu hekimlik

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in tedavi yönteminde hastalık yok hasta var. Koruyucu hekimlik var. En iyi doktor, hastasını ilaçsız tedavi eden doktordur. Bunların üzerinde iyice düşünmeliyiz.

Derginin dosya konularında neler var?

Prof. Dr. Osman Öztürk, “Kur’an-ı Kerim’de Tıp İlmi” isimli araştırma yazısında, Kur’an-ı Kerim’in insan ve insan sağlığını hedef aldığını ve onları korumayı amaçladığını bizlere hatırlatmakta.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “İnsanlığı Bekleyen Büyük Tehlike: Kolesterol İlaçları” makalesinde, ilaçların sağlık için değil, para için üretildiğine dikkat çekiyor.

Doç. Dr. Ali Akben, “Tıbb-ı Nebevi Koruyucu Hekimliktir” yazısında, nebevi tıp da zihin-ruh-beden üçgeninde modern tıbbın henüz çözemediği tedavi protokolleri olduğunu söylüyor.

Ayrıca dergide, yazar İsmail Tokalak ile “İlaç Terörü” üzerine bir mülakat yer almakta.

Dergi hakkında detaylı bilgi için: 0216 612 78 22 www.vuslatdergisi.com

 

Cansu Çınar haber verdi

Yayın Tarihi: 01 Nisan 2013 Pazartesi 19:58 Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2013, 19:58
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26