banner17

Seyid Çolak: 'İnsanlardan uzaklaştıkça hikayeleriniz tükeniyor'

Seyid Çolak sinemayla tanışma serüvenini, kısa filmden uzun metraja uzanan zorlu yolculuğunu anlattı.

Seyid Çolak: 'İnsanlardan uzaklaştıkça hikayeleriniz tükeniyor'

Mustafa Toprak'ın hazırlayıp sunduğu Bir Bilene Sor başlıklı söyleşiye yönetmen Seyid Çolak katıldı. Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde 7 Mart Salı günü yapılan söyleşide Çolak, sinemayla tanışma serüvenini, kısa filmden uzun metraja uzanan zorlu yolculuğunu anlattı. Oyun, Kara Kar, Soğuk ve Serender adlı kısa filmleri çeken, bu yapımlarıyla hem Türkiye'de hem dünya çapında ödüller alan Çolak, söyleşide kısa film çekmek isteyen, yolun başındaki yönetmen adaylarına da tavsiyelerde bulundu.

Sinemaya ilgisinin film seyrederek başladığını anlatan Çolak, Yeni Devir'de ve Milli Gazete'de  sinema yazıları yazdığını, ilk kısa filmini de Beykent Sinema Televizyon bölümünde okurken ödev olarak çektiğini söyledi. Bu ilk ciddi filmini bir cesaretle Boston Film Festivali'ne gönderdiğini hatırlatan Çolak, filminin festivale kabul edilmesinin bile kendisine büyük bir mutluluk yaşattığını, üstüne bir de ödül aldığını kaydetti.

Mustafa Toprak'ın "Kısa film bir alan mı geçiş mi?" sorusuna, "Şartlar sizi kısa film çekmeye zorluyor. Kendinizi orada da ispatlayabiliyorsunuz." şeklinde cevap veren Seyid Çolak, "Siz kendinizi sinemacı olarak addediyorsunuz ama kimse size 'sinema televizyonu bitirdin, gel uzun metraj film çek' demiyor. Öncelikle kısa filmlerle ilerlemeniz gerekiyor. Bunu yapabilmeniz için de bütçe olarak sizi zorlamayacak sahneler, çok prodüksiyon istemeyen işler düşünmeniz gerekiyor." dedi.

İnsanlardan uzaklaştıkça hikayeleriniz tükeniyor

Filmlerinde gerçeklerden ilham aldığını anlatan Çolak sözlerini şöyle sürdürdü: "Köy ve taşra yaşamını seviyorum. Şehirde büyümenin verdiği bir özlem var. Oradaki karakterlere gıptayla baktığım için oralar cazip geliyor. Dört filmimin üçü köyde, biri taşrada geçiyor."

Film çekmek, hikaye yazmak isteyenler için toplu taşıma araçlarının çok besleyici yerler olduğunun altını çizen Seyid Çolak, "Otobüslerde yolculuk yapmayı çok severim. Otobüsler, metrolar, metrobüsler her kesimden insanın bir araya geldiği ortamlar. İnsanların hareketlerini takip ediyorum ve böylelikle bir sürü karakter biriktiriyorum. Buralarda çok iyi ve çok kötü karakterlerle karşılaşıyorsunuz." diye konuştu. Seyid Çolak ayrıca şunları söyledi: "Son dönem çok popüler olan yönetmenlerin yeni filmlerinde hikayelerinin bittiğini görüyorum. Karakterlerine seyirci gözüyle bakamıyorlar. Bu, halktan uzaklaşmayla da ilgili. İnsanlardan uzaklaşmaya başladıkça hikayeleriniz tükeniyor."

Kültür Bakanlığı'ndan aldığı destekle ilk uzun metraj filmi için hazırlıklarına devam eden Seyid Çolak, senaryosunu Güven Adıgüzel ile birlikte yazdıkları "Kapan" adlı filmde Beyşehir Gölü üzerinde bulunan Mada adasında geçen bir hikayeyi anlatacak. Zeytinburnu Gençlik Merkezi'ndeki söyleşide filmiyle ilgili ipuçları da veren Çolak, "Oradaki yaşam şartları biraz 1950'leri andırıyor. Okulları ve sağlık ocakları yok. Ulaşım sıkıntılı. İlginç bir hayatları var. Ben de oraya özgü bir hikaye yazmak istedim." şeklinde konuştu.

Çolak, bir soru üzerine filminde Şener Şen'e uygun bir rol olduğunu ve kabul ettiği takdirde büyük ustayla çalışmaktan büyük mutluluk duyacağını söyledi.

 

Gülcan Tezcan

 

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2017, 10:58
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20