Sanat ve kutsal ilişkisi üzerine konuştu

Ömer Lekesiz, Zeytinburnu'ndaki seminerinde sanat ve kutsal ilişkisi üzerine konuştu

Sanat ve kutsal ilişkisi üzerine konuştu

Zeytirnburnu Kültür Sanat Merkezi'nde "Sanat Bizim Neyimize" söyleşilerinde 15 Ocak Cuma akşamı saat 19.00’da başlayan seminerde Ömer Lekesiz, ‘sanat’ ve ‘kutsal’ ilişkisi üzerine konuştu. Konuşmasının başında Batı’nın sanat anlayışına değinen Ömer Lekesiz, materyalizme ve akılcılığa dayanan sanat anlayışının, hayal ve metafiziği açıklamakta güçlük çektiğini dile getirdi. Freud’un aklın ötesini cinsellikle açıkladığını, öğrencisi Jung’un da arketipi öne çıkarttığını belirten Ömer Lekesiz, Batı’nın bu noktada sıkışıp kaldığını söylerken Salvador Dali örneğini ele alarak konuşmasını sürdürdü.

Salvador Dali’nin sürrealizminin, Batı’nın kullandığı yöntemlerle açıklanamadığını belirten Ömer Lekesiz, sözlerine şunları ilave etti: “Salvador Dali, deli olmak bakımından mı çok büyük sanatçıdır; dahi olmak bakımından mı çok büyük sanatçıdır; yoksa ahlaksızlık bakımından mı çok büyük sanatçıdır? Batı’nın bu sorunun içinden çıkması mümkün değildir ve zaten söyleyebildikleri de çok fazla bir şey yoktur.”

Salvador Dali’nin gerçeklikten yana bir problemi olmadığının altını çizen Ömer Lekesiz, “O zaman Dali neden sürrealist” sorusunuysa şöyle değerlendirdi: “Dali’nin aynı zamanda ateist bir sanatçı olduğunu düşündüğünüzde, ‘ya bu kendi başına müstakil bir beşeri dinin gereğini yerine getiriyor’ diyeceksiniz ki bu imkânsız. Çünkü bununla ilgili bütün veriler metafizik düzeydedir ve metafizik düzey de zaten işi götürüp Tanrı'yla ilişkilendirmek durumundadır.”

Eser, nefesle nefsin müşterek çocuğudur

Gerçeklik ile izahı mümkün olmayan şeylerin, ancak metafizik yolla izahının mümkün olabildiğini söyleyen Lekesiz, modernizm dediğimiz şeyin, bunu kendi materyalist mantığı içerisinde kaldıramadığını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu durumda Batı, ya post-modern kelimesiyle bir tür öteleyerek kendi içine çekme yolunu tercih etmiştir, ya da anlamsızlığın da büyük bir değer ifade ettiği yolundaki absürditeye bir anlamda kapı aralamıştır.”

Ömer Lekesiz, Batı’nın içinde bulunduğu durumu bu şekilde özetledikten sonra, konuşmasının devamında ‘bizim’ sanat anlayışımızı değerlendi. Batı nazariyatında düşündüğümüzü dile getiren Lekesiz, sözlerine şunları ekledi: “Biz, dilimizi yitirmiş durumdayız, kavramlarımızı yitirmiş durumdayız. Bizim yetişme tarzımız malum, Batılı eğitim içerisinden geliyor. Batılı kavramlar üzerinden düşünüyoruz ve bu bizim Doğucu tarafımızı yeteri kadar beslemiyor.”

Bu durumun bizim metafizik algımızla bağdaşmadığına dikkat çeken Lekesiz, bu sebeple ciddi bir çelişkinin içine düştüğümüzü sözlerine ekledi. ‘Sanat’ı Müslüman bir bakış açısıyla değerlendirmek istediğimiz zaman, getirip koyduğumuz yerin ‘Kutsal’ın içi olduğuna işaret eden Lekesiz, eser dediğimiz şeyin, son tahlilde, nefes ile nefsin müşterek çocuğu olduğu söyledi ve bu bağlamda Kur’an-ı Kerim’in eser olmadığını belirtti.

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2016, 11:21
banner12
YORUM EKLE

banner19