Rotamız İsrail, yükümüz insanlık!

Filistin'e yardım götürebilmek adına hepimiz seferber olmuştuk. Şimdi de İsrail'e insanlık yardımı götüreceğiz. Lütfen esirgemeyiniz, biraz insanlık, biraz edep..

Rotamız İsrail, yükümüz insanlık!

Kanlı İsrail bayrağıYıllarca Filistin için sloganlar atıldı, gösteriler yapıldı. Az da olsa bazen gündemimize geldi, sonra bolca gözlerden uzak tutuldu. Uzun yıllar boyunca Türk hükümetleri Filistin’in haklı ve mazlum olduğunu bile iddia edemediler. Hatta Filistinlilere eziyet etmekten geri durmayan politikalar izlendi.

Tüm bunlar olurken İsrail ile ilişkiler elbette tıkırındaydı. Filistin’e güya ağabeylik yapan Mısır, çözüm sürecini tıkamaktan, tüm dünya müslümanlarını kandırmaktan başka bir iş yapmadı. Diğer Arap ülkelerinin en iyi yapabildiği şey, Filistin’deki akrabalarına üç beş kuruş para göndermekten öte olmadı. Kimi zaman uzlaşma süreçleri oldu, kimi zaman ipler iyice gerildi. İsrail’in muhatap olabileceğini zannedenler her zaman yanıldılar. Uzlaşma çabaları sadece olacakları yavaşlatmaya yaramıştı çünkü. Birkaç yıl öncesine kadar yirmi yıl önce ne konuşuluyorsa hâlâ aynı şeyler konuşuluyordu. Yıllarca yeni bir cümle bile kuramadık, yeni bir fikir bile üretemedik. Daha doğrusu ilgilenmedik. Ama şimdi işler değişti.

14751

Halk dış politikaya yön verdi

Türk hükümetinin dış politikada izlediği strateji yeterli olmasa da meyvelerini verdi. Şöyle de denebilir: Türk halkının devinimleri dış politika kanadında az da olsa karşılık buldu. Türk halkı, yapısı gereği, hurafeleriyle, şiirleriyle, cemaatleriyle, teşkilatlarıyla zihni devamlı dinç tutulan bir toplum… Gazze bombalandığında, Arap ülkeleri o bilindik mıymıntı tavırlarını sürdürürken, Mısır’da eylem yapmak slogan atmak imkânsız hale gelirken, Çağlayan’da Filistin için toplanan milyon adet insanı izah etmek başka nasıl mümkün olabilir?

Rotamız Filistin Yükümüz İnsanlık

Bu iş nereye gidecek ya da nereye gitmeli?

Bilindiği gibi İHH ve birçok yardım kuruluşu birleşerek Gazze’ye bir insanî yardım konvoyu düzenlediler. Bu hem Filistinliler için bir ümit kaynağı oldu, hem de dünyaya bir şeyler yapılabileceğini göstermesi açısından değerli… Ayrıca İsrail’i de oldukça ürküttü. Şimdi ise, 8 gemilik bir filo ile yardım götürülüyor. Tonlarca yardım Allah’ın izniyle mağdur insanlara ulaşacak. Bunlar elbette ve kesinlikle güzel şeyler. Ancak bizim daha çok ilgimizi çeken Türkiye’de oluşan bilincin minik kıpırdanışları olan siyasi sonuçlar. İsrail ile Türk hükümeti ipleri tamamen kopartmadıysa da, belli anlaşmalar hâlâ geçerli olsa da, zaman zaman yaşanan politik tepkiler ve çarpışmalar en azından ilerisi için ümit verici. Bu hem Türkler hem Arap halkları için böyle. Ancak daha fazlası olmalı! İşler, tavırlar ve tepkiler henüz normal bile olmuş değil.

14748

Asıl mesele daha gündeme gelmedi!

Filistin’in mazlum ve mağdur olduğu kabul edilmiştir artık, evet. Ama İsrail’in başının ezilmesi gerektiği henüz dillendirilmemiştir. Filistin’in dost olduğu kabul edilmiştir artık, evet. Ama İsrail’in düşman olduğu henüz kabul edilmemiştir. Şimdiki süreç “Filistin sorunu” söyleminden “İsrail sorunu” söylemine geçiş sürecidir.

Artık insan haklarından ve insanlıktan söz etmek tamamen gereksizdir. Çünkü dört yüz milyon yıldır müslümanlar sevimlice, gülümseyerek, tırsarak, utanarak İsraillilere insanlıktan, insan haklarından, yaptıklarının ‘kaka’ bir şey olduğundan bahsediyorlar. Hatta daha ileri gidip filozoflardan alıntılar yapıp, kitaplardan anekdotlar getiriyorlar, İsrailli zavallıları ahlaklı ve erdemli olmaya çağırıyorlar, efendice… Hatta onları anlamaya çalışanlar bile var. Tüm bu yapılanların bizi nereye getirdiği belli! Tüm bu efendi-mıymıntı ayakları bırakıp normal olmanın sonucu da belli! Davos’ta olanlar minik de olsa bunun bir örneği.

Tepkide kalmayalım sadece!İsrail - Amerika

Amerika nasıl muhatap olma şansını kaybetmişse tüm insanlığa karşı, İsrail de kaybetmiştir. Ancak düşman olarak muhatabımız olabilirler. İsmail Kılıçarslan’ın Amerika Sen Busun’undaki gibi muhatap olabilirler. Kafamıza silah dayayan bir insanla diyalog kurma çabamız onu eğlendirmekten öteye gitmez. Artık müslümanlar İsrail’i eğlendirmeyi bırakıp şiddete başvurmalıdır.

En azından gelinen sürecin tam burasında, müslüman yazarlar, şairler, düşünürler bu minvalde ürünler vermelidir. Süreci artık böyle geliştirmeliyiz. Düşünceyi ve politikayı artık bu yolda tetiklemeliyiz. Zihinlerimiz İsrail’in yok edilmesi gerektiğine alışmalı. Filistinliler nasıl kardeşimiz olarak görülüyorsa, İsrailliler de düşmanımız olarak görülmeli ve bunun gereği yapılmalı. Bir zamanlar Türkiye’de dahi Filistinliler yaka paça yakalanıp keyfî olarak sorgulanıyordu, bu günlere geldik… Bu günleri iyi değerlendirip önce Türkiye’de ve sonrasında tüm dünyada İsrail’in var olduğu bir Orta Doğu’nun huzurlu olamayacağı anlatılmalı ve gelişecek süreç için tüm zihinler hazırlanmalı. Hiçbir eylem olmasa bile, sırf bu gidişat bile İsrail’i durdurmaya yetecektir.

14749

Lütfen Anadolulu bir babaanne olun!

Söylediklerimi ütopya olarak görenler, hamasî bulanlar, Caf Caf’ın kapağına taşıdığı o karikatüre bir kere daha baksınlar. Hani bir ninenin Türk askerine, “şu İsrail’e bir gitseniz de hadlerini bildirseniz” dediği… Bir Anadolu insanının, bir ninenin ve bir Türk’ün tepkisidir bu. Karikatür olduğuna bakmayın, gerçektir bu. Halkı dikkate alıyorsak, halkın refleksi böyledir. Filistin meselesi üzerine yapılan seminer ve konferanslarda yaşını başını almış insanlar konuşmacıya, “daha çok nasıl insanî yardım yapabiliriz” şeklinde sorular soruyorken; gençler ve çocuklar, büyüklere komik gelen cümlelerle mealen “İsrail’e askerî ve siyasî bir yaptırımı nasıl uygularız” gibi sorular soruyorlar. Ve sonucunda “aman bunlar da cahil çocuklar, bir şey bilmiyorlar” sırıtışlarına duçar oluyorlar. Lütfen bir şey bilmeyin, unutun o ezikliği, Anadolulu bir babaanne olun, lütfen…

Durum yazıları şenliği

Yıllarca durum yazıları yazıldı, ağabeyler konferans salonlarında son gelinen durumu anlatmaktan usanmadılar. Şöyle oldu, böyle oldu, şöyle olunca böyle oluyor, böyle olunca şöyle oluyor vs vs… Bu minvalde yüzlerce Filistin yazısı var. Kırıta kırıta ve sırıta sırıta İsrail’e “aaa, insan öldürmek ayıp kııız” tadında cümleler kurdular. Sağlığımız bozuldu: Kızıp öfkelenemiyoruz, küfür edemiyoruz. Düşünün ki, Gazze bombalanırken, öfkemizin önüne set çekmek isteyenler oldu. Türk medyasında; “aay, yanakları pembeli, çok şeker ve masum Yahudiler de var, o kadar da şey yapmayın ayol” ayarında cümleler kuruldu. Ömrü boyunca Yahudi görmemiş insanlara, “antisemitizm yapmayın” denildi. Sanki topu tankı toplamışız da İsrail’e giriyormuşuz gibi, hâlâ bir yerlerde masum Yahudilerin olduğunu, bu kadar öfkelenmenin insanlığa sığmadığını söylediler. Artık daha da ileri gidiyoruz, bakalım şimdi ne diyecekler.

Kâfirle savaşmayı becerebilen Müslüman!

Arap ülkelerinin beceriksizlikleri ve Mısır hükümetinin tavrı neticesinde görülmüştür ki, bu işin çözüm yeri, yüzyıllardır olduğu gibi yine İstanbul’dur. Oyun kuran, oyun kurmayı bilen, kâfirle savaşan ve kâfirle savaşmayı bilen dedelere sahip bu toprakların şairleri, yazarları, düşünürleri bu oyunu yeniden kurgulamak zorundadırlar. Ve artık yeni bir süreç başlamıştır. Türk denince Filistinlileri ve Arap halklarını heyecanlandıran şey işte budur.

İHH gemileri yakında çıkıyor yola, gözünüz ve gönlünüz onlarla olsun.  

 

 

 

Abdullah Kibritçi “artık şu pimi çekelim” dedi

14752

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2010, 11:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
şevket
şevket - 10 yıl Önce

bu yazı çok fiyakalı. unutmayalım ki izzetsiz değerlendirmeler de, tavırlar da gayri islami'dir...

SÜLEYMAN KURT
SÜLEYMAN KURT - 10 yıl Önce

Değerli kardeşim ellerine ve yüreğine sağlık çok başarılı ve anlamlı olmuş yazın, tebrikler. Fakat TSK ve asker/Türk ironileri çok yersiz olmuş bence, çünkü TSK adlı kurum hali hazırda İsrail terör örgütü ile milyonlarca dolar tutarında silah ticareti yapmakta, İsrail savaş bakanlığı ile yaptığı ortak tatbikat ve eğitimler ile Gazze ve Filistin müslümanlarının kanlarını akıtmaları için eğitimler vermektedir.
Adını doğru koyalım inşaallah.

banner19

banner13

banner26