Rahmi M. Koç Müzesi, geçmişi bugünde yaşatıyor

19’uncu yüzyıldan kalma torna tezgahı, mis gibi deniz havası ve taze balık kokusunu hatırlatan balıkçı barınağı, zamanı geri alan saat dükkanı… Rahmi M. Koç Müzesi, her geçen gün hayatımızı değiştiren teknolojik gelişmelerle birlikte kaybolmaya yüz tutan pek çok ayrıntıyı zengin koleksiyonundaki objelerle canlandırıyor, geçmişi bugünde yaşatıyor.

Rahmi M. Koç Müzesi, geçmişi bugünde yaşatıyor

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, 19’uncu yüzyıla ait dükkan ve atölyelerde eski ihtişamını kaybeden meslekleri ziyaretçileriyle buluşturuyor, daha önce görmemiş olanlar için bir ilki yaşatıyor. Nostaljik Sokak’taki tarih dolu yolculuğa, müzenin farklı bölümlerinde sergilenen ve bölüm koleksiyonlarını destekleyecek şekilde gerçeğe uygun olarak tasarlanan canlandırmalar da eşlik ediyor. İşte onlardan bazıları:

Kuşatma Altında Aşk

Müzede görülebilen film seti, prodüktörlüğünü Annie Geelmuyden-Pertan’ın, yönetmenliğini ise merhum Ersin Pertan’ın üstlendiği 1996 Türkiye yapımı Kuşatma Altında Aşk’a ait. Sahnede, 1453’te İstanbul’un Osmanlılar tarafından kuşatılmasından kısa bir süre önce, İstanbul’da bir evde düzenlenen bir düğün yemeği canlandırılıyor. Sergide ayrıca eski bir Arriflex kamera ve o zamana ait aydınlatma elemanları da yer alıyor.

‘Balıkları öpen adam’

Mesleğini soranlara “Balıkçıyım” diyen, Türk edebiyatının en önemli öykü yazarlarından Sait Faik Abasıyanık, kısacık öykülerinde yalın Türkçesiyle balıkçıları anlatırdı. Rahmi M. Koç Müzesi’nde canlandırılan balıkçı barınağı, Sait Faik okurları başta olmak üzere balıkçılığı sevenlerin, özellikle İstanbul ve yakın çevresinde yapılan balıkçılığa dair kaybolmaya yüz tutmuş birçok ayrıntıyı görmelerini sağlıyor.

150 yıldır işler durumda…

İçerisinde Tersane’nin orijinal hızarının da yer aldığı bir marangozhane ile kayışlar aracılığıyla hareket ettirilen torna tezgahı ve diğer aletlerin bulunduğu tam teşekküllü bir tornahane. 19’uncu yüzyıl İngiliz yapımı torna tezgahı, Bredbury Manchester’da bulunan, Britannia Machine Tool Works’te üretildi. Hızar Şirket-i Hayriye Tersanesi’nden geriye kalan orijinal birkaç parçadan biri. Yaklaşık 150 yıl sonra hâlâ tamamen kullanılır durumda.

İlkel koşullarda motor ustalığı 

Türkiye’de üretilmeyen ve dış alımı da sınırlı olan deniz motorlarının rutin bakımı ve tamiri, bugünkü düzen ve teknik olanaklara sahip olmayan atölyelerde yapılıyordu. Rahmi M. Koç Müzesi’ndeki Kosta Usta’nın Motor Tamir Atölyesi, İstanbul doğumlu Konstantin Ananyadis’in bir zamanlar çalıştırdığı atölyenin günümüze taşınmış hali.

Zamanı geri alan dükkan

Her çeşit saat tamirinin yapılabildiği bir dükkan şeklinde düzenlenen Dakik Saat’te kol saatlerinden duvar saatlerine zengin bir koleksiyon sergileniyor. Sergilemeyi desteklemek için döneme uygun giydirilmiş bir tamirci mankeni ve fonda radyo yayını da kullanılıyor.

100 yıllık ayakkabılar tamirde

Ayakkabı tamircilerinin nostaljik bir örneği olan dükkânda, irili ufaklı pek çok tamir aleti ve ahşap ayakkabı kalıbı bulunuyor. Ayrıca tamir edilmeyi bekleyen, yüzyıl başına ait zarif ayakkabılar, binici çizmeleri, çeşitli çanta ve bavullar sergileniyor.

Haliç’in emektarı sandallar

Tarihi Haliç semti Ayvansaray, 1980’lerin ortalarına kadar sokak aralarında bile kayık yapım atölyeleriyle doluydu. İstanbul’un yerel kayık ihtiyacı büyük ölçüde Ayvansaray’da inşa edilen kayıklarla giderilirdi. Müzede yer alan sandal yapımevi hem bu zanaata dair bilgi veriyor hem de artık kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatı hatırlatarak Ayvansaray ve Haliç’in İstanbul’un denizcilik tarihindeki yerine işaret ediyor.

Kurtarılmış parçalar ile Kaptan Köşkü

Müzede sergilenen kaptan köşkü canlandırması, Erol Ersan tarafından hazırlandı. Ersan, kaptan köşkünü, sökülmekte olan iki İngiliz gemisi Cemil Parman (1938) ve John McKay’in (1922) kurtarılmış parçaları ile tasarladı.

Yayın Tarihi: 30 Mart 2021 Salı 20:00
banner25
YORUM EKLE

banner26