Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak: Fatih, İstanbul için Kudüs Modeli'ni örnek aldı

Prof.Dr. Süleyman Kızıltoprak, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Youtube kanalından canlı yayınlanan Edebiyat Sohbetleri’ne konuk oldu. TDED Genel Merkez Başkan Yardımcısı Dr. Orhan Albayrak’ın sorularını cevaplayan Kızıltoprak, “Taksim Camii 160 yıllık bir projedir” dedi.

Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak: Fatih, İstanbul için Kudüs Modeli'ni örnek aldı

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Youtube Kanalı’nda her cumartesi gerçekleşen Edebiyat Sohbetleri’nde İstanbul konuşuldu. Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın konuk olduğu programı, TDED Genel Merkez Başkan Yardımcısı Dr. Orhan Albayrak sundu. Şehir kimliğinden yola çıkarak İstanbul’un İslam âlemi ve bütün dünyadaki önemi üzerine açıklamalarda bulunan Kızıltoprak, Osmanlı’nın İstanbul özelindeki şehir yaklaşımıyla Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u biçimlendiren karakteristik yansımalarını değerlendirdi.

 

ŞEHİR KURULUMUNDA BÜTÜN DENGELER KORUNDU

İstanbul’un fethinin yıldönümü dolayısıyla “İstanbul Üzerine” başlıklı bir sohbet gerçekleştiren Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, İstanbul’un fethedilmesinin hem Türk hem de dünya ve İslam tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Şehir ve devlet kurma konusunda Türklerin kendine has bir dikkatle bir yaklaşım sergilediklerini ifade ederek şehir kimliği bahsini İslam şehirlerini anlatarak açıklayan, İstanbul’un Kudüs şehir modeli üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Kızıltoprak şunları söyledi:

“Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra Müslümanların, Hıristiyanların ve Musevilerin ibadethanelerinin yan yana hatta iç içe olduğu, daha önce kültür, medeniyet ve gelenek olarak varlık gösteren toplumların barış içinde yaşamalarına imkân veren Kudüs modelini örnek alarak, bu anlayışla şehri yeniden inşa etmiştir. Ayasofya’dan başlayarak kentin kimliği olan sembol mekânlar varlığını korumuştur. Ayasofya’nın önce kilise sonra da cami olarak varlığını koruması bile İstanbul’un geçmiş medeniyetlere olan saygısını sürdürme arzusudur. Tarihî İstanbul’da mevcut dengeler korunmuştur. Fetih sebebiyle şehri terk eden Rum ve Yahudi aileler davet edilmiş, vermeleri gereken fidyeyi Fatih kendi bütçesinden karşılamış ve kentte çok kültür ortamı daha güçlü bir şekilde sürdürmek istemiştir. Kudüs modelinde olduğu gibi... Osmanlı devleti, İstanbul’un nüfusunu güçlendirmiş ve çeşitlendirmiştir. Osmanlı Türkleri, bulundukları mekâna uyum sağlamak konusunda hassasiyet gösterdiler.”

 

TAKSİM CAMİİ HAYALİ GERÇEK OLDU

Dinî dengelerde gözetilen hassasiyetin toplum huzuruna sağladığı katkıyı örnekler üzerinden anlatan Kızıltoprak, estetiği göz ardı etmeyen anlayışı şöyle ifade etti:

“Osmanlı devleti atlattığı badirelere ve karşılaştığı sorunlara rağmen adalet duygusuyla hakkaniyetle hareket eden bir devlettir. En güçlü ve en zayıf dönemlerinde de bu durum değişmemiştir. İstisnai durumlar devletin yaklaşımını ve adalete verdiği önemi ortadan kaldırmaz. İstanbul şehri bize ceddimiz Fatih Sultan Mehmed’den emanet. Şehirler ve şehir meydanları bir felsefeyi yansıtır. İnsanlar gibi şehirlerin de hafızası ve ruhu vardır. Bu ruh ve hafıza o kentin siluetinde görülür. İstanbul siluetindeki minare ve kubbe doğruluğu, dürüstlüğü ve özgüveni gösterir. Kubbelerin kuşatıcı bir kimliği vardır. Cumhuriyet Türkiye’si adına en çok tartışılan konu, yeni semtlerin temsili olan Şişli’den Tünel’e kadar olan akstaki cami ihtiyacıdır. Şişli Camii bu ihtiyacı karşılamak adına yapılmıştır. Taksim’e yapılan ve geçtiğimiz günlerde açılan Taksim Camii, geçmişten bugüne düşünülen fakat bir türlü gerçekleştirilemeyen bir projeydi. Bu caminin 160 yıllık bir yapım hikâyesi vardı ve sonunda gerçekleşti.”

 

İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=5xYHL9W7LRY 

Yayın Tarihi: 31 Mayıs 2021 Pazartesi 19:02
banner25
YORUM EKLE

banner26