Prof. Dr. Cahit Tanyol son yolculuğuna uğurlandı

Akademisyen, felsefeci, şair ve sosyolog Prof. Dr. Cahit Tanyol, son yolculuğuna uğurlandı.

Prof. Dr. Cahit Tanyol son yolculuğuna uğurlandı

"Türkiye Sosyolojisi" anlayışının öncüsü, ailesinin verdiği bilgiye göre 1912 doğumlu Prof. Dr. Cahit Tanyol, 3 gün önce Moda'daki evinde 108 yaşında vefat etti.

Tam adı Hüseyin Cahit olan aynı zamanda yazar ve toplumbilimci Tanyol'un cenazesi, Moda Camisi'nde cuma vaktinde kılınan cenaze namazının ardından Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Taziyeleri kızı Bilge Tanyol, oğlu Doç. Dr. Tuğrul Tanyol ve yeğeni Prof. Dr. Mahmut Arslan'ın kabul ettiği cenaze töreninde açıklamada bulunan Prof. Dr. Sami Şener, kendisinin bir dönem Tanyol'un doktora öğrencisi olduğunu söyledi.

Şener, Tanyol'un her zaman öğrencilerine yakın bir şahsiyet olduğunu belirterek, "İnsanları bir takım düşünceleri veya görüşleriyle ayırt eden biri değildi. Herkese açık bir insandı ve 1980 sonrası ihtilal döneminde tek tip anlayışlara karşı da çok sesli ve müsamahakar bir düşünceye sahipti. Kendisiyle çalışmaktan dolayı çok mutlu oldum." dedi.

Cahit Tanyol'un aynı zamanda sosyoloji alanında asırlık bir çınar olduğunun altını çizen Şener, şöyle devam etti:

"Bir yanıyla her ne kadar Marksist bir görüşe sahip olsa da yani yerli bilgiye ve kültüre de bağlılığı vardı. Döneminde tek sesliliğe karşı da bir tavrı olan ve bu konuda da herhangi bir endişe, sıkıntı duymayan bir kimseydi. Farklı görüşleri tartışmaktan hiçbir zaman çekinmiyordu. Gerçekten unutulacak bir insan değil. Öğrenciliğimizden sonraki dönemlerde de zaman zaman bir araya geldik. Biz kendisini o da bizi hiç unutmadı. Allah rahmet eylesin. Türkiye'nin Tanyol gibi ideolojik, dar kalplar içerisinde kalmayan düşünürlere, bilim adamlarına ihtiyacı var."

"Onun tarihi derinliği beni sosyolojiye çekmişti"

Tanyol'un öğrencilerinden Prof. Dr. Korkut Tuna da kendisinin bir dönem hocanın asistanlığını yaptığını dile getirerek, "Son zamanlarda pek görüşemiyorduk. Benim akademik hayatımda hocamın önemli bir yeri var, beni yanına asistan almasıyla birlikte. Doktoramı da onunla yaptım." diye konuştu.

Akademisyenliği sırasında Tanyol'un ders kalıpları dışında öğrencilerini geniş bir yelpaze içerisinde birleştirdiği yorumunu yapan Tuna, şu bilgileri verdi:

"O dönem Cumartesi günleri de dersler vardı. Amfi dolardı. Teknik üniversiteden öğrenciler gelirdi. Günlük politika değil ama toplumun meseleleri hocayla beraber tarihi bir boyut içerisinde ele alınırdı. Bu bakımdan onun tarihi derinliği, ben ki felsefe mezunuyum, beni sosyolojiye çekmişti ve oradan da aynı bölüm içerisinde asistanı olarak başladım. Aynı bölümün uzun bir süre başkanlığını, iki dönem de dekanlığını yaptım. Sonra yaş haddiden ayrıldık. Tanyol ise 1982'de meslekten yaş haddi sebebiyle ayrılmıştı."

"Çok çilelerle, yokluk, sıkıntı içerisinde büyüyen biri"

Manevi oğlu Mehmet Cankesen ise Nizipli olan Tanyol ile memleketlisi olarak her zaman gurur duyduklarını dile getirerek, vefatına kadar kendisiyle ilgilendiğini ifade etti.

Tanyol'un, Gaziantep'te Nizip Devlet Hastanesi'ne annesinin adını koyduğu "Refika Tanyol Hizmet Binası"nı yaptırdığını anlatan Cankesen, şunları söyledi:

"Hastanenin temelini attıktan sonra bana 'dünyada yaşadığım müddet içerisinde ilk kez bir mutluluğu yakaladım, bu hastanenin inşaatına başladığım için' dedi. Çok çilelerle, yokluk, sıkıntı içerisinde büyüyen biri. Babasını 4 yaşındayken kaybetmiş. Annesi dişiyle, tırnağıyla hocamızı yetiştirmiş. Hocamız da annesine vefa borcunu ödemek için hastaneyi ve mezarlığını yaptırdı. Çok yardımsever, merhametli biriydi."

Kaynak: AA

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26