"Paylaşılan Kutsal Mekanlar" sergisi 14 Temmuz'a kadar açık

Depo ve Goethe-Institut iş birliği ile gerçekleşen sergi güncel sanat, fotoğraf, etnografik malzeme ve dijital medyayı bir araya getiriyor. Akdeniz, Ortadoğu ve Balkanlar’da üç Semavi dinin paylaştığı mekan ve pratiklere odaklanan serginin küratörleri Dionigi Albera ve Manoël Pénicaud.

"Paylaşılan Kutsal Mekanlar" sergisi 14 Temmuz'a kadar açık

“Paylaşılan Kutsal Mekânlar” projesi, Akdeniz, Ortadoğu ve Balkanlar’da üç Semavi dinin paylaştığı mekân ve pratiklere bakıyor. Proje Fransa’dan Fas’a, Türkiye’den Mısır’a dinlerin birlikte yaşadığı çeşitli bölgeleri ele alıyor ve günümüzü niteleyen özcülük, içe kapanmacılık ve nefret politikalarının ötesinde kültürlerarası bir çoğulculuğun tarihte ve günümüzde yaşandığını ve mümkün olduğunu gösteriyor.

Bu üç din, teolojik farklılıklarına rağmen, inanışlar, ayinler, kutsal figürler ve mekânlar bakımından birçok ortak unsura sahip. Öte yandan, bu kesişmeler muğlaklıktan tamamen uzak olmadığı gibi kimi zaman da çatışmalara yol açabiliyor. Akdeniz dünyası paylaşımın birçok örneğini sunduğu gibi, bölünme ve ayrışmayı da içeriyor.

“Paylaşılan Kutsal Mekânlar” bu hadiseyi, farklı bağlamlara sahip çeşitli örnekler vasıtasıyla konumlandırarak ve iç içe geçmiş mekân ve pratikleri, sembol ve figürleri öne çıkararak araştırıyor. İstanbul “Paylaşılan Kutsal Mekânlar”ın hikâyesini anlatmak için ideal bir konuma sahip; bunun yegâne sebebi üç tektanrılı dinin tarihsel olarak burada gelişmiş olması değil, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yüzyıllar boyu birarada var olmayı sürdürmeleri de.

Güncel sanat, fotoğraf, etnografik malzeme ve dijital medyayı biraraya getiren sergi, hac ve “kutsalı paylaşma”nın çok duyulu deneyimini, konu edilen coğrafyalardaki kutsal mekânların ve manzaraların görsel olarak etkili boyutunu ve İstanbul’un dinsel çeşitlilik ve biraradalık geçmişinin zengin ve çok katmanlı yapısını aydınlatıyor.

Yıllar süren antropolojik ve tarihsel araştırmaya dayalı, çok yönlü bir proje olan “Paylaşılan Kutsal Mekânlar”, her bir tekrarında yeniden yazılmasıyla sergiyi kendi içinde bir “hac yolculuğu”na çıkarıyor. Gerçekten de genel tema aynı kalmakla beraber biçim, içerik ve bağlam her yeni şehirde değişiyor. Bu serginin farklı versiyonları, Marsilya Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi (Mucem) (2015), Tunus Bardo Müzesi (2016), Paris (2017), Selanik (2017), Marakeş (2018) ve New York’ta (2018) düzenlendi. Sergi bu sonbahar Ankara’da açılacak.

Bu sergi, Calouste Gulbenkian Vakfı ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle gerçekleştirilmektedir.

Küratörler: Dionigi Albera & Manoël Pénicaud

Sanatçılar: Saima Altunkaya / Hüsniye Ateş / Benji Boyadgian / Hera Büyüktaşçıyan / Manuel Çıtak / Ekrem Ekşi / Thierry Fournier / Giampaolo Galenda / Emrah Gökdemir / Nele Gülck & Nikolai Antoniadis / Engin Irız / Noha Ibrahim Jabbour / Robert Jankuloski / İzzet Keribar / Cynthia Madansky / Marco Maione / Jean-Luc Manaud / Diana Markosian / Cécile Massie / Andrea Merli / Ayşe Özalp / Manoël Pénicaud / Nira Pereg / Guy Raivitz / Sarkis / Gildas Sergé / Cemal Taş / Hale Tenger / Francesco Tuccio / Gençer Yurttaş

Araştırmacılar: Dilşa Deniz / Sébastien de Courtois / Aylin de Tapia / Marion Lecoquierre / Jens Kreinath / Elizabeta Koneska / Sara Kuehn / Yael Navaro / Antonio Pusceddu

Koleksiyonlar ve Arşivler: C-Album / Dirimart / Gamma-Rapho / Gemäldegalerie / Getty Research Institute / Houshamadyan / IDEMEC-CNRS, Aix-Marseille Université / İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi / Library of Congress / Musée des civilisations de l’Europe et de la Méditerranée (Mucem) / The National Gallery / The New York Public Library / SATIS, Aix-Marseille Université

Sergi 14 Temmuz'a kadar gezilebilir.

Pazartesi hariç her gün 11:00 – 19:00.

Tüm DEPO etkinliklerine giriş ücretsizdir.

Yayın Tarihi: 01 Haziran 2019 Cumartesi 22:00
banner25
YORUM EKLE

banner26