Öykü ve öykücü artık bir prestij sahibi

Usta öykücü Hüseyin Su, 'Öykümüzün Hikâyesi' seminerinin bu sezonki son bölümünde 'Son Dönem (Günümüz) Türk Öyküsü'nü anlattı.

Öykü ve öykücü artık bir prestij sahibi

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen “Öykümüzün Hikâyesi” seminerlerinde, öykücülüğümüzü sekiz ayrı alanda, edebiyat kronolojisiyle mantığını kurarak ana hatlarıyla özetleyen Hüseyin Su, son dersinde günümüz öyküsüne değindi.

"Son dönem Türk öyküsü" kavramını muhataralı bulduğunu belirten Su, kavramın muğlâk bir ifade olduğunun altını çizdi ve “Son dönem Türk öyküsünün çerçevesini çizmek esasında zor. Çünkü ne zaman başlıyor, yazarlara göre mi, ilk yazarlara göre mi belirleyeceğiz, kim belirleyecek, tarihe göre mi belirlenecek konularında kesin bir şey söyleyemeyiz. Sanırım son yirmibeş yılı değerlendirerek günümüz öyküsünü ana hatlarıyla anlamak mümkün” dedi.

Siyasal düşüncenin edebiyatı belirlediği 80’li yıllardan başlamanın günümüz öyküsünün çerçevesini belirleyebileceğini düşündüğünü ifade eden Hüseyin Su, “Edebiyat tarihindeki dönemler birbirinden etkilendiğinde bir zincirin halkaları gibi birbirine eklenmeli. Bizde maalesef böyle olmuyor. 80'li yıllar ve 90'lı yıllar arasında da farklar görüyoruz” diyerek günümüz öyküsünün son yirmibeş yılda çerçevesini çizen konuları değerlendirdi.

Öykü artık saygı görüyor

“Bana göre öykü türünün son 25-30 yılda ilgi görmesi öykümüz için çok mühim. Öykü artık saygı görüyor. Öykü bir zamanlar yayınevleri için sadaka olarak basılırken, bugün yayınevleri bilinçli olarak öykü kitabı basıyor. Bu süreçten daha önce kadın öykücü sayısı bir elin parmağını geçmezken, 80’den sonra sayısı artmıştır. Bu artış insanı hissetmek anlamında öykümüze bir duyarlılık taşımıştır. Öykü dergilerimiz de son yirmibeş yılda artmıştır. Bu süreçten önce ancak dört beş öykü dergisi varken son yirmibeş yılda büyük ivme kazandı. Düzenlenen öykü günleri, öykü ödülleri ve yarışmalar da öykümüze ilgiyi, öyküye gençlerin yönelmesini arttırmıştır” sözleriyle son yirmibeş yıldaki öykü serüvenini ele alan Hüseyin Su, bu artış ve ilginin öyküye faydası ve zararını da şu sözlerle özetledi: “Öyküyle ilgili düzenlenen günler ve ödül çalışmalarında biraz indirgeme yöntemi kullanılıyor, bu öykümüze zarar veriyor gibi. Fakat bu çalışmaların faydasının daha çok olduğunu düşünüyorum. Son yirmibeş yıldaki bu çabalar öykümüzün hikâyesine büyük katkı sağlamıştır. Öykü ve öykücü artık bir prestij sahibi. Bu çok önemli, çünkü öykü ilgi gördükçe sanatçılar da motive oluyor. Peki, bugünün bu ivmesinden, birikiminden yarına ne kalacak? Öykünün değeri, öykücünün ısrarı bu sorunun cevabını belirleyecektir. Bugünün öyküsünü esas olarak yarın konuşmak lazım.”

Hüseyin Su, program sonunda seminerini sekiz ay boyunca takip eden ve aralarında eleştirmen Ömer Lekesiz, öykücü Cemal Şakar, İsmail Isparta, Aykut Ertuğrul, Recep Seyhan, Güray Süngü gibi günümüz edebiyatının mühim isimlerinin de bulunduğu dinleyicilerine ilgileri için teşekkür etti.

 

Saliha Özdemir haber verdi

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2015, 11:05
YORUM EKLE

banner19