Necip Fazıl Osmancık'ta anıldı

Necip Fazıl Kısakürek, TDED Osmancık Şubesi'nin organize ettiği bir programla anıldı.

Necip Fazıl Osmancık'ta anıldı

Necip Fazıl Kısakürek, vefatının 31., doğumunun 110. yıldönümünde Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi'nin organize ettiği bir programla anıldı.

Programın açış konuşmasını yapan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi başkanı Kazım Sekili, Necip Fazıl'ın Türk düşünce ve şiir alanında çok önemli bir şahsiyet olduğunu, yaşadığı zamana damga vurduğu gibi hâlâ üstadı takip edenlerin bulunduğunu ifade ederek üstadı anlamanın çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi başkan yardımcısı avukat Bekir Yazıcı, Necip Fazıl'ın hayatı ve edebi şahsiyeti hakkında şiirleriyle birlikte çok güzel bir sunum yaptı. Yazıcı şöyle konuştu: “Büyük üstad Necip Fazıl; mücadele yöntemi ve yol göstericiliği ile örnek olmuş bir değerimizdir. Bugün Anadolu'da aydın, bürokrat, siyasetçi, sanat ve edebiyat sevdalısı önemli bir kitle varsa bunda üstadın büyük emeği vardır. Şu anda ülkemizi yöneten bakanlarımız, başbakanımız ve cumhurbaşkanımız da üstadın rahle-i tedrisatından geçmiş değerlerimizdir. Bizler de bu akşam burada toplanarak onun aziz hatırasına karşı olan saygımızı bir nebze olsun ifade etmek istiyoruz. Bu insanlar 80 yıllık ömürlerini milletinin uğrunda her türlü çileye rağmen feda ettiler, bizler şu sıcak ortamlarda, şu güzel salonlarda onlar için yılda bir-iki saatimizi versek çok mu?”

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi başkan yardımcısı Mahmut Tökel ise şöyle konuştu: “Bütün bir ömrünü milletinin istiklal ve istikbalinin yücelmesine adayan ve bu uğurda çekmediği çileler kalmayan bir büyük insanı anlamak bizler için çok önemlidir. Eğer unutursak bizler de unutuluşa mahkûm olacağız.

Necip Fazıl, ömrünü bu millete adamış ne ilk kişiydi ne de son kişi; onlar bir meş’ale gibidirler; hiç kimse, hiçbir şey; hele hele de sahtekâr, menfaatperest, millet düşmanı mütekebbirlerin soluk nefesleri bu meşaleleri asla söndüremez.

Mevlana hazretleri ne güzel buyurmuş. Sağlığında, kendisini Allah dostlarının peşinde topal bir köpek mesabesinde gören, amma Allah düşmanlarının karşısında bir aslan cesaretiyle savaşan Necip Fazıl merhuma hayatında bu dünyayı zindan ettiler. Soruşturmalar, kovuşturmalar, hapisler, evsiz barksız bırakmalar, hakaretler, sürgünler… Ne oldu? Bugün Necip Fazıl çok daha canlı, çok daha diri, çok daha tesirli. Şimdi lütfen kendimize bir bakalım; hangimiz ölümümüzden on yıllar sonra hâlâ insanları etkilemeye devam ediyor olacağız? Allah için söyleyelim, şimdi bizler Necip Fazıl için ölü diye bilir miyiz? Tabii ki hayır, o hayatındakinden çok daha etkili ve hâlâ insanlara yol göstermeye devam ediyor?

Kendisi bugünkü tabirle söylersek tam bir elit aileye mensuptu, aristokrattı, konaklarda büyümüş olmakla aslında milletine pek de yakın sayılamayacak bir mesafede idi. Ama o son derece elit bir sınıfa mensup olmakla beraber, bugünkü elit züppeler gibi milletini hor görmedi, aksine hep onarlı fakir sofralarında yer aldı.”

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi sekreteri Osman Yaşar Pehlivan da etkinlikte söz aldı: “Bu insanların ömrü kimi zaman yazarak, kimi zaman konuşarak, kimi zaman susarak, kimi zaman yürüyerek, kimi zaman koşarak kimi zaman konaklarda, kimi zaman hapishanelerde, kimi zaman bir dergi basımevinin tozlu odalarında, kimi zaman yazıhanelerde. Ama daima eylem içinde, hep eylem içinde geçmiştir. Necip Fazıl, yüzden fazla eserle bu milletin karartılmış, makus tarihini ve talihini ve bu karanlıktan çıkış yollarını anlattı.”

Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2014 Cuma 10:28 Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2014, 10:28
banner25
YORUM EKLE

banner26