banner17

Müslümanların sessiz kalmak gibi bir lüksü yok

Hamza Andreas Tzortzis Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir konferans verdi.

Müslümanların sessiz kalmak gibi bir lüksü yok

Mekteb-i Suffa ve Cerrahpaşa Sosyal Sorumluluk Klübü'nün birlikte düzenlediği "Dünyayı Değiştiren Kitap" başlıklı konferans 24 Nisan Cuma günü İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirildi. Yunan asıllı İngiliz vatandaşı, dünyaca ünlü Müslüman davetçi Hamza Andreas Tzortzis'in konuşmacı olduğu program büyük ilgi gördü.

Kur'an-ı Kerîm tilavetiyle başlayan programda Tzortsiz şunları söyledi: "Bunları vicdanınızı birkaç dakikalığına rahatlatmak için anlatmıyorum. Bunları anlatıyorum çünkü araştırın istiyorum. Artık konuşun istiyorum. Kardeşlerim! Artık saklanamazsınız! Müslümanların sessiz kalmak gibi bir lüksü yoktur. Çünkü dünya İslam'a karşı ihtiyaç hissediyor." diyen Tzortzis, "Doğdunuz, evlendiniz, çocuklarınız oldu, öldünüz. Bu mu sizin hayatınız?" diye sordu ve ekledi; "İnsanlar olarak farkımız olmalı. Bunu Kur'an-ı Kerîm'den öğreniyoruz. Kur'an-ı Kerîm size özel gönderilmiş devasa bir aşk mektubudur."

Hamza Andres Tzortzis, her müslümanın bir lider olduğundan ve Kur'an'ın yolundan yürümedikçe, onu yalnızca okumakla sınırlı kalıp onu yaşayamayacağımızdan bahsederek "Kur'an’ın yolu Allah'a davettir." dedi. "Bu sözlerim sadece size, yanınızdakine veya komşunuza değil. Önce Kur'an ile dönüşeceksiniz, değişeceksiniz." diye ekledi. Tzortzis sözlerine, "Tüm bunların sonunda Osmanlı inşallah yeniden gelecek! Bir Yunan Müslüman olmuş, Osmanlıyı övmüş, iyi de konuşmuş demeyin. Sözlerimi eve götürün, anlayın, araştırın. Alkışa gerek yok. Duygusal diyabet olmayın. Sözlerim anlık insülin olmasın." cümleleriyle devam ederek davet için sürekli diri kalınması gerektiğine de işaret etti.

Dünya hayatını labirentin içindeki adamın hikâyesine benzeten Tzortzis, "Kişi, ailesi ve dostlarıyla labirenttedir ve diğer tüm insanlar da labirentin farklı yerlerindedir. Bu labirentin haritası da Kur'an'dır. Harita bizde varsa sadece kendimizi kurtarmamız yeterli olmaz. Arkadaşlarımızı, çevremizi de kurtarmamız gerekir." şeklinde konuştu.

Konuşmacı, Muhammed İkbal'in "İnanmayan evrende kaybolmuştur. İnanana gelince evren onda kaybolmuştur." sözünü de ekleyerek imanın nasıl bir nimet olduğunu anlattı. Ardından "En sevdiğimiz, en çok değer verdiklerimizi paylaşmamız dinimizin güzelliklerindendir. Hayatta iken sahip olduğumuz en değerli nimet imandır. Bunu da tebliğ ile etrafımıza anlatmalı, herkesle paylaşmalıyız." cümleleri ile devam etti.

Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2015, 17:20
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20