banner17

Müslüman şairlerin birbiriyle didişmeleri utanç verici

Şair Ali Emre 'Şiirimizde 90’lar' seminerinin ilkinde konuştu.

Müslüman şairlerin birbiriyle didişmeleri utanç verici

Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği ve şair Ali Emre’nin konuşmacı olduğu “Şiirimizde 90”lar seminerinin ilki 13 Ekim Salı günü saat 19.30’da Zeytinburnu Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Konuşmasına programın amacı ve içeriği hakkında kısa bir bilgi vererek başlayan Ali Emre, 90’lı yılların diğer birçok alanda olduğu gibi edebiyat ve şiir alanında da ciddi kırılma ve değişimler içerdiğini, önemli dönemeçler eşliğinde karşımıza çıktığını söyledi.

Bu yıllarda edebiyat ve şiir alanındaki anlayışların ve aktörlerin de değişmeye başladığını, geniş ölçekli bir paradigma değişimi yaşandığını vurgulayan yazarın şu tespiti dikkat çekti: “90’lı yıllarla birlikte siyasal ve sosyal alanda olduğu gibi edebiyat ve şiir alanında da çevrenin merkeze doğru yürüdüğünü söylememiz mümkün. Bu yürüyüş, daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak kadar etkili, güçlü ve çok yönlü olmuştur. Surda açılan gediklerin sayısı artmış ve statüko sarsılmıştır. Görmezden gelinen, küçümsenen, değerleri ve inançlarıyla alay edilen insanlar ve topluluklar, bütün eksiklerine ve yoksunluklarına rağmen bu dönemde öne çıkmaya, ses vermeye, söz almaya başladılar. Tarihin tekeri farklı ve daha sahici bir istikamette dönmeye başladı. Özellikle de Müslüman özneler eliyle gerçekleşen bu değişim ve dönüşümde farklı kimlik ve aidiyetler de görünürlük kazandı. Bu durum, şiirin de hem anlam haritasını hem de şahıslar kadrosunu yeniledi, dönüşüme uğrattı.”

Basit çıkarlar ve kişisel hırslar 90'ların mirasını zedeledi

90’lara kadarki edebiyatın ve şiirin göz ardı edilemeyecek ölçüde yabancılaşmaya, bunalıma, Batılılaşmaya koşullanmış bir boyutunun olduğunu belirten Ali Emre; yüz yılı aşkın bir süredir bir tür “oryantalizm”in şiire de bulaştığını, şiiri de asli yatağından uzak tutmaya çalıştığını dile getirdi. Kendini inkâr ederek Batılılaşma saplantısının, Cumhuriyet dönemi resmî ideolojisinin, Kemalist refleks ve rezervlerin, halka ve öncülerine zorla ve inatla giydirilmeye çalışılan deli gömleklerinin şairlere de bir şekilde dayatıldığını ise şu sözlerle anlattı: “Bu süreçte ya bu oryantalizme, kimliksizlik batağına boyun eğmeniz gerekiyordu ya da büyük bir cehd ile bunları elinin tersiyle itebilecek bir isim hâline gelmeniz, bir Mehmed Âkif, bir Necip Fazıl, bir Nâzım Hikmet, bir Sezai Karakoç, bir Ahmed Arif, bir Cahid Zarifoğlu ya da İsmet Özel olabilmeniz gerekiyordu."

90’ların bu dayatmalarının bir yazgı olmadığını gösterdiğini belirten Ali Emre, o zamana kadar parça doğrularla, parça güzelliklerle, az sayıda insanla ve sınırlı öbeklerle temsil edilen anlayış ve arayışların, çıkış çabalarının, sahici istikametlere yönelme isteğinin bu dönemde nicelik, nitelik ve etki bakımından ana gövde hâline geldiğini kaydetti. 90’ların bu yönüyle günümüzde de hâlâ sürdüğünü söyleyen şair, ciddi emek ve gayretlerle, büyük bedellerle ve fedakârlıklarla oluşan bu birikimin ve çabalar bütününün bugün yeterince hatırlanmadığını, bu mirasın zaman zaman hoyratça tüketildiğini, basit çıkarlar ve kişisel hırslar adına zedelendiğini vurguladı.

Ali Emre, 90’lar mirasını devralanları ise şu sözlerle eleştirdi: “Özellikle de bu süreç içinde yer alan Müslüman şairlerin bugün daha çok birbirleriyle didişmeleri, herkesin gözü önünde kavgaya tutuşmaları, birbirlerine çelme takmaya ve kendi varlıklarını başkalarının yokluğu üzerine kurmaya çalışmaları üzücü ve utanç vericidir.”

90’lar şiirinin devir-şahıs –eser üçgeni de dikkate alınarak okunmasının, değerlendirilmesinin bizi önemli ve farklı sonuçlara, yorumlara götürebileceğini belirten Ali Emre, bu bağlamda öncelikle “Dünyada 90’lar” ve “Türkiye’de 90’lar” başlıklarıyla tespitlerde bulundu, hatırlatmalar yaptı. Dünyada ve Türkiye’de olup bitenlere kısa değinilerde bulunan, bu dönemin siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda önemli hadiselerine, yükseltilerine temas eden Ali Emre, ardından 90’lar şiirinin genel özelliklerini maddeler hâlinde sıralayarak konuşmasını sürdürdü. Seminer, 90’ların toplumsal, siyasal ve edebî panoramasını görseller eşliğinde özetleyen bir  slayt gösterisiyle sona erdi.

 

Saliha Özdemir haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2015, 10:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tayyib Atmaca
Tayyib Atmaca - 3 yıl Önce

Ey aziz şiirlerinde islammi terimleri kullanan ama hayatında müslümanlığı bir kültür olarak algılayan şairleri "Müslüman Şairler" arasına koyuyorsan aşk olsun... Edebin olmadığı yerde edebiyat mı olur. Konuyu gündeme taşıdığın için ayrıca teşekkür ederim.

banner19

banner13

banner20